Genel

Karabağ Hanı Avrupa adetlerine ne kadar aşıksa, Mustafa Han da Türk-Tatar geleneklerine o kadar bağlıydı.

Karabağ Hanı Avrupa adetlerine ne kadar aşıksa, Mustafa Han da Türk-Tatar geleneklerine o kadar bağlıydı.
Karabağ Hanı Avrupa adetlerine ne kadar aşıksa, Mustafa Han da Türk-Tatar geleneklerine o kadar bağlıydı.

İspanyol general ve Kafkas Savaşı katılımcısı Juan Van Halen, Şamaxı’nın son hanı Mustafa Han’ın sofrasını ve Türk-Tatar yemek geleneğini tüm ayrıntılarıyla anlatıyor.

Karabağ Hanı Avrupa adetlerine ne kadar düşkünse, Mustafa Han (Şamaxı’nın son hanı) da eski adetlerine o kadar bağlıydı. Bu, gerçek Türk-Tatar usulüyle yapılan ilk akşam yemeğiydi.

Han, general, subaylar ve han ile aynı yaştaki aile fertleri bir araya geldi. İzin verilene kadar herkes ayakta bekledi. Çadıra girildiğinde ise herkes halı üzerine oturdu.

Akşam yemeğinden önce üç hizmetkâr geldi:

Biri gümüş ibrik ve leğen (aftafa), diğeri altın kâsede gül suyu, üçüncüsü ise renkli pamuk havlular taşıyordu. Han ve general başta olmak üzere herkes ellerini yıkadı, ardından gül suyuyla ellerini temizledi.

Daha sonra büyük tepsiler (padnos) getirildi. Her biri yaklaşık bir metre çapındaydı. Yemekler üç kişiye bir tepsi olacak şekilde dağıtıldı.

Sofranın merkezinde plov yer alıyordu. Pirinç önce haşlanıyor, kurutuluyor, ardından kısık ateşte tekrar pişiriliyordu. İçine koyun eti, tereyağı, kuru meyveler ve safran ekleniyordu. Yaklaşık 30 santimetre yüksekliğinde piramit şeklinde hazırlanarak sunuluyordu.

Yemek sağ elin üç parmağıyla yeniyordu. Et dişlerle çekilerek koparılıyor, ince hazırlanmış ekmek ise hem kaşık hem peçete görevi görüyordu. Sol el kullanılmıyordu.

Plovun etrafı kavrulmuş et, safran ve kuru meyvelerle süslenmişti. İçecek olarak şarap yerine bal, su ve kuru meyvelerden yapılan şerbet sunuluyordu. Bu içecekler büyük kaselerde geliyor ve ahşap kepçelerle paylaşılıyordu.

Yemek sonrası tekrar el yıkama merasimi yapıldı. Ardından nargileler getirildi ve misafirler arasında dolaştırıldı.

Mustafa Han'ın sofrası ve gelenekleri
Mustafa Han’ın sofrası ve gelenekleri

“Azerbaycan Tarihi”

Juan Van Halen’in Anıları

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest