Mehmet Niyazi 28 Kasım 1931 tarihinde vefat etti

Mehmet Niyazi Cemali Kırım Tatarcası: Memet Niyaziy; d. 1878, Pecineaga – ö. 1931, Mecidiye

Rumen ve Kırım Tatarı şair, gazeteci, öğretmen, akademisyen ve etnik Tatar davasının aktivistiydi. Rus İmparatorluğu ve Kırım’da geçirdiği yaşamının bir parçası olan eserlerinin çoğunu Kırım Tatarcasında ve Osmanlı Türkçesinde yazmıştır. Niyazi, Kırım Tatar Diasporası ile Kırım arasındaki bağlantıyı sürdürmede önemli bir rol oynamış olmasından dolayı itibarlı bir konuma sahiptir.

Kuzey Dobruca’nın Aşçılar köyünde Müslüman Kırım mültecisi, okuryazar köylü ve Osmanlı tebaası olan İsmail ve Azize’nin ikinci çocukları olarak doğdu.[2] Niyazi’nin doğumu, bölgedeki Romanya Krallığı’nın ilhakı ile sona eren 93 Harbi dönemine denk gelmektedir. Çocukluğunda Tatar edebiyatı ve folkloru ile tanıştı ve ilk öğrenimini Aşçılar’da tamamlamadan önce babası tarafından Osmanlı Türkçesi öğretildi. Muhtemelen genç yaşlarında, ilk olarak, Osmanlı sözcüklerinin dağarcağına sahip olduğu için dikkati çeken edebi eserlerinin serisini yazmaya başladı.

1889 yılında ailesiyle birlikte, okula kayıtlı olduğu Romanya’dan, Osmanlı başkenti İstanbul’a gitmek için ayrıldı. Sonraki yıllarda, Namık Kemal ve Abdülhak Hamit’in eserlerinden etkilendi ve Fransızca, Arapça ve Farsça dillerinde akıcı bir konuşmaya sahip oldu. 1898 ve 1899’da, Rus yönetimli Kırım’a yerleşip öğretmen olarak kariyerine başlama girişiminde bulundu, ancak her iki girişiminde de hükümet tarafından sınır dışı edildi.

1904 yılında babasının ölümünden sonra Niyazi, Romanya’ya döndü ve Köstence’de Tatar topluluğuna katıldı. Şefika Abdülakim (Safiye olarak da bilinir) ile evlendi; Kazım Abdülakim (Rumen ordusu subayı ve I. Dünya Savaşı kahramanı) ve politikacı Selim Abdülakim’in kız kardeşi idi. Çiftin dört kızı ve iki oğlu vardı. Niyazi 1906 yılında Tatar okulunda öğretmenlik yaptı, Osmanlı tarihi, Osmanlı dili, şiir ve nesir, Fars edebiyatı ve kelâm dersleri verdi. 1910-1914 yılları arasında kurumun müfettişi olarak görev yaptı ve 1916’dan sonra Mecidiye’deki ailesinin yanına yerleşerek, o şehirdeki İslami İlahiyat Fakültesinin müdürlüğüne getirildi. 1909’da Kader yayınevi tarafından İstanbul’da basılan Dobruca dergisini yayına hazırlamaya başladı. Dönem boyunca başladığı kısa süreli diğer yayınlar arasında Tesvik, Mektep ve Aile ve Cevdet Kemal ile çıkardığı Işık bulunmaktadır.

1918 yılının başlarında, Kurultay, Ekim Devrimi’nin ardından ve I. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte Kırım Halk Cumhuriyeti ilan edildiğinde, Niyazi, Tatar eylemcilerin kampanyalarına katıldığı, Hak Ses gazetesini çıkardığı Simferopol’e gitti. Bir süre Kırım Eğitim Bakanlığı tarafından istihdam edildi. Bolşevik Kızıl Ordu birlikleri Kırım’a girdiğinde Romanya’ya sığındı. O zamandan itibaren Mehmet Niyazi, edebi faaliyetlere yoğunlaştı ve kariyerinin en verimli safhasını yaşamaya başladı. Eserlerini Kırım Tatarcasının Arap alfabesi versiyonunda yayınladı. Bir toplum lideri olarak, İkinci Polonya Cumhuriyeti Prometeizm politikalarında esin kaynağı olarak yeni bir Kırım mülteci dalgası üzerinde etkili oldu.

Tüberkülozdan muzdarip iken karısı Şefika’nın ölümü ile son yıllarında hastalığının iyice artması ile 1931 yılında öldü. Mecidiye’de, sevenlerinin katıldığı bir törenle gömüldü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest