İsimleri bile olmayan gençlik zamanındaki duygular anısına

Duygular insanoğlunun doğasında çok olmasına rağmen onlara önem vermeden yaşamaya alışmışız . Kunzipa Rahimkyzy.
Çocukluk anısı
I
Yıllarca, neden bu anı kalmış akılımda diye düşünüyordum . Bazen cevaplar da yıllar sonra bulunabiliyormuş.
Çocukluğumda bizim ailelerimiz hep birlikte çalışıyorlardı. Yaz mevsiminde sabahtan geceye kadar tarlada çalışıyorduk. Çocuklar da çalışıyorlardı. Çocuklardan tarlada yardım azdı ve eniştemiz hepimizin ustabaşısıydı bize ,,Bunlar hem tembel hem nankör!!’’ dıye sürekli kızıyordu. Bunu duydukça biz bir şey belli etmiyor ancak içten içe çok üzülyorduk. Kendimi büyüklerle hep kıyaslıyordum ve çocuk olduğumu anlayamadığım için kendimi güçsüz sanıyordum.
O zamanlarda çocukluk hayalimde imrendiğim birisi vardı. Kırmızı yazısı olan çiçek motifli elbisesi kendisine çok yakışıyordu. Gülümsediği zaman yüzüne melekler nur saçmış gibi görünyordu bana. Keşke onun gibi güçlü ve hep neşeli olsaydım diye hayal ediyordum.
Bir gün ağaç gölgesinde yalnız oturduğunu gördüğümde yanına gittim, ama sanki o beni hiç fark etme bakmadı bile. Yanaklarındaki damla yaşları görünce: -Size ne oldu ? – dedim.

  • Ağlıyorum… mutluluktan, – dedi.
    Ben anlayamadım. Böyle büyük ve güçlü bir insan nasıl ağlar ağlamak çocuklara ait değil mi diye düşünerek bakakalmıştım.
  • Biliyor musun bugün benim için özel bir gün . Bir dostumun doğum günü… Ben hep üstümde güzel bir kıyafet, ellerimde hediye, mutlulukla onun doğum gününü kutluyor olmayı hayal ediyordum. … O beni görecekti…Ne kadar mutlu olduğumu. Görseydi benim için sevinirdi her zamanki gibi… – dedikçe sessizlik yer aldı.
  • İşte öyle küçük dostum. Ben mutlu bir insanım,- dedi. Mutlu bir insanın yüzünün asık olması beni şaşırttı mı bilemedim ve tarlaya dönsem mi diye oraya bi baktım.
    Biliyor musun hayallerle yaşıyorum. Ben bir çiçek bahçesinde uçan bir kelebek olsaydım…çiçeklerin kokusu o kadar güzel ki işte hayallerde o kadar güzel… -diye güldü. -Hayalimde prensesler gibi yaşıyorum. Hayalimde saçlarım uzun ve kıyafetlerim çok güzel … Ama ellerime bak böyle prenses mi olur ,- diye yeniden gözleri doldu. Sence bana güzel kıyafetler topuklu ayakkabılar yakışır mı,- diye sorduğunda ilk defa onun güneşte yanmış saçlarını, üstündeki eski elbisesini, nasırlı ellerini fark ettiğimde hayallerim yıkıldı gibi hissettim. O anda benim hep güçlü ve mutlu idealim gözden kayboldu ve yerine tarlada çalışan yaşlı bir teyzeyi görmeye başladım.
    Yıllar sonra
    II
    Yıllar geçti ben de büyüdüm. Büyüdükçe ben de çok şeyi anlamaya başladım. Sizin sıradan bir teyze olmadıgınızı ve o anılarda saklı kalmış göz yaşlarınızın mutluluk yaşı olmadıgını da anlayabildim.
    Sizinle konuşmaya her fırsat benim için cevher gibi olur onunda farkındayım.
    …Bide uzaklara dalıp böyle dediniz bana: -Gençken duygularımıza pek önem vermeyiz.
    Anlamsız, karmaşık görünen şeylerden kaçarız saçma şeylerden dolayı acı çekeriz. Her şeyin bir ders olduğunu anlayabildigimizde duygularımız ölmüş, gözlerimizdeki parlaklık sönmüş, ve kalbimiz yaralanmış olur …
    Sonra gülümseyerek:
    -Ben ne hakkında konuşuyorum anlıyor musun?
    -Evet, anlıyorum.
  • Emin değilim. Sence konu gençlik aşkı mı ?
    -…
    -Eehh canım biliyorum sen film izlemeyi çok seviyorsun…Malesef o senin izledigin filmler çoğu şeyden bahsedemiyor ki… Bir genç kız bir genç erkek birbirine aşık bu kadar. Böyle anlatmak kolay. Ama ben sana söyleyeyim, aşktan da daha güzel hissler var yaşamda.
    Malesef onu aşk diye karıştırıyorsunuz çünkü o duyguların adları bile yok.
  • Neden adı yokmuş?Anlayamadım ki.
  • Sen kitap kurt’u, kim söyledi sana insan her şeyi söz ile anlatabilir diye? Duygu varsa dıl tutulur ve bu daha doğru. Asılında dil kalbin değil beyin yardımcısı. Çünkü kalpte söz yok duygu var.
  • Ancak aşk şiirleri söz ile yazılır …
  • Elbette ama sözler tüm duyguları aktaramaz. Hadi söyle göğüsünde kalbinin çılgınca çarpmasını hissettin mi hiç? Gözlerin ile konuştun mu? Zehir gibi yaş ile, ateş gibi nefes ile , titireyen ellerle?.. Bunları nasıl söylersin…
    Söz başka, duygu başka karıştırma bunları.
    …Eğer bu size tanıdık gelmiyorsa… Hayatın bu harika anlarını yaşamadıysanız, boşuna yaşıyorsunuz …
    -Fakat,-diye hemen argümanlar öne sürmek istedim .
  • Fakat diye bilirsin ama tartışmayalım. Ben sen gibi kütüphanelerde oturarak büyük kitaplar okumadım. Sadece hayat derslerin okudum.
    III
    Bide demiştiniz:
    -Dostlarım vardı. Gençken hep birlikteydik. Birbirimizi destekliyorduk, yeteneklerimizi geliştirmeye çalışıyorduk aynı zamanda da eğleniyorduk… Yaşadıklarımız güzeldi. Keşke tam zamanında anlasaydık ne kadar mutlu olduğumuzu. Boşu boşuna bir birimize küsmeseydik, kızmasaydık. Önem verseydik biraz daha…Biliyor musun, güzel duygular ile yaşıyorduk,-diye gülümsedi. Anılara dalar gibi göründü. -Öyle… Adı yok, anlamsız duygular…
    Sesi kesildi.
  • Kısa sürse bile güzel anılar kalmış… Sonra böyle duyguları hiç yaşayamadık ki.
    Kaşlarını çattı. Yüzü üzgündü .
  • Gençliğe ait ve göz açıp kapayıncaya kadar geçecek güzel duygularmış bunlar…Yıllar geçtikçe daha çok arıyoruz hayatın hangi köşesinde kaldı o yaşadıklarımız diye… O zamanlara dönebilseydik…O anılarda kalmak isterdim. Çocukluk düşüncelerim gençlik hayallerim ile kalmak isterdim. Saf bir kalbimiz vardı melek gibi gönlümüz vardı,- diye uzaklara daldı. Sessizlik yer aldı. Bir süre sonra karar aldığı kişi gibi:
    -Kimseye bahsetmek istemedim kalbimde sakladım yıllarca. Emekli olacağım artık yaşlanıyorum. Belki siz daha şanslı olursunuz benim hikâyemi öğrendikten sonra. Kıymetini bilemediğim gençliğimin belki siz önem vermeyi ve saygı duymayı öğrenirsiniz…
    Kunzipa Rahimkyzy, Kazakistan, Taraz şehri. Ege Toprak, Türkiye, Istanbul şehri.
    Manas uluslarası ünüversitesi.
    Uluslar dostluğu yaşasın.

One thought on “İsimleri bile olmayan gençlik zamanındaki duygular anısına

  • 6 Şubat 2021 tarihinde, saat 19:14
    Permalink

    Super

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest