1950’li yıllarda Türkiye’nin Kıbrıs politikasının şekillenmesinde üç isim öne çıkar: Adnan Menderes Başbakan – Fatin Rüştü Zorlu Dışişleri Bakanı – Hasan Polatkan Maliya Bakanı

Kıbrıs’ın Diplomatik Fatihi: Fatin Rüştü Zorlu”
“Kırım Tatar köklerinden Türk diplomasisinin zirvesine”
1974 – Kıbrıs Barış Harekâtı’na giden diplomasi
Türkiye’de özellikle Kıbrıs meselesi üzerine çalışan bazı tarihçiler ve siyaset yorumcuları tarafından da dile getirilen bir değerlendirmedir. Konuyu tarihsel bağlam içinde ele alırsak birkaç önemli noktayı ayırmak gerekir.
Maliye bakanı olan Hasan Polatkan‘ın uyguladığı mali politikalar neticesinde sürekli ve yüksek enflasyona sebep oldu. Hızlı büyüme hedefi ön planda olduğundan denk bütçe gözardı edilerek yatırımlar ertelenmedi. Giderek artan bütçe açıklarının önce dış kaynaklarla karşılanması hedeflendi. Ancak gelişmeler istenilen yönde olmayınca iç kaynaklara dönüldü. 1955 yılından itibaren para arzı hızla arttı. Enflasyonu körükleyen bu uygulamalar sabit ve dar gelirlilerin, asker ve sivil bürokratların tepkisine yol açtı.
26 Mayıs 1960 tarihinde Eskişehir‘de Başbakan Adnan Menderes ile birlikte Eskişehir Şeker Fabrikasının açılışını yaptı. 27 Mayıs 1960 tarihinde Kütahya‘dayken Adnan Menderes ile birlikte tutuklandı. Yassıada‘ya hapsedildi.
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeden sonra diğer hükümet üyeleri ve DP yöneticileriyle birlikte tutuklanarak, yeni oluşturulan “Yüksek Adalet Divanı” tarafından Yassıada’da yargılandı. Bu mahkeme 15 sanıkla birlikte Hasan Polatkan‘ı da idam cezasına çarptırdı. Celal Bayar ile birlikte 12 kişinin idam cezası müebbete çevrildi. Hasan Polatkan‘ın cezası, Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte, askeri müdahaleyi gerçekleştiren Millî Birlik Komitesi tarafından 15 Eylül 1961 tarihinde onaylandı. 16 Eylül 1961 tarihinde idam edilerek hayatına son verildi.
Hasan Polatkan, 1949 yılında Mutahhara Polatkan ile evlendi. Sema ve Nilgün adlarında iki kızı vardır. Büyük kızı Sema psikolojik baskılara dayanamayıp hastalandı ve hayatını kaybetti.
Hasan Polatkan ve diğerleri için, Yassıada da bulunan mezarlarının uygun bir yere nakledilmesi için 1987 yılında bir yasa çıkarıldı. Hasan Polatkan, Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu‘nun mezarları 17 Eylül 1990 tarihinde İstanbul‘da Topkapı’da yaptırılan anıtmezara nakledildi. 1990’da çıkarılan bir yasa ile de, hüküm giymiş tüm Demokrat Parti’lilerle birlikte itibarı iade edildi.
Kıbrıs politikasının mimarları
1950’li yıllarda Türkiye’nin Kıbrıs politikasının şekillenmesinde üç isim öne çıkar: Adnan Menderes Başbakan, Fatin Rüştü Zorlu Dışişleri Bakanı, Hasan Polatkan Maliya Bakanı,
Özellikle Zorlu, diplomatik alanda Kıbrıs meselesini uluslararası platforma taşıyan en aktif isimlerden biri kabul edilir. Türkiye’nin “Kıbrıs Türklerinin güvenliği” tezini hem NATO hem de İngiltere-Yunanistan görüşmelerinde sistemli şekilde savunmuştur.
Türk Mukavemet Teşkilatı ve yeraltı örgütlenmesi
Kıbrıs’ta Rum örgütü EOKA’nın faaliyetleri artınca Türk toplumunun kendini savunması için gizli bir yapılanma oluşturuldu. Bu yapı:
Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT)
TMT’nin kurulması sürecinde Ankara’daki siyasi iradenin, özellikle de Zorlu’nun rolü olduğuna dair birçok akademik çalışma ve hatırat vardır. Ama teşkilatın fiilî organizasyonunda Türk Silahlı Kuvvetleri içinden görevlendirilen subaylar da önemli rol oynamıştır.
Zürih ve Londra anlaşmaları
1959’da Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık arasında imzalanan: Zürih Antlaşması ve ardından Londra anlaşmalarıyla Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Bu anlaşmaların en kritik maddesi, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’ye “garantör devlet” statüsü vermesiydi.
Bu statü sayesinde Türkiye daha sonra şu müdahaleyi hukuki olarak gerekçelendirebildi: Kıbrıs Barış Harekâtı (1974) Bu nedenle bazı tarihçiler gerçekten de 1974 müdahalesinin diplomatik zeminini Zorlu’nun yürüttüğü 1959 diplomasisine bağlar.
4. 6–7 Eylül ve darbe tartışmaları
Türkiye’de Kıbrıs meselesiyle bağlantılı iki kritik olay da sıkça tartışılır: 6–7 Eylül Olayları (1955) 1960 Darbesi
6–7 Eylül’ün Kıbrıs politikasıyla bağlantısı, özellikle o dönemdeki gerilim bağlamında ele alınır. Ancak olayın planlanması ve amaçları konusunda tarihçiler arasında farklı görüşler vardır.
1960 darbesinden sonra kurulan Yassıada mahkemelerinde ise Zorlu ve Menderes yargılandı. Sonuçta: Fatin Rüştü Zorlu idam edildi Adnan Menderes idam edildi
Bugün Türkiye’de birçok akademisyen ve siyasetçi bu idamları Türk siyasi tarihinin en tartışmalı ve trajik olaylarından biri olarak değerlendirir.
Kıbrıs’ın diplomatik fatihi” görüşü
Bazı yorumcular şu değerlendirmeyi yapar: 1974’te askeri harekâtı gerçekleştiren siyasi liderlik ve ordu vardır. Ancak uluslararası hukuk zemini 1959 anlaşmalarıyla hazırlanmıştır.
Bu nedenle bazı tarih yazımında Fatin Rüştü Zorlu için şu ifade kullanılır:
“Kıbrıs’ın diplomatik mimarlarından biri. ”Fatin Rüştü Zorlu’nun aile kökeni konusu Türkiye’de zaman zaman gündeme gelen bir meseledir. Özellikle Kırım Tatar diasporası içinde Zorlu’nun Kırım Tatar kökenli olduğu yönünde güçlü bir sözlü gelenek ve bazı yazılı referanslar bulunmaktadır. Akademik çerçevede konu şu şekilde ele alınabilir: Fatin Rüştü Zorlu’nun Kırım Tatar Kökeni Meselesi
Türk siyaset tarihinin önemli isimlerinden biri olan Fatin Rüştü Zorlu (1910–1961), özellikle Kıbrıs politikasındaki rolü nedeniyle modern Türkiye diplomasisinin belirleyici figürlerinden biri olarak kabul edilir. Bununla birlikte Zorlu’nun aile kökenine ilişkin tartışmalarda Kırım Tatar asıllı olduğu yönünde bazı akademik ve yarı akademik değerlendirmeler bulunmaktadır.
Aile Kökeni ve Göç Bağlamı
Zorlu’nun ailesinin Osmanlı döneminde Kırım’dan Anadolu’ya göç eden Tatar ailelerinden biri olduğu yönündeki bilgiler, özellikle Kırım Tatar topluluğu içinde aktarılan tarihsel anlatılarda yer alır.
18.ve 19. yüzyıllarda Kırım’dan Osmanlı topraklarına yoğun göçler yaşanmıştır. Bunun başlıca nedeni:
Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı (1783) sonrasında artan baskılar ve demografik değişimlerdir. Bu süreçte yüz binlerce Kırım Tatarı Anadolu, Rumeli ve Balkanlara göç etmiştir.
Zorlu ailesinin de bu göç dalgaları içinde Anadolu’ya yerleşmiş Tatar ailelerinden biri olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Akademik ve Yarı Akademik Kaynaklarda Değinilmesi
Kıbrıs Politikası ve Tarihsel Miras
Zorlu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde Türkiye’nin Kıbrıs politikasının şekillenmesinde oynadığı rol, onu modern Türk diplomasi tarihinin kilit figürlerinden biri yapmıştır.
Özellikle: Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kurulmasına verilen siyasi destek Zürih Antlaşması sürecindeki diplomasi
1974’te gerçekleşecek olan: Kıbrıs Barış Harekâtı için uluslararası hukuki zemin hazırlayan gelişmeler olarak değerlendirilir.
Boynuna Madalya takılacak olan Hasan Polatkan’ın boynuna urgan yakılarak idam edildi (d. 1915 – ö. 16 Eylül 1961) Eskişehirli ve Kırım Tatar kökenli bir politikacıdır.
O zamanki adı ile İstanbul Siyasal Bilgiler Okulu’ndan mezun olmuştur. T.C. Ziraat Bankası’nda müfettişlik görevinde bulunmuştur. VIII., IX., X.ve XI. Dönem Eskişehir milletvekilliği yapmıştır. Adnan Menderes’in partisi olan Demokrat Parti’nin maliye bakanı olan Polatkan, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra başbakan Adnan Menderes ve dış işleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte idam cezasına çarptırılmıştır. MBK tarafından 16 Eylül 1961’de Fatin Rüştü Zorlu’dan hemen sonra idam edilmiştir.


