Ulu Sala’dan Anadolu’ya Değişmeyen Kader
Timur’un Adaleti Türk’e Zulmedenin Sonu Kara Topraktır.

“Öldürmek iyi midir?”
Ankara Savaşı öncesinde Türk köylerini yakıp yıkan, kundaktaki bebekleri katleden Ermeni çeteleri Cihan Hükümdarı Emir Timur’un huzuruna çıkarıldı. Korkudan dili tutulan canilere çuvaldızın acısını bizzat tattıran Emir Timur, asırlar öncesinden bugünün tarihçilerine de tokat gibi bir cevap verdi!
Tarihçi Şerefeddin Ali Yezdi’nin “Zafernâme” kayıtlarında yer alan, Türk’e zulmedenlerin ibretlik sonu ve Emir Timur’un tarihe kazınan o muazzam haykırışı Kırım’ın Sesi Gazetesi’nde!
Ankara Savaşı öncesinde Türk köylerini yağmalayan ve silahsız ahaliyi katleden Ermeni çeteleri, Emir Timur’un huzurunda işledikleri cürümlerin hesabını verdi. Şerefeddin Ali Yezdi’nin tarihi kayıtlarından derlenen bu ibretlik olay, Türk’e el uzatanların tarih karşısındaki kaçınılmaz sonunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Timur’un Adaleti: Türk’e Zulmedenin Sonu Topraktır
Ankara Savaşı öncesinde Türk köylerini yağmalayan, bebekleri dahi katleden Ermeni çeteleri, Emir Timur’un emriyle yakalanarak huzuruna çıkarıldı. Şerefeddin Ali Yezdi’nin tarihi kayıtlarında yer alan bu ibretlik olay, Türk tarihinin en sert ama en adil hesaplaşmalarından biri olarak Kırımınsesi Gazetesi okurları için derlendi.
Çuvaldızın Acısını Öğreneceksiniz
Huzuruna getirilen eli kanlı çete liderlerine “Öldürmek iyi midir?” diye soran Timur, korkudan cevap alamayınca şu tarihi konuşmayı yaptı:
“İyi olmasa öldürmezdiniz. Beşikteki çocukları kıtır kıtır kesmezdiniz. Yapmaktan hoşlandığınız bir işin size de yapılması caiz değil midir? Kendinize iğneyi sokmadan başkasına çuvaldızı sokmamalıydınız. Mademki halt ettiniz, şimdi siz de çuvaldızın nasıl can yaktığını öğreneceksiniz.”
Türk’e Zulmedenin Sonu
Emir Timur’un talimatıyla onar kişilik gruplara ayrılan teröristler, başları bacaklarının arasına bağlanarak çukurlara dolduruldu. Üzerleri tahta ve toprakla kapatılarak cezalandırıldı. Katliamcıların cezasını bizzat kesen Cihan Hükümdarı, Türk’e zulmedenlerin sonunun her zaman hüsran olacağını ilan etti.
Tarihçilere Tokat Gibi Cevap
Gelecekte kendisini acımasızlıkla suçlayacak olanlara bin yıl öncesinden seslenen Timur, tarihe kazınan şu sözlerle adaletinin gerekçesini haykırdı:
“Bir gün tarihçiler bu yaptıklarımı biçimsiz kelimelerle yazacaklar ve beni ayıplayacaklardır. Fakat onlar kuru kamışı mürekkebe daldırıp akıllarına geleni çizenler; 4 bin değil, 100 bin değil, 400 bin kere 100 bin baldırı çıplağın bir Türk’ün aşık kemiğine değmeyeceğini bilseler… Benim yanmış Türk köyleri, kazığa vurulmuş Türk kadınları, duvarlara mıhlanmış Türk çocukları önünde ciğerimin yandığını sezseler biraz insaf ederler, beni kötülemezler!”
Tarihin Kesişen Doğruları: Kırım’da Ulu Sala, Anadolu’da Emir Timur’un Adaleti
Kırım’ın Sesi Gazetesi okurları için asırlar ve coğrafyalar değişse de Türk milletinin maruz kaldığı mezalimin ve bu mezalime karşı gösterilen çelikten duruşun iki tarihi vesikasını bir araya getiriyor. Kırım’da savunmasız köylüleri diri diri yakan ideoloji ile Ankara Savaşı öncesinde Anadolu topraklarında bebekleri katleden Ermeni çetelerinin fikri kökleri aynıdır. İşte tarihçi Şerefeddin Ali Yezdi’nin Zafernâme kayıtlarında yer alan Emir Timur’un o ibretlik ve genişletilmiş adalet destanı:
Mazlumun Çığlığı Cihan Hükümdarının Otağında
1402 yılındaki şanlı Ankara Savaşı öncesinde, Anadolu coğrafyası tam bir kargaşa ve taht mücadelelerine sahne oluyordu. Bu otorite boşluğunu fırsat bilen Ermeni çeteleri, silahsız Türk köylerine baskınlar düzenleyerek sivil halkı canice katlediyor, evleri ateşe veriyordu. Doğu ve Orta Anadolu’da yanmış tezek kokularına karışan bebek çığlıkları, nihayetinde Türkistan’dan gelen Cihan Hükümdarı Emir Timur’un otağına ulaştı.
Kendi ırkından ve kanından olan masum köylülerin feryadına sessiz kalmayan Timur, özel süvari birliklerine kesin bir emir verdi: “Türk köyü yakanların canı, bu topraklara emanet edilmeyecektir. Hepsini sağ olarak huzuruma getirin.”

[ TÜRK MİLLETİNE YÖNELİK ZULÜM ]
│
┌───────────────────────┴───────────────────────┐
▼ ▼
ANADOLU (1402 Öncesi) KIRIM (Ulu Sala Faciası)
Ermeni Çetelerinin Katliamı Faşist İşgalcilerin Vahşeti
│ │
▼ ▼
Emir Timur’un Çukurlarla Tarihe Gömülen Katiller,
Gelen Mutlak Adaleti Unutulmayan Şehitler
“Çuvaldızın Nasıl Can Yaktığını Öğreneceksiniz!”
Çok geçmeden, elleri arkasından bağlanmış eli kanlı çete liderleri ve militanları zincirlenerek Emir Timur’un azametli huzuruna dikildi. Tarihçi Şerefeddin Ali Yezdi, o an otağda buz gibi bir hava estiğini kaydeder. Timur, katliamcıların gözlerinin içine bakarak tarihe geçecek o soruyu sordu:
“Öldürmek iyi midir?”
Huzurdaki caniler, yaptıkları vahşetin cihan hakimindeki karşılığını sezdikleri için korkudan tek bir kelime dahi edemediler, dilleri tutuldu. Emir Timur, oturduğu tahttan doğrularak gür sesiyle konuşmasına şöyle devam etti:
“İyi olmasa öldürmezdiniz! Beşikteki çocukları kıtır kıtır kesmezdiniz! Yapmaktan hoşlandığınız bir işin size de yapılması caiz değil midir? Kendinize iğneyi sokmadan başkasına çuvaldızı sokmamalıydınız. Mademki halt ettiniz, şimdi siz de çuvaldızın nasıl can yaktığını öğreneceksiniz!”
Taş Üstünde Taş, Baş Üstünde Baş Kalmadı
Verilen kesin emirle, terörist gruplar onar kişilik mangalara ayrıldı. İşledikleri cürümlerin büyüklüğünü göstermek adına hepsinin başları iplerle sıkıca kendi bacaklarının arasına bağlandı ve kazılan derin çukurlara istiflendiler.
Çukurların üzeri kalın tahta kalaslarla örtüldü ve ardından Anadolu toprağı bu hainlerin üzerine kürek kürek atıldı. Timur, Türk’e el kaldıranın, Türk kadınına ve çocuğuna kıyanın sonunun her zaman bu kara toprak olacağını tüm dünyaya ilan etti. Bu infaz biçimi, sadece fiziki bir ceza değil; gelecekte Türk milletine göz dikecek tüm şer odaklarına verilmiş en net askeri ve siyasi gözdağıydı.
Bin Yıl Ötesine Haykırış: “Ciğerimin Yandığını Sezseler…”
Cezalandırma bittikten sonra Emir Timur, ellerini harita ve kılıç kabzasından çekerek otağındaki katiplere döndü. Gelecekte kendisini “gaddar” veya “zalim” olarak nitelendirecek batılı ve taraflı tarihçilere karşı, adaletinin meşruiyetini şu muazzam sözlerle tarihin sayfalarına mühürledi:
“Bir gün tarihçiler bu yaptıklarımı biçimsiz kelimelerle yazacaklar ve beni ayıplayacaklardır. Fakat onlar kuru kamışı mürekkebe daldırıp akıllarına geleni çizenler; 4 bin değil, 100 bin değil, 400 bin kere 100 bin baldırı çıplağın bir Türk’ün aşık kemiğine değmeyeceğini bilseler… Ve benim yanmış Türk köyleri, kazığa vurulmuş Türk kadınları, duvarlara mıhlanmış Türk çocukları önünde ciğerimin yandığını sezseler biraz insaf ederler, beni kötülemezler!”
Ulu Sala’dan Anadolu’ya Değişmeyen Kader
Kırım’ın Sesi Gazetesi olarak vurguluyoruz ki; Kırım’da vahşice diri diri yakılan Ulu Sala şehitlerimizin acısı ne ise, Emir Timur’un ciğerini yakan o duvarlara mıhlanmış Türk çocuklarının acısı da odur. Türk milleti tarihi boyunca ulu hakanları, hanları ve komutanları sayesinde zalime karşı her zaman bir “Timur Adaleti” sancağı taşımıştır. Şehitlerimizin ruhu şad, Türk dünyasının birliği daim olsun.

