KIRIM KAZAN HEDER OLDU BUHARA BAĞDAT HALEP BETER OLDU

Anadolu başının üstünde Karadeniz, ayaklarının altında Akdeniz, Yunus’un savaş fırtınalarını, barış rüzgarlarına çevirdiği coğrafyadır. Akdeniz’de Kıbrıs, Karadeniz’de Kırım, yüzmeyen büyük uçak gemisi konumlarıyla, dünya barışının bekçileridir. Kıbrıs ve Kırım, medeniyetlerin birbirleriyle savaştığı adalardan, birbirleriyle buluştuğu adalara dönüşmelidir. Bunun için, Kafkasların, Balkanların ve Orta Doğu’nun, acılarla dolu, gözyaşlarıyla yoğrulmuş, tarihleri tekrar tekrar yazılmalıdır.
*
Balkanlar,Kafkaslar,Kıbrıs ve Kırım yüzyıllarca Anadolu’nun Akdeniz ve Karadeniz’deki medeniyet kaleleri olmuşlardır. Gül bahçesi Balkanladan,Kafkaslardan Anadolu’ya gül tohumları saçılmıştır, gül fidanları dikilmiştir. Kırım 1.500, Anadolu da 1,000 yıllık Türk ülkesidir. Fatih Kırım’ı Anadolu ile bütünleştirmiştir. Yavuz’un eşi Giray Han’ın kızıdır. Kanuni Kırım’da Sancak Beyliği yapmıştır. Üç büyük sultan, en uzun ömürlü Türk Devleti Osmanlı’nın temellerini sağlamlaştırmıştır ve üç kıtaya açmıştır.
*
Türklerle Ruslar arasındaki savaşlarda, Balkanlılar ve Kafkaslılar büyük kayıplara uğramışlardır.Onların topraklarına el konulmuş, yüz binlercesi doğdukları topraklardan sürgün edilmiştir. Ziya Gökalp’in bir şiirinde: “Kırım, Kazan heder oldu / Tuna Kafkas beter oldu /Türkistan’da neler oldu / İşitmedi Kulağımız” diye, çok yalın ve çarpıcı bir biçimde özetlediği gibi, Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarında, kendi içine kapanarak, Türk ve İslam dünyasının unutmuştur. 
*
Demir perdelerin açılmasından sonra, Kanuni Süleyman’ın “Saltanat dedikleri şey ancak bir cihan kavgasıdır / Dünyada birlik gibi mutluluk ve talih yoktur” dizeleri, seksenli yıllar sonrasında Türkiye’nin, yol haritası olmuştur. Anadolu insanı, Turan ve İslam ülkelerinde birlik sağlama yolunda, önemli adımlar atmıştır. Savaş alanlarının yerine, pazarların geçtiğini gören Türkiye, bütün kurum ve kuruluşlarıyla dünyaya açılmıştır.
*
Yahya Kemal’e benzeterek söylenirse, Turan ülkeleri için, Batı’da nehir Tuna dağ Balkan’dır, Kuzey’de nehir İdil dağ Urallar’dır, Doğu’da nehir Ceyhun dağ Kaşgar’dır. Türkler dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, vatanlarını yanlarında taşırlar. Onların vatanları yanlarında taşıdıkları Kur’an’dır. Cengiz Aytmotov’u, Şehabeddin Mercani’si, Mehmet Akif’i,Necip Fazıl’ı,Sezai Karakoç’u ve Erdem Bayazıt’ı ile Turan ülkeleri, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde birlik, fikirde birlik, işde birlik” rüyasını gerçekleştirmişlerdir.
*
Müslüman ülkeler, sınır taşlarının olmadığı düz kare dünyada, her kıtada kendilerini konumlandırmadan, Asya ve Avrupa’daki konumlarını koruyamazlar. Fetihler med cezir dalgalarına benzerler, fethedenler fethedilirler. Yeni Fatihler üniforma giyenler değil, forma giyenlerdir.
*
Her kuşak tarihi yeniden yazmak, yeniden yorumlamak ve yeniden inşa etmek zorundadır.
*
Zaman içinde tarihin olguları değişmez, algıları değişir.
*
Tarih sürekli yorumlanarak küllerinden arındırılır.
*
Gelecek tarihin kor ateşiyle inşa edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest