DÜNYADA İNSANLAR TÜKETEREK DEĞİL ÜRETEREK VAR OLURLAR

Dünyanın dört bir yanına, salgın bir hastalık gibi yayılan, tüketim kültüründe insanları, alışveriş yapmaya özendirmek için, bütün ülkelerde satıcılar, değişik pazarlama yöntemlerine başvururlar. Tüketicilerin satın alma kararlarını etkileme yolları arasında, indirimli satışlardan “hemen satın al ay ay öde” diyen, banka kredi kartları ilk sıralarda yer alır. Normal fiyatların indirimli satışlarla, ucuz olarak gösterilmesi, en çok başvurulan satış yollarından biridir.
*
Alışveriş merkezlerinde göz yanılmalarına dayanan paketlemelerden, ürünlerin değerini ve kalitesini abartan tanıtımlara kadar, üreticiler ve satıcılar her yöntemden yararlanırlar. İndirimli satış aylarında, birbirini tamamlayan iki üründen birinin fiyatı düşük gösterilirken, birinin fiyatı yüksek tutularak, tüketiciler yanıltılırlar. Satış yerlerinde satıcılar, kendilerini alıcıların yerine koymadan, yalnızca satışlarını artırmaya çalışırlar.Bu yüzden bütün dünyada, alışverişin etik boyutları tartışılmaktadır.

Tüketim toplumlarında üretici kuruluşlar, fabrikalarında üretim yaparlar, alışveriş yerlerinde ise, ürünlerinden daha çok isimlerini satarlar. Ancak yerel ve küresel pazarlarda, üreticilerin ürünlerine kalıcı alan açmaları ve satışlarını arttırmaları, ekonomik kurallara verdikleri önem kadar, etik kurallara da önem vermelerine bağlıdır. Gece ve gündüz farkının olmadığı, sürekli aydınlatılan pazarlarda, artık üreticilerin tüketicileri aldatmaları mümkün değildir.

Tüketim toplumlarında insanların, durmadan çarşı pazar dolaşarak, gerekli gereksiz alışveriş peşinde koşmaları, bütün dünyada bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Alışverişin bir hastalığa dönüştüğü, insanları sürekli bir şeyler satın almaya zorlandıkları, ortamların özellikleri ve alınması gereken önlemler, her ülkenin sorunudur. Yaygın hastalığa karşı, ilaçlar ve tedavi yöntemleri geliştirilerek, her üniversitede önemli çalışmalar yapılmaktadır. 
*
Üretim toplumlarıyla tüketim toplumlarının birbirine karıştığı, insanların hem üretici hem tüketici oldukları, düz kare dünyada bütün üreticilerin kendilerini tüketicilerin, bütün tüketicilerin de kendilerini üreticilerin yerlerine koymaları, etik olduğu kadar, ekonomik de bir sorumluluğa dönüşmüştür. Üreticiler kendileri için ürettikleri ürünlere gösterdikleri özeni, başkaları için ürettikleri ürünlere de göstermeleri, kurumsal ve toplumsal bir görev olmuştur.

Alışverişin bir hastalığa dönüştüğü, sürekli satın alma yarışının, her alanı kuşattığı toplumlarda, hayatın kalitesini arttırmayan ve kültürel zenginliğe katkısı olmayan ürünlerle üreticilerin pazarlarda varlıklarını korumaları çok zorlaşmıştır. Dünyanın hangi ülkesinde olurlarsa olsunlar, bütün üreticiler pazarlarda ürünlerinden önce, etik değerleriyle var olacaklardır. Artık dünyanın bütün ülkelerinde, insanlar üreticilerin ürünlerinden önce, etik değerlerine bakmaktadırlar.

Yirmi birinci yüzyılda kuruluşların, hangi ürünleri ürettiklerinden daha çok, hangi değerleri savunduklarına bakılacaktır.
*
Dünyanın bütün ülkelerinde kuruluşlar, tüketicilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamak için birbirleriyle yarışacaklardır. 

Alışveriş tutkunlarını ve aldatacak pazarlama yöntemlerinden kaçınmak, en önemli tanıtım olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest