GenelGüncelKırım TarihiKırım'ın Sesi GazetesiKültür SanatTürk Dünyası

Kırım Tatar halkının büyük mütefekkiri İsmail Bey Gaspıralı, Frengistan Mektupları

GASPIRALI’DAN İNSAN VE AHLAK ÜZERİNE DERİN BİR MESAJ

İsmail Bey Gaspıralı (1851–1914) Kırım Tatar aydını, eğitimci ve gazeteci “Tercüman” gazetesinin kurucusu “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının sahibi Eseri: Frengistan Mektupları
İsmail Bey Gaspıralı (1851–1914) Kırım Tatar aydını, eğitimci ve gazeteci “Tercüman” gazetesinin kurucusu “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının sahibi Eseri: Frengistan Mektupları


Ahlakın gücüne vurgu yapan İsmail Bey Gaspıralı, insanın kalp ve arzu dünyasının da zayıf olmadığını belirterek toplumsal gelişimin sadece kurallarla değil, bilinçli bireylerle mümkün olacağını ifade ediyor.
Kırım Tatar halkının büyük mütefekkiri İsmail Gaspıralı, “Frengistan Mektupları” adlı eserinde insan ve toplum üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulunur. Gaspıralı, ahlak ve etiğin toplumları ayakta tutan güçlü değerler olduğunu vurgularken, insanın iç dünyasının da göz ardı edilemeyeceğini ifade eder.

“Etik ve ahlak güçlü şeylerdir, ama arzu ve kalp zayıf ve çaresiz değildir” sözüyle, insanın yalnızca kurallar çerçevesinde değil, duygu ve irade ile de şekillendiğini ortaya koyar. Bu yaklaşım, onun eğitim ve toplumsal reform anlayışının temelini oluşturur.

Gaspıralı’ya göre gerçek ilerleme, sadece ahlaki normların varlığıyla değil; bu değerleri benimseyen, düşünen ve hisseden bireylerin yetişmesiyle mümkündür. Bu düşünce, hem Kırım Tatar toplumunda hem de Türk-İslam dünyasında modernleşme sürecine ışık tutan önemli bir fikir olarak öne çıkar.

İsmail Bey Gaspıralı (1851–1914) Kırım Tatar aydını, eğitimci ve gazeteci “Tercüman” gazetesinin kurucusu “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının sahibi Eseri: Frengistan Mektupları

Gasprinski bu sözüyle, insanın iç dünyasındaki o bitmek bilmeyen denge arayışına parmak basıyor. Genelde etik ve ahlak, toplumu ayakta tutan sarsılmaz “devler” gibi görülürken; arzu ve duygu, bu kurallar karşısında boynu bükük, kırılgan unsurlar gibi algılanır.

Ancak yazar burada bir hak teslimi yapıyor: Arzu ve kalp sadece gelip geçici hevesler değil, kendi içinde büyük bir direnç ve itki barındıran kuvvetlerdir. Ahlak yolu gösterse de, insanı harekete geçiren esas motorun o “çaresiz” görünen kalp olduğunu hatırlatıyor. Bir bakıma, mantık ile duygu arasındaki o kadim çatışmada kalbin de en az toplumsal kurallar kadar belirleyici bir gücü olduğunu savunuyor.

Bu iki gücü bir arada düşündüğümüzde, karşımıza insan olmanın o en temel gerilimi çıkıyor: Düzen ile tutku arasındaki denge.

Etik ve ahlak, hayatın “iskeleti” gibidir; bizi ayakta tutar, sınırlarımızı çizer ve topluma uyum sağlarız. Ancak bu iskelet tek başına hareket edemez. Arzu ve kalp ise o iskelete hayat veren “kan ve can” gibidir. Ahlak nereye gitmemiz gerektiğini söyler, kalp ise oraya gidecek enerjiyi verir.

Gaspıralı’nin vurguladığı gibi, kalbi “zayıf” görüp küçümsemek büyük bir hatadır; çünkü kurallar ne kadar sert olursa olsun, insanı yıkma veya inşa etme gücüne sahip olan asıl kuvvet duygularımızdır. İkisi birleştiğinde; ahlakın yol gösterdiği, kalbin ise o yolu anlamlı kıldığı vicdan dediğimiz o bütüncül yapı ortaya çıkar. Biri olmadan diğeri ya kurak bir disipline ya da kontrolsüz bir kaosa dönüşür.

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest