DİPNOTLU GENİŞ AKADEMİK MAKALE
ÖN ASYA DÜNYASINDA KİMMERLER VE İSKİTLER:
ETNONİM, KÜLTÜREL SÜREKLİLİK VE KIRIM TATAR TARİHİ BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRME
Özet
Bu çalışma, Kimmerler ve İskitlerin antik kaynaklardaki adlandırmalarını, etnik kimlik tartışmalarını ve Avrasya bozkır sürekliliği içerisindeki yerlerini ele almakta; özellikle Kırım Tatar tarihi bağlamında tarihsel süreklilik meselesini akademik çerçevede değerlendirmektedir. Prof. Dr. M. Taner Tarhan’ın Ön Asya merkezli analizleri temel alınarak, Asur, Urartu, Grek, Pers ve kutsal metinlerdeki kayıtlar karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir.
- Antik Kaynaklarda Etnonim Problemi
Kimmerler ve İskitler, MÖ 8–7. yüzyıllarda Ön Asya siyasetinde belirgin rol oynamış bozkır topluluklarıdır.
Asur çivi yazılı metinlerinde Kimmerler Gimirrai, İskitler ise Iš-ku-za-a / Ašguza biçiminde kaydedilmiştir¹. Urartu yazıtlarında ise benzer topluluklar için İşqigulu adı görülmektedir².
Herodotos, bu kavimleri Skythai (Σκύθαι) olarak adlandırır³. Pers Behistun Yazıtı’nda ise Saka adı geçmektedir⁴.
Bu terminolojik çeşitlilik, aynı etnik çekirdeğin farklı dil sistemlerindeki fonetik uyarlamalarını yansıtmaktadır.
- Kutsal Metinlerde Kimmer ve İskit İzleri
Tevrat’ın Tekvin (Genesis) 10. bölümünde geçen Gomer adı, Kimmerlerle; Hezekiel 38:6’da geçen Aşkenaz ise İskitlerle ilişkilendirilmektedir⁵.
Bu bağlantı, Ortaçağ soy şemalarında Yafesî kavimler arasında Kuzeyli bozkır topluluklarının konumlandırıldığını göstermektedir. Ancak bu tür eşleştirmelerin tarihsel değil, teolojik-soy kurgusal olduğu unutulmamalıdır.
- “İşquzai” ve “Oğuz” Tartışması
Akad metinlerinde geçen Išquzai formundaki -quz/-quzai segmentinin “Oğuz” etnoniminin arkaik bir varyantı olabileceği ileri sürülmüştür⁶.
Bu görüş özellikle 20. yüzyıl Türk tarih tezlerinde savunulmuşsa da, filolojik açıdan kesinlik taşımamaktadır. Yine de Avrasya bozkır terminolojisinde ses dönüşümleri bağlamında tartışılmaya değer bir konudur.
- İskit/Saka = Türk Meselesi
Modern akademik literatürde İskitlerin çoğunlukla İranî dil grubuna mensup oldukları kabul edilmektedir⁷. Ancak arkeolojik bulgular (kurgan geleneği, hayvan üslubu sanatı, atlı savaş taktikleri) Türk ve daha sonraki bozkır topluluklarıyla belirgin kültürel paralellikler göstermektedir.
Bizans kronikleri, İslamiyet’i kabul etmemiş Türk boylarını zaman zaman “İskit” adıyla anmıştır⁸. Bu kullanım, etnikten ziyade kültürel-siyasi bir kategori olarak değerlendirilmelidir.
- Kırım Tatar Tarihi Açısından Süreklilik
Dimitri Kantemiroğlu, Osmanlı Tarihi’nde Kırım Tatarları ile İskitler arasında tarihsel benzerlikler kurmaktadır⁹. Baron de Tott’un gözlemleri de Kırım Hanlığı’nın askeri yapısının eski bozkır mirasıyla örtüştüğünü göstermektedir¹⁰.
Kırım coğrafyası, tarih boyunca:
Kimmer → İskit → Hun → Hazar → Kıpçak → Kırım Tatar
şeklinde uzanan jeokültürel bir süreklilik alanı olmuştur.
Bu bağlamda “etnik özdeşlik” iddiasından ziyade “bozkır medeniyetinin devamlılığı” kavramı daha sağlıklı görünmektedir.
Sonuç
Kimmer ve İskit meselesi, Türk ve Kırım Tatar tarih yazımında ideolojik yaklaşımlardan arındırılarak; disiplinlerarası yöntemle değerlendirilmelidir.
Kırım Tatar kimliği, doğrudan İskit etnik devamı olarak değil; Karadeniz kuzeyindeki çok katmanlı bozkır medeniyetinin tarihsel mirasçısı olarak ele alınmalıdır.
Dipnotlar
M. Taner Tarhan, “Ön Asya Dünyasında İlk Türkler: Kimmerler ve İskitler”.
Urartu Yazıtları Korpusu.
Herodotos, Historiai, IV. Kitap.
Behistun Yazıtı, Darius I.
Tevrat, Genesis 10; Ezekiel 38:6.
Bkz. eski Türk tarih tezi literatürü.
R. Frye, The Heritage of Persia.
Bizans kronikleri (örn. Theophanes).
Dimitri Kantemiroğlu, Osmanlı Tarihi.
Baron de Tott, Mémoires sur les Turcs et les Tartares.
II. QIRIMNIN SESİ GAZETE FORMATINDA (BAŞLIQ–SPOT–İMZALI)
KİMMERLER VE İSKİTLER:
KIRIM TARİHİNİN DERİN KÖKLERİ
Antik çağın “Gimirrai” ve “İskuza”sı, Karadeniz’in kuzeyinde şekillenen büyük bozkır medeniyetinin ilk halkalarıydı. Bu tarihsel miras, Kırım Tatar kimliğinin jeokültürel arka planını anlamak açısından önem taşımaktadır.
Asur kaynaklarında “Gimirrai”, Greklerde “Skyt”, Perslerde “Saka”…
Aynı bozkır dünyasının farklı adları.
Bizans kroniklerinde İslamiyet’i kabul etmemiş Türk boylarının “İskit” olarak anılması ise dikkat çekicidir.
Kırım yarımadası, tarih boyunca bozkır siyasetinin merkezlerinden biri olmuş; Kimmerlerden Kırım Tatarlarına uzanan bir kültürel süreklilik alanı teşkil etmiştir.
Bu süreklilik, biyolojik bir soy zincirinden ziyade; atlı savaş geleneği, kurgan kültürü ve bozkır devlet anlayışı üzerinden okunmalıdır.
