Yazar

Stockholm’ün Sessiz Tanıkları: Kırım Tatarcası Mektuplar ve Unutulan Bir Diplomasi Hikâyesi

Efsane Afşar Sayınqala
Efsane Afşar Sayınqala

İsveç denildiğinde çoğumuzun aklına Vikingler, Nobel Ödülleri, kuzey ışıkları ya da Stockholm’ün düzenli sokakları gelir. Oysa bu kuzey ülkesinin arşivlerinde, üç yüz yılı aşkın süredir sessizce bekleyen öyle belgeler vardır ki, okunduğunda insan tarihe farklı bir gözle bakmaya başlar. Bu belgeler Arap harfleriyle yazılmış Kırım Tatarcası mektuplardır. Üstelik bu mektuplar, yalnızca Kırım Hanlığı’nın değil, Osmanlı Devleti ile İsveç arasında kurulan diplomatik ilişkilerin de yaşayan tanıklarıdır.

Tarih çoğu zaman savaşları anlatır. Zaferleri, yenilgileri ve imzalanan antlaşmaları öğreniriz. Ancak devletler arasındaki gerçek ilişkileri anlamamızı sağlayan şey, çoğu zaman savaş meydanlarından değil, arşiv raflarından çıkan mektuplardır. Bazen bir hükümdarın kaleme aldığı birkaç satır, kalın tarih kitaplarının anlatamadığı ayrıntıları gözler önüne serer.

1709 yılında gerçekleşen Poltava Muharebesi, Avrupa tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. İsveç Kralı XII. Karl, Rus Çarı I. Petro karşısında ağır bir yenilgi aldı. Ancak hikâye burada bitmedi. Kral, Osmanlı Devleti’ne sığındı ve yıllarca Bender’de yaşadı. İşte tam da bu dönem, İsveç ile Osmanlı dünyası arasında alışılmışın dışında bir diplomatik sürecin başlamasına neden oldu.

Osmanlı Devleti’nin önemli müttefiklerinden biri olan Kırım Hanlığı da bu sürecin doğal bir parçasıydı. Rusya’nın Karadeniz’e doğru genişlemesi hem Osmanlı’yı hem de Kırım Hanlığı’nı yakından ilgilendiriyordu. İsveç ise Rusya’nın yükselişini durdurabilmek için yeni müttefikler arıyordu. Ortaya çıkan bu ortak çıkarlar, üç devlet arasında yoğun bir diplomatik yazışma trafiğinin oluşmasını sağladı.

Bugün İsveç Ulusal Arşivi’nde bulunan belgeler, bu ilişkilerin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda kültürel bir boyuta da sahip olduğunu gösteriyor. Kırım hanlarının ve Giray Hanedanı mensuplarının gönderdiği mektupların önemli bir kısmı Kırım Tatar Türkçesiyle ve Arap alfabesi kullanılarak yazılmıştır. Daha sonra İsveç sarayında görev yapan tercümanlar bu belgeleri İsveççeye çevirerek devlet kayıtlarına kazandırmıştır.

Belki de en ilgi çekici nokta budur. Üç yüz yıl önce yazılmış Türkçe metinlerin, bugün Stockholm’deki arşiv kutularında özenle korunuyor olması, tarihin bize kurduğu en güzel köprülerden biridir. Bu belgeler sadece diplomatik yazışmalar değildir; aynı zamanda dillerin, kültürlerin ve medeniyetlerin birbirine nasıl temas ettiğinin de somut kanıtlarıdır.

Efsane Afşar Sayınqala

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest