KIRIM TATAR MİLLÎ HAREKETİNDEN İDRİS ASANİN 1927 – 2007

İdris Asanin 6 Ağustos 2007 Pazartesi günü saat 6’da kalkmıştı. Her sabah zaten erken kalkardı. Yaratıcı tarafından yazılan kaderine göre işte Kırım Tatar Millî Hareketinin ileri gelenlerinden olan büyük şair Asanin son nefesini 80. Doğum gününe bir ay kala Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki evinin yanında verdi. İdris aganın cenazesi 7 Ağustos 2007’de evinden kaldırıldı

İdris Asanin 13 Eylul1 1927’de Kırım cumhuriyetinin (KASSR, Kırım Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) Bahçesaray şehrinin rayonuna bağlı olan Foti Sala (Golubinka) köyünün Acı Mevlüt mahallesinde Asan Çelebi ve Zenife Gaffar kızı ailesinin dokuzuncu balası olarak dünyaya gelmişti. Doğduğu gece Kırım’da çok büyük bir zelzele oluyordu. Bu tabiat kargaşalığı ortasında doğan balaya Asan Çelebi ve Zenife hanım İdris adını verdi.

İdris’in dedesi İsmail Çelebi ve babası Asan Çelebi Foti Sala’nın çok tanınmış kişileri idiler ve 1802-1805 yılları arasında bu mahalleyi kuran Azamat Çelebiler sülalesindendiler. Asan Çelebi’nin kendisi 1901-1905 yılları arasında İstanbul’da din ilimleri eğitimi almıştı. Fakat vatana dönünce kendisine bilgisini kullanabileceği bir işte çalısması icin ruhsat verilmeyince babasindan kalan topraklara bahçelere bakarak çiftçilik yapmak zorunluluğunda kalmıştı. Asan Çelebi, oğlu İdris doğduğunda tütüncülük ve arpa-buğday yetiştirerek ailesine geçim sağlıyordu. 1933 senesinin Nisan ayında Asan Çelebi’nin tütünlüklerine devlet adına “Soyuz Tabaknikov” (Tütüncüler Birliği) el koydu ve Çelebi ailesini köylerinden sınır dışı etti. Bu olaydan sonra Asanin ailesi Bahcesaray rayonundaki Kokköz (Sokoleniye) köyüne yerleştiler.

Asanin ailesinin oğulları küçük İdris okumaya çok meraklı idi ve ilk eğitimini evde ana ve babasından aldı. 1934 yılında köy mektebinin ikinci sınıfından başlayan Asanin, 1941 yılının Mayıs ayının ondördünde Kokköz köyünde İbrahim Çolak adına kurulmuş “Köy Tatar Gençleri” orta mektebinin sekizinci sınıfını bitirdi. 1941 yılının Haziran ayında Kırım’da Alman işgali başladı. Köyde bütün mektepler Sovyet askerleri için karargâh olarak kullanıldığı için okullar kapatıldı ve Asanin dokuzuncu sınıfa 1 Eylül’de başlayamadı ama Eylül’ün üçüncü haftası Kokköz’deki okulda dersler başlayınca Asanin lisenin 9. sınıfına başladı. Fakat Kasım ayında okulun müdürü Anife Asanova tarafından kapatılınca okula devam edemedi. 1942 yılında Bahçesaray Albat rayonunda istidatlı gençler için açılan liseye girerek 1943 yılının sonuna kadar öğrenimine devam etti.

Bütün Kırım Tatarları için kara gün olan 18 Mayıs 1944’de Kırım’daki her Tatar gibi gece yarısı yatağından kaldırılan Asanin ailesi Özbekistan’daki Samarkand vilayetinin (oblast) Mitan rayonunun “Politotdel” adlı kolhozuna (toplu çalışma tarlaları) yollandı. Sürgünlükte açlığa, susuzluğa ve sürgünün manevî acılarına dayanamayan annesi Zenife, babası Asan Çelebi, teyzesi Sahsine ve onun bütün çocukları ve İdris’in kardeşlerinin çoğu ve ailesinin bütün diğer fertleri kısa zamanda vefat etti. Bir kız kardeşi ile bu dünyada yalnız kalan İdris, çektiği acılara rağmen hayatın darbelerine boyun eğmedi ve ağır şartlar altında da olsa hayatla savaşına devam etti.

Politotdel kolhozunda pamuk işçiliği ve rayon merkezinde de hamallık yaparak geçinen Asanin, okuma sevgisini içinden hiç atmadı ve ilk fırsatta Mitan rayonunun işçi-köylü gençleri için açılan orta mektebine başlayıp burada onuncu sınıfı bitirdi. Genç İdris, şiir yazmaya Kırım’da başlamıştı ve sürgünlükte de halkının ve kendisinin uğradığı haksızlıklara karşı isyan eden ruhunun gerçek hislerini yazmaya devam etti.

Gece-gündüz arıyorum bu zevale bir çare,

Bu acılar aklıma neler, neler getiriyor,

Nefretleniyorum, gönlüm taşıyor, gözlerimden yaş geliyor,

Tek bir niyet, kavga yolu…irademe güç veriyor

Ben ant etem (yemin ederim), ant içenlerin izlerinden gitmeye,

Milletimin hakkı için canımı feda etmeye

                      

İdris, 1948 yılının Ağustos ayında geçtiği sınav sonucu Samarkand Pedagoji Enstitüsüne girdi. 1950 yılında Samarkand Pedagoji Enstitüsünün Tarih bölümünde üçüncü sınıf öğrencisiyken yazdığı Kırım’la ilgili vatansever şiirler yüzünden hapse atıldı. 4 Eylül’ü 5 Eylül’e bağlayan gece yarısı polisler tarafından hapishaneye kapatılan Asanin’in tek suçu “şiir” yazmaktı. Sekiz ay süren yargılama sürecinden sonra duygularını dile getiren kelimeleri ve sanatı yüzünden 25 sene Gulag kamplarında hapis cezasına hüküm edildi. Gulag’da Asanin’in vatan sevgisi daha da arttı ve bu haksızlıklarla kavga etmek için iradesi daha da güçlendi. Stalin’in ölümünden sonra cezası 10 yıla indirilen Asanin, 1956 yılında hapisten çıkıp özgürlüğe kavuştu.

1967-1968 yıllarında Kırım Tatar Millî Hareketinin en önemli faaliyetlerinde yer alan Asanin, Kırım Tatarlarının vatana dönüşü, malk-mülklerinin geri verilmesi, Tatarlara Stalin tarafindan güdülen politikanin jenosit (soykırım) olduğunu açıklayan kampanyalarda ileri saflarda çalıştı. Bu arada evinde gizli bildirileri topladı ve Moskova’ya gidecek vatana dönüş için yazılan mektupları arşivledi.

Yüksek öğrenim isteğini hapiste kaybetmemiş olduğu için 1961 yılında tarih fakültesini bitirdi. Asanin’in Milli Hareket faaliyetleri tabii ki KGB’nin gözünden kaçmadı ve 1964-1979 yılları arasında Asanin’in evi KGB tarafından 6 kere basıldı ve kendisi de 6 kere tutuklandı. 8 Mayıs 1979’da evinden 82 tane kitap KGB tarafından toplatıldı. Bu kitapların çoğu 1944’den evvel basılmış Kırım Tatar kitapları idi ve bir tanesi de Asanin tarafından elle yazılmış 350 sayfalık şiir ve makalelerin toplandığı bir dosya idi.

Bütün bu yaşanan baskılara ve zorluklara rağmen Asanin, boş vakitlerinde de şiir yazmaya devam etti. Bu arada mesleği olan tarihçilikte Kırım Tatarı olması dolayısıyla işi olmadığı için mühendis olmaya karar vererek 1971 yılında da Taşkent Politeknik Enstitüsü’nü bitirip inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladı. Kendisine şiir yazmak yasak edildiği halde şiir yazmaktan hiç bezmedi. Bu yıllarda evi gizli polis tarafından sürekli basıldı ve yazdığı şiirler toplatıldı. Hayatın tecrübelerle pişirdigi Asanin, kalemi ile vatana dönüş mücadelesine devam etti. Bir şiirinde yazdığı gibi,

Arkadaşlar savaş daha bitmedi

Daha yeni başlıyor

Kırım Tatarlarının artık vatanı yoktu ve insan hakları Kırım Tatarları için geçerli değildi. Uğradığı haksızlıklar ve kendi kaderini ilham olarak gören Asanin, yazdığı bir şiirde duygularını şöyle ifade etti:

Ben Puşkin değilim, ve Puşkin olmam da gerekmez,

Bana örnek ne Lermentov ne de Byron,

Benim milletimin kendi kaderi,

Bana verilmiş kendi kaderim,

Bana verdi yazılarım için gerekli ilhamı4

Asanin, 1987 senesinin Mayıs ayında OKND’nin (Kırım Tatar Millî Hareketi) seçimlerinde Medeniyet bölümü başkanı seçildi. 1989 yılının 27 Ekim’inde Özbekistan’ın Taşkent şehrinde çıkan “Pravda Vostoka” (Doğunun Doğrusu) gazetesinde yayınlanan bir bildiriyle Asanin’in senelerce süren polis takibi ve KGB baskıları kısmen sona erdi. Bu yazıyla Asanin “rehabilite” edilmişti. Bu yazıya göre Samarkand vilayetinin Mitan rayonundan Ali Yusupov ve İdris Asanin’in Özbekistan Yukarı Şurası Reisi B. Malikov tarafından suçsuz oldukları ve “namuslu” adam oldukları yayınlanmıştı.

1989-1990 yıllarında vatana dönüş için sık sık Moskova’ya giden ve Sovyetler Birliği ileri gelenleriyle görüşen Asanin için vatana dönüş rüyası 1990 yılında gerçekleşti. Vatana döndükten sonra da Millî Hareketin içinde kalan Asanin, şiir yazmaya devam etti ve en sonunda 1997 yılında kendisi 70 yaşını doldurduğunda vatanı Kırım’da 50 yıllık çalışmalarının ürününü “Bir Avuç Toprak” (Gorst Zemli) adlı kitabı basılınca gördü. Yılların yıprattığı kalbinin kendisine verdiği problemlere ve yüksek tansiyonuna rağmen çok sıkı çalışmaya devam etti ve sonunda “Adalet Kureşi Saflarında” adında 3 ciltlik hatıra kitapları yazdı. Bu hatıra kitaplarında Kırım Tatar Milli Hareketinde yer alan kimselerin çoğunluğunun kısa hayat hikâyelerini ve fotoğraflarını okuyuculara sundu. “Çelik iradeli, niyetinden dönmez halkıma, geleceğine sınırsız ümitlerim ile” diyerek başladığı bu üç cildin ilk cildi 2002 yılında Simferopol’de yayınlandı. Kitabın ikinci cildini 2005 ve üçüncü cildini de 2006 senesinde yayınladı.

Asanin, bu kitapları yanısıra Kırım’daki aziz yerlerin (kutsal yerler) tanınmasının önemine inandıgı için “Azizler” (Svyatini) isimli derneği kurdu ve Kırım’daki kutsal yerlerin Kırım Tatarlarına geri verilmesi icin büyük bir faaliyete başladı. 2000’li yıllarda Asanin’in doğduğu Foti Sala’nın Golubinka köyünde kurulması planlanan kilise planlarına karşı çıkan Asanin ve kurduğu Azizler grubu, 18 temmuz 2006’da bir bildiri yayınlayarak Kırım Tatarlarının Kırım’ın tamır halkı (yerel halk/indigenous) olduğu için bütün bu toprakların Kırım Tatarlarına ait oldu

İdris Asanin
İdris Asanin

Kaynak : İdil Izmirli

https://www.turkyurdu.com.tr/yazar-yazi.php?id=3379&fbclid=IwAR1JrV2QYFRZ-iS1rR7oBrTn48CIlW64X4N3SUPqYvKaM55xRzskOh87eXo

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest