İNSANLARIN GÖNÜLLERİ GÖNÜLLÜ KURULUŞLARLA KAZANILIR

Bütün dünyada toplumların güç kaynağı, siyasal kuruluşlardan gönüllü kuruluşlara kaymaktadır. Toplumların ağırlık merkezi olan orta gelirli kesimlerin büyümesiyle, gönüllü kuruluşların önemi daha da artacaktır. Dünyanın bütün ülkelerinde gönüllü kuruluşları, devlet kuruluşlarına dayanmadan, dünya pazarlarında aranılan ürünler ve hizmetler üretmesini bilen, yeniliklere açık işletmeler ayakta tutarlar.

Dünya ekonomik, siyasal ve kültürel alanda, yeni bir yapılanmanın eşiğindedir. Eğitimden sağlığa, birçok alanda devlet kuruluşları yetersiz kalmaktadır. Anadolu’nun gönüllü kuruluşları, yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde paylaşmanın, en güzel örneklerini vermektedirler. Anadolu’nun bin yıllık kültürünün kaynağını, paylaşmada yarışma oluşturur. Gönüllü kuruluşlarla paylaşma kültürü, her alanda yeni boyutlar kazanmaktadır.
*
Hiçbir karşılık beklemeden paylaşmasını bilenler, bütün dünyanın sorunları haline gelen eğitimsizlik, yoksulluk ve savurganlıkla savaşmasını da bilirler. Bunun için bütün dünyada, gönüllü kuruluşların gönüllülerinin sayıları hızla artmaktadır. Onlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, güç durumda kalan insanlara yardım etmekte, devlet kuruluşlarından daha başarılı olmaktadırlar.Her yerde insanların gönüllerini kazanmak, gönüllü kuruluşların işidir.
*
Gönüllülük kültürü paylaşmasını bilen kuruluşlarla zenginleşir.Gönüllülükte kurumların birbirleriyle yarışması, hem ulusal hem de uluslararası alanda, paylaşmasını bilen gönüllü kuruluşların sayısını çoğaltır. Yardımlaşmada yarışmanın olmadığı toplumlarda, paylaşma kültürü gelişmez. Paylaşma kültürünün gelişmezse, insanların üretim gücünü büyütmek, gelir dağılımındaki dengesizlikleri gidermek mümkün değildir.

Kuruluşlar arasında paylaşmada yarışma olmadan, toplumların ekonomik ve kültürel hayatında gelişme olmaz. Bütün boyutlarıyla hayat, iyilikleri özendirerek, kötülükleri önleyerek, karşı karşıya olunan sorunları çözmektir. Her ülkede iyilikte yarışanlar, toplumları zenginleştirirken, kötülükte yarışanlar da, toplumları yoksullaştırırlar.Dünyada sorunları çözmede yarışmak, yalnızca gönüllü kuruluşların değil, bütün kuruluşların görevidir.
*
Barış dünyasında önceki kuşakların kazanımları, sonraki kuşaklar tarafından yitirilir. Bu yüzden dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, bütün kuruluşlar kalıcı barış arayışında, ellerindeki kaynakları, bütün insanlarla paylaşmak zorundadırlar.
*
Paylaşma ekonomik kuruluşlardan daha çok gönüllü kuruluşlarda doruk noktasına ulaşır. Bütün toplumlarda paylaşanlar paylaşılmazlar. 
*
Toplumlarda paylaşma bir akıl eylemi, olmaktan daha çok bir gönül eylemidir.
*
Beklentisi olanlar değil, beklentisi olmayanlar gönülleri kazanırlar.
*
Dünyada verenlere beklemedikleri yerlerden verilir.
*
Vermesini bilenler yoksul düşmezler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest