GenelGüncelKültür SanatTürk Dünyası

El açan değil, el açılan ülke olmalıyız

“El açan değil, el açılan ülke olmalıyız”

Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan

Nazif Gürdoğan
Nazif Gürdoğan

Nazif Gürdoğan hocamızın Bilim Teknoloji Derneği toplantısında dikkatimizi çektiği hususları yayınlamayı sürdürüyoruz. Zengin ve güçlü ülke olmak için neler yapılması gerektiğine işaret ediyor Gürdoğan hocamız:

“Adana’da Adana kadar büyürsünüz…

Merkez İstanbul, Londra, New-York, Pekin, Delhi olursa dünya markası olunur…

Ordular gibi yapılanmak değil, orkestra gibi yapılanmak .

Üniforma giyenler emir alır emir verir. Forma giyenler yardımlaşır.

Başka yerde şubemiz yok yazarlar. Böyle bir mantık olamaz. Dünyanın her yerinde şubemizin olması gerekir.

İnegöl’ün köftesini İstanbul’a taşımazsan, Akçaabat’ın köftesini Londra’ya, Paris’e taşımazsan zengin olamazsın. Hamburgerci Coni gelir, Ankara’da, İstanbul’da satar. Kalite pasaport taşımaz dedik. Adam en güzel hizmeti veriyor. Güzel yapıyor yaptığı işi. Herkes de kuyruğa giriyor.

Köftenin mucidi Türkler nasıl olur da hamburger kuyruğuna girerler?

Balık gölüne göre büyür derler. İşletmeler de pazarlarına göre büyürler. Arı kovanın dışına çıkmazsa bal yapamaz. Biz de dünyaya açılmazsak mal satamayız.

Yıllar önce rahmetli Aydın Bolak anlatmıştı: Selçuk Yaşar demiş ki biz en büyük hatayı İstanbul’a gitmemekle yaptık. Sabancı en doğru işi İstanbul’a taşınmakla yaptı. Sabancı Holding Özal’a koordinatörlük teklif etti. Özal “bir şartla… Genel Merkezi İstanbul’a taşımayı kabul ederseniz” dedi. Sabancı sık sık “Bizi Özal İstanbul’a taşıdı” derdi.

Sabancı grubu Adana’dan İstanbul’a geçti. Adana’da kalırsanız, Adana ölçeğinde büyürsünüz. Türkiye’de büyük olmak isterseniz bir ayağınız İstanbul’da olacak. Dünya’da büyümek isterseniz bir ayağınız Londra’da, bir ayağınız New-York’ta, bir ayağınız Pekin’de, Yeni Delhi’de olacak.

Hem hem paradigmasını öğrenmemiz lâzım. Hocamız söylerdi “Ben size hem Aynştayn gibi hem Picasso gibi olmasını öğreteceğim.”

Üretirken yalın yaşamasını öğrenmek, bir lokma bir hırka değil bin lokma, bin hırka anlayışı gerek. Çok üretip ihtiyacı olan insanlara vermek zorundayız. El açan ülke değil, el açılan ülke olmalıyız. Yalın yaşamak, ihtiyacı olana vermek önemli.”

Teşekkürler değerli hocamız…

Toplantı sonunda soru cevap kısmına geçildi.

Yalın dönüşüm sistemleri üzerine eğitimler veren ve Kahraman Maraş Teknokent’in kuruluşuna emek veren Dr. Hikmet Maraşlı,

“Türkiye genç nüfusuyla şanslı ülkelerden. Kimi şarkıcı olur, kimi girişimci… Girişimciliğin teşvik edilmesi gerekir” Diyen düşünce adamı Kadri Kanpak.. Meslek liselerinde girişimcilik dersleri ağırlıklı olarak okutulmalı…diyen Ramazan Bakkal, Kocaeli üniversitesinde girişimcilik dersleri veren ve öğrencileri cesaretsiz, çekingen bulduğunu bildiren Dr. Tümay Mercan, Tsukuba bilim şehri Silikon Vadisi konularında bilgi verip, ABD’de teknoloji enstitülerini kuranlar insanların kendileridir. Her şeyi devletten beklemeye gerek yok” diyen Çanakkale Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Osman Öncel, Bayram Ayaz, Cafer Uzunkaya, Zübeyde Hülya Günay, Elektronik Yüksek Mühendisi Metin Öztürk çeşitli katkılarda bulundular. Toplantıyı yöneten inovasyon uzmanı Salih Keskin’in depreme karşı binaları koruyan izolatör konusundaki açıklamaları dikkatimizi çekti.

Nazif hocanın son önerisi: “Turgut Demirağ’ın torunu, Drexel üniversitesi Girişimcilik Fakültesinin kurucusu Prof. Dr. Banu Onaral’ı Bilim Teknoloji Derneği misafir etmelidir… Banu hocayı Ankara’da bir toplantıda dinlemiştik. anıyoruz. Bu öneriyi dikkate alacağız…

Zengin, güçlü Türkiye için çabalarımız sürecek.

Bilinse de bilinmese Türkiye ve Türk Milleti için durup dinlenmeden çalışacağız. Saygıyla.

9 Ocak 2024

Ersin Nazif Gürdoğan
Ersin Nazif Gürdoğan
nazif gürdoğan
nazif gürdoğan

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest