DÜNYADA ÖLÜM ÖLÜMSÜZLÜKLE DEĞER VE ANLAM KAZANIR

Hayat doğumdan ölüme doğru giden, çok uzun olmayan bir yolculuktur. Doğumda ölüm, ölümde doğum vardır. Anadolu insanının geniş dünyasında, uyku ölümün insana hiç aksatmadan sürdürdüğü, günlük dostluk ziyareti olarak görülür. Bu yüzden Anadolu’da uykuya, ölümün küçük kardeşi gözüyle bakılır. Uykuda geçen zaman, hayatın doğum ile ölüm arasındaki, yolculukta verilen aradır. Ancak uykunun yüzü, ölümün yüzü gibi, soğuk değildir.
*
Ölüm geri dönüşü olmayan bir dünyaya uyanmadır. Uykudan sonra dünyaya dönülür, ölümden sonra dönülmez. Ölüm yeni bir dünyanın başlangıcıdır. O dünyayı hayatlarının dışına atanlar, ölünce uyanırlar. İnsanlar yalnız doğdukları gibi, yalnız da ölürler. Hiç kimsenin başkasının yerine ölmesi mümkün değildir. Hayat da ölüm gibi, tek başına yaşanır. Ancak insanlar, başkalarının hayatına özenmekten hiçbir zaman geri kalmazlar.Nasıl hoşa giden bir yemeğin tadına doyulmazsa, uykunun da tadına doyulmaz.
*
Uyku insana ne kadar yakın görünürse, ölüm de o kadar uzak görünür. Oysa uyku insana ne kadar yakınsa, ölüm de o kadar yakındır. Uyku gibi ölüm de hayatın dışına atılmaz. İnsanlar ölümle yüz yüze gelmedikçe, ölümde sonraki hayatı akıllarına getirmezler. Kimse uykuda gördüğü dünya gibi, ölümden sonraki dünyanın da kendisinden çok uzak olmadığını düşünmez.
*
Kutsal kitaplar ölümden sonraki hayata, ışık tutan kaynakların başında gelirler. Muhammet İkbal kendisine, bilinmeyen dünyaların kapılarını açan, Kur’an’ı her gün ilk defa okurcasına okumuştur. John Steinback başı dara düştükçe, babasının kendisine armağan ettiği, küçük İncil’e sığınmıştır. William Faulkner da Tevrat’ı zaman zaman okumadan edememiştir. Kutsal kitaplarla hem ölümden önceki, hem de ölümden sonraki hayat anlam kazanır. Onlar bütün insanlığın düşünce ve eylem kaynaklarıdır.
*
Peygamberler kutsal kitaplar aracılığıyla, bütün insanlığı ölümsüzlüğe çağırırlar. Onların ölümsüz çağrısı, pek çok dalları olan, büyük bir çınara benzer. Sayıları yüz binleri bulan peygamberler, kutsal kitaplarla beslenen çınarı canlı ve güçlü tutarlar. Çınarın gövdesi en son gelen, ancak en başta olan Son Peygamberi simgeler. Peygamberler arasındaki süreklilikte, uyumun ve düzenin koruyucusu kutsal kitapların sonuncusudur. Onsuz bütün peygamberlerin, bütün kitapların çağrısı eksik kalır.
*
Hayatla birlikte, ölümü de anlamlı kılmak için, erdemli olmanın en güzel örneklerini veren, peygamberlerin çağrısı, dünya edebiyat ve medeniyetinin ölümsüz eserleriyle, bütün insanlığa ulaştırılır. Dünyanın zamanı ve mekanı aşan, ölümsüz bilgi ve bilgelik anıtları, çağrılarına hiç ara vermeden, Kıyamet gününe kadar devam edeceklerdir. Onlar konuşur gibi susarak, susar gibi konuşarak, bütün çağlara seslenirler. Onları sevenlerin dostları, düşmanlarından daha çoktur.
*
Bütün insanlığın düşünce ve eylem birikiminin, ana kaynağı olan kutsal kitaplardan beslenenler, hem ölüm öncesi, hem ölüm sonrası dünyanın, üzerindeki kuşku bulutlarını dağıtırlar.
*
Kutsal kitaplar ölümsüzlüğü arayan insanlığın, medeniyetlerinin rüyaları, edebiyatlarının şiirleridirler. İnsanlık tarihi içinde, rüyasız medeniyet, şiirsiz edebiyat olmamıştır.
*
Ölümsüzlüğü ölümlü dünyada arayanlar, bütün dünyayı kan denizine dönüştürürler.
*
Ölüm öncesi ve ölüm sonrası dünya, birbirinden ayrılmaz bir bütündür.
*
Ölümün anlamını yitirdiği bir dünyada, hayat anlamını yitirir.
*
Ölümsüzlüğün yol haritası, ölümlü hayatta gizlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest