İSMAİL BEY GASPIRALI’NIN ÖZLÜ SÖZLERİ

BÜYÜK TÜRKÇÜ GASPIRALI İSMAİL BEY’İN ÖZLÜ SÖZLERİ :

“Dilde, fikirde, işte birlik”
*
Türklüğün düşmanı çoktur ama Türklüğü savunanın düşmanı daha çoktur.
*
“Ey aziz kardeşler! Satmak kolay, almak güçtür;gitmek kolay, dönmek güçtür. Yıkılmak, düşmek kolay ,kalkmak güçtür “
Gaspıralı İsmail, Necip Hablemitoğlu Sayfa 77
*
“Biz kadınız”, “Bizde ne iş ne ehemmiyet vardır” deyü hata etmeniz (hata etmeyiniz). Dünyanın ve beni ademin tam yarısı olduktan maada (olmanın dışında) bazı hususatta (konularda) er kişilerden daha büyük derecede bulunuyorsunuz.Bunun için diyoruz ki kadınlar büyüktürler; cemiyet-i beşeriyenin (insan topluluğunun) hem nısfı (yarısı), hem esasıdırlar.
*
Atanın (babanın) ilmi özüne
Ananın ilmi nesline
İsmail Gaspıralı – Fikri Eserleri, İsmail Gaspıralı
*
Herkes öz faydasını (kendi yararını, çıkarını) gözetmeden gözü boşalmıyor ki (vakit bulamıyor ki?) gayrilerin (başkalarının) faydasını gözetsin.
*
Her haneye bir kadın nasıl lazımdır,
Her kadına ilim şöylece lazımdır.
İsmail Gaspıralı – Fikri Eserleri, İsmail Gaspıralı
*
Otellerde, restoranlarda, mağazalarda, tiyatrolarda yazılar, listeler Rumca ve İngilizce; Arapça ve Türkçe yok; bunun sebebi de pek basit: Parayı veren düdüğü çalar!..
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 492
*
Evvelâ; yeni imlâyı biz artık kabul ettik. Artık tereddütte de değiliz, geri dönmeyiz; fakat, milli harflerden ayrılmayıp daha sade, daha yengil (kolay) bir usûl ve imlâ gösterilirse yengilceden daha yengile geçeriz. Bunda da tereddüt göstermeyiz. Canımız yandı tereddütlerden.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 194
*

Tenkit, yalnız beyan-ı noksandan (eksikleri söylemekten) ibaret değildir.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 230
*
… bir kitap alınacak ise başlığına bakılıp alınamaz; içini araştırmak lazım geliyor. Çünkü adı ile mayası(özü, içeriği) arasında Balkan dağları vardır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 228
*
…tenkit, edebiyatın mizanıdır; mizansız (terazisiz) pazar , tenkitsiz edebiyat lâzımınca parlak olmaz.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 227
*
Edebiyat gıda-yı maneviyemizdir (manevi besinimizdir).
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 227
*
Derdimize, çaremize bakmalıyız, aksi halde dahilen çürüye çürüye bir gün düşer, yayılır kalırız.
Gaspıralı İsmail Bey’den Atatürk’e Türk Dünyasında Dil ve Kültür Birliği, Mehmet Saray
Sayfa 247 – Boğaziçi Yayınları
*
25 seneden beri dediğim,yazdığım,çalıştığım budur; çar açmak, yol açmak başka bir şey değildir; çünkü, kavi,necip (güçlü,soylu),ömürlü,çıdamlı (dayanıklı) ve cesaretli olan Türk milletinin darmadağın olup, sedd-i Çini’den Akdeniz’e kadar cayradığı (yayıldığı) halde nüfussuz,sessiz kaldığı lisanssızlığından, yani “lisan-ı umumi”ye malik olamadığından ileri gelmiştir
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Lisanımızı ve husus kalemimizi bazı sözlerden temizlemek gerek.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 274
*
Edebiyatsız bir kavim, çıplak bir kişiye benzer; çıplaklık ise hoş hâl değildir.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Herkes öz faydasını (kendi yararını, çıkarını) gözetmeden gözü boşalmıyor ki (vakit bulamıyor ki?) gayrilerin (başkalarının) faydasını gözetsin.
İsmail Gaspıralı – Fikri Eserleri, İsmail Gaspıralı
*
Çuhaları, bezleri çeşm edip (gözden geçirip) derecelerini bilmek zarur olur da alınacak ve okunacak eserleri, hikâyeleri ve fennî kitapları mizana alıp (ölçüp biçip) ne derece şeyler olduğunu bilmek gerek olmaz mı?
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 227
*
Edebiyat demek akıl, fikir, fehm, bilük (anlayış, bilgi) ve ibret hazinesidir.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Her sene ecnebi lisanlarından Rusça’ya tercüme edilen kitapların miktarı, lisanımızda mevcut cümle (bütün) kitaplardan on mertebe ziyadedir (On kat fazladır)!
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 290
*
Her bir kitap ve risale milli hazineye maldır; hem altından daha güçlü, daha mühim maldır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 294
*
Hunların bugün bir kişi kalmayıp bundan yirmi asır mukaddem (önce) baş göstermiş bir avuç kadar olan Yunaniler hâlâ mevcut bulundukları, Hunların dilsiz, Yunanilerin edebi lisana malik ve sahip olduklarındandır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 120
*
Arslan gibi milletimizin başına gelen felâketler ve zaaf, her su boyunda bir han ya emire tabi bulunduğu değildir; her su boyunda bir şive kullanıp şimdiye kadar umumi lisan-ı kitabet, lisan-ı edeb vücuda getirmekte (ortak yazı ve edebiyat dili oluşturmakta) ettiği gaflettir.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 121
*
Millet ve cemaatin başında, ilerisinde cürüyelim (yürüyelim); lakin, milletten uzak olmayalım ki bizi görsün, ibret alsın, faydalansın.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 402
*
Dilleri değil, Türklerin vücudunu bile inkâra hazır bulunan Rumluk ve Hellenizm radikallerinin sözüne, nazarına müracaata ne hacet?
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 152
*
Milleti ve avamı, pek avam ve fehimsiz (çok cahil ve kavrayışsız) zannetmeyelim; yahşı sözü, yahşı işi fehmeder haldedir.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 402
*
Dilleri değil, Türklerin vücudunu bile inkâra hazır bulunan Rumluk ve Hellenizm radikallerinin sözüne, nazarına müracaata ne hacet?
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 152
*
Osmalıların lisan-ı edebiyeleri, Arabî, Farsî lügat ve kaideleri ile dolu olduğundan, okumuşlara ve resmi dairelere mahsus bir dil olduğu ve Anadolu Türkleri bu dili pek ağırlık ve çetinlik ile anlayabildikleri teslim olunmuş bir kaziyedir (iştir).
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 152
*
Vay politika, politika! mekteplere girmez isen (girmeseydin) ne güzel olurdu. Tatar kavmi mevcut değil, Tatar dili malûm değil. Lisanımıza ne isim verilirse verilsin hakikat halde (gerçekte) Türk dilinden başka bir şey olmayacaktır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 148
*
Hanımlar size karındaşcasına söylüyorum ki terbiyemizi veren,hanemizi mesut eden, kaba erkekleri nezakete,yumuşaklığa meylettiren, toplum hayatını güzelleştiren hep sizlersiniz; yaraşığa, nezakete, mülâyemete hizmetiniz, yaratılıştan tayin buyurulmuştur.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Türkçesi bulunan bir kelimenin yerine diğer bir lisanın kelimesini tercih etmek cinayet-i edebiyedir. (kullanmak edebi suçtur)
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmaiHablemitoğlu
*
“Hakim bir milletin; mahkûm düşmesi, mahkûm bir milletin
yok olması, mektepsizlikten ileri gelir”
Gaspıralı İsmail, Necip Hablemitoğlu
*
“…Gaspıralı İsmail’dir ki, Türkçülükteki ilkesi dilde, fikirde ve işte birlik idi.”
Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp
*
Biz Müslümanların içtimaiyâtında (sosyal hayatında) birçok garibeler (tuhaf şeyler) ve münasebetsizlikler vardır ki bunları gerek şeriat, gerek milliyet, gerek insaniyet namına ıslah etmek lazımdır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 307
*
İstanbul’da en muteber lisan, saadetlü Kemâl Beyefendi’nin (Namık Kemâl) lisanıdır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Türk şivelerini birer başka lisan ve Türk taifelerini (boylarını) birer başka millet gibi göstermek, tefrikacıların mesleğidir. (ayrımcılık yapanların yoludur, inancıdır)
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Milletin ne fikirde olduğu ve olacağı ileride görülür. Bana gelince, nazar ve itikad-ı siyasiyemin negizi (siyasi inanç ve görüşümün esası), temeli “Türkoğlu Türk” olduğumdur. İptida(önce) Türk olmadıkça ne aristokrat olurum ne demokrat. Ne avamiyyundan (halkçılardan) olurum ne iştirakiyyundan (sosyalistlerden) Eğer bana “Halin bedbahttır (kötüdür), Türklük yani kavmiyet (soya bağlılık), milliyet fikirlerini taşla(bırak) da saadete nail ol (mutluluğa eriş) ” deseler, bu yüzden gelecek saadete, bedbahtlığı tercih ederim. Ben, ben olmamak ne aklıma kelişir (uyar) ne vicdanıma yatar.
İsmail Gaspıralı – Fikri Eserleri, İsmail Gaspıralı Sayfa 332
*
Yaşasın millet! Yaşayacaktır bu millet; çünkü, anladı ki lisan ve dil birliği, fikir ve edebiyat birliğini mucip olup (gerektirip) bu ise iş,amel ve hareket birliğini doğurup kurtuluş sebebi olacaktır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı
*
Türkler ile beraber yaşayan ve Türkçe öğrenmek isteyen Kürtlere, Ermenilere, Araplara, Rumlara sade ve yengil Türk elifbası, Türk imlâsı vermek, göstermek Osmanlı Türklerinin siyasi ve medenî vazifesidir.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 194
*
Milleti millet eden iki şeydir: biri tevhid-i din, biri tevhid-i lisandır (biri din birliği,diğeri dil birliğidir) Bunların her kaysı (hangi biri) olmaz ise ya ki (veya) bozulur ise millet payesinden (makamından), derecesinden düşer; belki inkıraza (çöküşe) yol tutar.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 76
*
Derdimize, çaremize bakmalıyız, aksi halde dahilen çürüye çürüye bir gün düşer, yayılır kalırız.
Gaspıralı İsmail Bey’den Atatürk’e Türk Dünyasında Dil ve Kültür Birliği, Mehmet Saray
Sayfa 247 – Boğaziçi Yayınları
*
Başlıca maksat ve muradımız Türkçe okuyup yazmayı mümkün olduğu kadar kolaylaştırmaktır. Bunun çaresi ise her sözü (bazı kelimeler müstesna olmak üzere) söylendiği gibi yazmak ve yazıldığı gibi okumaktır.
Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları, İsmail Gaspıralı Sayfa 187

Pin It on Pinterest