Cellat Stalin Kurbanlarından, Mezarsız Kırım Türk’ü

BEKİR SITKI ÇOBANZADE

Doğum Tarihi: 15 Mayıs 1893
Ölüm Tarihi: 13 Ekim 1937

Çobanzâde, Bakü’de çalıştığı dönemde zaman zaman Özbekistan’a giderek Fergana vilâyetindeki Pedagoji Fakültesi Özbek Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde ve 1935’te Taşkent Devlet Üniversitesi’nin daveti üzerine burada çeşitli Türk lehçeleri üzerine dersler verdi. Fakat Çobanzâde’nin faaliyetleri 1931-1932 yılından itibaren gizli polis tarafından izlenmeye başlandı. Gizli poliste çalışan bir dostu vasıtası ile tutuklanmaktan kurtuldu. Çeşitli bahanelerle eserleri neşir planlarından çıkarıldı, makaleleri aylarca dergi idarehanelerinde bekletildi ve yayımlanmadı. Ardından diğer birçok ilim adamı gibi matbuatta onun hakkında da asılsız suçlamalar ileri sürüldü.

1936’nın sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği İlimler Akademisi Azerbaycan Şubesi Başkanı R. Ahundov’la üniversitede çalışan Azerbaycanlı ve misafir bilim adamlarının hemen tamamı tutuklandı. İddiaya göre Azerbaycan’daki karşı devrimciler, diğer cumhuriyetlerdeki yandaşlarıyla Çobanzâde ve Aziz Ubeydullin vasıtasıyla irtibata geçmekteydi. Nihaî hedefleri de Türkiye’nin desteğiyle bir Turan devleti kurmaktı. Durumdan tedirgin olan Çobanzâde, Ocak 1937’de Bakü’den uzaklaşıp biraz dinlenmek için gittiği Kafkasya’da Kislovodsk şehrindeki senatoryumda 28 Ocak 1937’de tutuklandı.

Tutuklanmadan bir gün önce Bakü’deki kitaplarına ve notlarına el konuldu, hakkında dava açıldı. 7 Şubat 1937’de sorgulanmasına başlandı ve 1 Eylül 1937 tarihine kadar otuz iki defa sorgulandı. Bu sırada gördüğü ağır işkence ve şiddetli baskılar altında Azerbaycan’ı Sovyetler’den ayırmak, Komünist Parti Başkanı M. Ç. Bagırov’un hayatına kastetmek, dış devletler lehine casusluk yapmak ve büyük Turan devleti kurmak için diğer cumhuriyetlerdeki aydınlarla irtibat kurduğuna dair suçlamaları kabul etti. Moskova’dan gelen üç kişilik bir heyet tarafından 12 Ekim 1937’de 20 dakika içinde yargılanan ve suçları sabit görülen Çobanzâde’nin kurşuna dizilmesine karar verildi ve 13 Ekim 1937’de Bakü’de karar infaz edildi. Mezarının nerede olduğu hâlâ bilinmemektedir.

Bakü Opera Tiyatrosu sanatçısı olan eşi Ruhiye Abdullina da 14 Ekim 1937’de vatana ihanet eden bir ailenin bireyi olmaktan tutuklandı ve çalışma kamplarında sekiz yıl çalışmaya mahkûm edildi. Kazakistan’daki çeşitli kamplarda cezasını tamamladıktan sonra Azerbaycan’a dönünce Bakü’de yaşamasına 1955’e kadar izin verilmedi. Azerbaycan’ın Haçmaz kasabasındaki bir okulda müzik öğretmenliği yaptı.

Stalin’in ölümünden sonra 13 Kasım 1955’te Sovyet Yüksek Mahkemesi’ne yaptığı müracaat neticesinde suçsuzluğuna dair karar çıktı ve aklandı. Kocasının aklanması için de uzun süre mücadele verdi, sonunda 6 Haziran 1957’de Yüksek Mahkeme, Bekir Sıtkı Çobanzâde’nin de suçsuz yere kurşuna dizildiğine karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest