Aziz Kırım Tatarları, Aziz Türk Milleti
Pek Aziz Kırım Tatarları,
Aziz Türk Milleti ve Yetkililer
Dünya Kırım Tatar Dernek Başkanı Mustafa Sarıkamış yaptığı açıklamada Son günlerde Türkiye’de Kırım Tatarlarını hedef alan gelişmeler artık tesadüf olarak açıklanamayacak bir noktaya gelmiştir. Açık konuşuyoruz: Birileri düğmeye basmıştır.
Önce Eskişehir’de, Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen Kırım Tatar Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurta 2. Viyana Bozgunu üzerinden Kırım Tatarlarını töhmet altında bırakan, tarihi gerçekleri çarpıtan ve ayrıştırıcı söylemler dile getirilmiştir. Bu ifadeler ilmi değil, masum değil; siyasi ve ideolojiktir.
Ardından Seydişehir Belediyesi, hukuken devam eden bir kira sözleşmesi varken, 29 yıldır faaliyet gösteren Dünya Kırım Tatar Derneği’nden anahtar isteme cüretini göstermiştir. Belediye Başkanının, dernek başkanı olarak şahsımla görüşmeyi reddetmesi ise bu tasarrufun idari değil, siyasi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Buradan açıkça soruyoruz:
Kırım Tatarları ne zaman hedef hâline gelmiştir?
29 yıldır kamuya yük olmayan, kültürel ve insani faaliyet yürüten bir dernekten neden rahatsız olunmaktadır?
Bizler bu topraklara “Ak Topraklar” diyerek gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren bedel ödemiş bir halkız. Kırım Tatarları, Türk dünyasının onurudur. Kırım meselesi bizim için siyasi bir slogan değil, varlık meselesidir.
Şunun altını kalın çizgilerle çiziyoruz:
Kırım Tatarları hiçbir emperyalist gücün piyonu değildir. Dün olmadık, bugün değiliz, yarın da olmayacağız. Bizi yaftalamaya, susturmaya, kurumlarımızı sindirmeye çalışan herkes karşısında hukuku, kamuoyunu ve tarihi bulacaktır.
Buradan başta merkezi idare olmak üzere tüm yetkililere sesleniyoruz:
Kırım Tatar kurumlarına yönelik bu baskıcı ve dışlayıcı uygulamalar derhal son bulmalıdır. Aksi hâlde bu mesele yerel bir idari işlem olmaktan çıkar, siyasi ve tarihî bir sorumluluk meselesine dönüşür.
Biz susmayacağız.
Biz geri adım atmayacağız.
Biz Kırım’dan, kimliğimizden ve onurumuzdan vazgeçmeyeceğiz.
Kırım Tatarları hiçbir emperyalist gücün piyonu değildir.
Dün olmadık, bugün değiliz, yarın da olmayacağız.
Ancak bugün Seydişehir Belediyesi eliyle, 29 yıldır Türk milletine, Kırım davasına ve kamu yararına hizmet eden Dünya Kırım Tatar Derneği, yalnızca 10 metrekarelik bir alandan çıkarılmak istenmektedir.
Bu girişim basit bir “yer tahsisi” meselesi değildir; siyasi bir tercihtir, bilinçli bir tutumdur.
Biz Kırım Tatarları oyuna gelmeyiz.
Algı operasyonlarının, örtülü hesapların, dar siyasi hesapların parçası olmadık, olmayacağız.
Kırım Tatarları bu devletin yükü değil, tarih boyunca omurgası olmuştur.
Çanakkale’de vardık, Kurtuluş Savaşı’nda vardık, bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin yanındayız.
Seydişehir Belediyesi’ne soruyoruz:
29 yıldır ses çıkarmadığınız bu dernek, bugün neden rahatsızlık konusu olmuştur?
10 metrekarelik bir alan mı hedefinizdir, yoksa Kırım Tatar kimliği mi?
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Kırım Tatarlarını kimliksizleştirmeye, görünmez kılmaya, susturmaya çalışan hiçbir siyasi irade karşılıksız kalmaz.
Bizim tarafımız nettir.
Biz devletimizin içindeyiz, yanındayız; ancak keyfi uygulamaların, siyasi rövanşların ve yerel iktidar oyunlarının karşısındayız.
Bu mesele yalnızca Seydişehir’in değil;
Türk milletinin vicdan meselesidir.
Kamuoyuna saygıyla ve kararlılıkla duyurulur.
ANAHTAR – KASAP – PARTİ DEĞİŞİMİ
Dünya Kırım Tatar Derneği Merkezi (Seydişehir)
Dünya Kırım Tatar Derneği Merkezi, Seydişehir’de faaliyet gösteren ve Kırım Tatar halkının tarihini, kültürünü, dilini ve millî kimliğini yaşatmayı amaçlayan önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek, yalnızca yerel ölçekte değil; ulusal ve uluslararası düzeyde de Kırım Tatar meselesine dikkat çekmeyi, bu konuda kamuoyu oluşturmayı ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Derneğin çalışmaları; kültürel etkinlikler, anma programları, basın açıklamaları, insani yardım faaliyetleri, eğitim ve farkındalık çalışmaları gibi geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Özellikle Kırım’da yaşanan insan hakları ihlalleri, sürgünler ve tarihî haksızlıklar konusunda toplumu bilgilendirme misyonu ön plandadır.
Mustafa Sarıkamış, Dünya Kırım Tatar Derneği’nin Seydişehir’de bulunan merkezinde yürütülen bu faaliyetlerin öncüsü ve temsilcisidir. Sarıkamış, uzun yıllardır Kırım Tatar davasına gönül vermiş, bu alanda aktif çalışmalar yürüten bir isim olarak tanınmaktadır. Hem dernek faaliyetlerinin koordinasyonunda hem de Kırım Tatar toplumunun sesi olma noktasında önemli bir sorumluluk üstlenmektedir.
Dünya Kırım Tatar Derneği Merkezi ve Kırımınsesi Gazetesi (Seydişehir), Seydişehir’in Türk dünyasında tanınmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır.
Seydişehir’de faaliyet gösteren Dünya Kırım Tatar Derneği Merkezi, Kırım Tatar halkının tarihini, kültürünü ve millî kimliğini yaşatma amacıyla yürüttüğü çalışmalarla yalnızca yerel düzeyde değil, Türk dünyasının farklı coğrafyalarında da dikkat çeken bir sivil toplum kuruluşu konumundadır. Dernek; kültürel etkinlikler, anma programları, basın açıklamaları ve insani yardım faaliyetleri aracılığıyla Kırım Tatar davasını uluslararası kamuoyuna taşımakta, bu sayede Seydişehir’in adının Türk dünyasında duyulmasına vesile olmaktadır.
Aynı şekilde Kırımınsesi Gazetesi, Kırım Tatar halkının sesi olma misyonuyla yayın hayatını sürdürmekte; tarih, kültür, insan hakları ve güncel gelişmelere dair içerikleriyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmaktadır. Gazete, yaptığı haberler ve yayınlarla Seydişehir’i Türk dünyasında tanıtan önemli bir medya organı olarak öne çıkmaktadır.
Bu çalışmaların tamamı, Mustafa Sarıkamış’ın öncülüğünde ve katkılarıyla yürütülmektedir. Sarıkamış, uzun yıllardır Kırım Tatar meselesine gönül vermiş, dernek faaliyetleri ve basın çalışmalarıyla hem Kırım Tatar halkının haklı davasını savunmuş hem de Seydişehir’in Türk dünyasında tanınan, saygı duyulan bir merkez hâline gelmesine önemli katkılar sunmuştur.
Bu yönüyle Dünya Kırım Tatar Derneği Merkezi ve Kırımınsesi Gazetesi, yalnızca birer kurum olmanın ötesinde, Seydişehir’i Türk dünyasıyla buluşturan güçlü birer kültürel ve toplumsal köprü niteliği taşımaktadır.
Hukuka Aykırı Yetki Kullanımı ve Açık İdari Baskı
Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçişinin hemen ardından, sözleşmesi 1 Mart 2026 tarihinde sona erecek olan ve 29 yıldır kesintisiz biçimde faaliyet gösteren Dünya Kırım Tatar Derneği’nden, herhangi bir encümen kararı, belediye meclis kararı, mahkeme ilamı ya da resmî yazılı tebligat bulunmaksızın ısrarla anahtar talep edilmesi, idare hukukunun temel ilkelerine açıkça aykırıdır.
Mevzuat açıktır:
Devam eden bir kira sözleşmesi varken, idarenin fiilî el koyma, tahliye baskısı veya zorlayıcı talimat verme yetkisi yoktur. Buna rağmen yapılan bu ısrar, yetkinin amacı dışında kullanılması, hukuka aykırı idari işlem ve açık bir idari baskı niteliği taşımaktadır.
Daha da vahimi; dernek binasının bulunduğu alanla ilgili olarak belediyenin bitişikte faaliyet gösteren bir kasapla anlaşma yaptığına dair iddiaların kamuoyuna yansımış olmasıdır. Bu iddialar, anahtar talebinin kamu yararıyla değil, üçüncü kişilere menfaat sağlama ihtimaliyle bağlantılı olduğu şüphesini güçlendirmektedir. Bu durum, idari işlemlerde tarafsızlık, eşitlik ve kamu yararı ilkelerinin ihlal edildiği yönünde güçlü bir görünüm oluşturmaktadır.
Yasaları çok iyi bildiği bilinen bir belediye başkanının, parti değişikliğinin hemen ardından, iktidar partisini açıkça destekleyen, Türk dünyasına kültürel ve insani hizmetler sunan bir sivil toplum kuruluşunu hukuki dayanak olmaksızın fiilen tahliyeye zorlaması, idarenin siyasal saiklerle hareket ettiği yönünde kamuoyunda ciddi bir kanaat doğurmuştur.
Burada sorulması gereken soru nettir:
Bu işlem hukukun gereği midir, yoksa siyasi pozisyon değişikliğinin idari güce yansıtılması mıdır?
Her belediye başkanı görev süresi sonunda yaptığı yatırımlar, açtığı tesisler, kazandırdığı hizmetlerle anılmak ister.
Ancak bir belediye başkanının siciline,
“29 yıldır faaliyet gösteren bir derneği, sözleşmesi devam ederken, hukuka aykırı biçimde anahtar istemek suretiyle fiilen tasfiye etmeye çalıştı”
şeklinde bir kayıt düşülmesi, hukuk devleti ilkesine açık bir gölge düşürür.
Kırım Tatarları bu ülkenin yükü değil, kurucu iradesinin ve tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bir sivil toplum kuruluşuna yapılan bu muamele, yalnızca bir derneği değil, hukukun kendisini hedef almaktadır.
Bu sürecin;
📌 Savcılık makamları,
📌 İçişleri Bakanlığı müfettişleri,
📌 kamuoyu ve basın tarafından dikkatle takip edileceği açıktır.
Kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz.

Mustafa Sarıkamış
Dünya Kırım Tatar Derneği Başkanı


