GenelGüncelKültür SanatTürk Dünyası

Türkler Geliyor Dendiğinde Umut Doğuyordu

“Türkler Geliyor” Dendiğinde Umut Doğuyordu
Kore Harbi’ni 9 yaşında yaşayan bir Korelinin hafızasından:
“Hiçbir asker Türkler kadar korkusuz değildi.”
1950–1953 Kore Harbi, Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olarak uluslararası askerî ve siyasî tarihte önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 83 ve 84 sayılı kararları doğrultusunda Kore’ye asker gönderen ülkeler arasında yer almıştır.
1950–1953 Kore Harbi, Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olarak uluslararası askerî ve siyasî tarihte önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 83 ve 84 sayılı kararları doğrultusunda Kore’ye asker gönderen ülkeler arasında yer almıştır.

Kore’de yaşayan bir Türk vatandaşı anlatıyor:

“Türk’üm” dediğimde yaşlı adam bir an durdu. Gözleri doldu.
“Aaa…” dedi, “Siz harpte bize çok yardım etmiştiniz. Ben o günleri gördüm.”

“Gerçekten gördünüz mü?” diye sordum.
Kore Harbi sırasında henüz 9 yaşındaymış.

“Her yer yanıyordu, herkes öldürülüyordu. Çok kötüydü. Biz de kaçıyorduk” dedi.

Babası cephedeymiş. Kendisi, annesi ve kardeşleriyle birlikte bir meydan gibi bir yerde toplanmışlar. Askerlerin sivilleri tahliye edeceği söylenmiş. Korku, belirsizlik ve ölüm hissi her yeri sarmış.

“Sonra ‘Türkler geldi’ dediler” diye devam etti.
“O zaman Türkler kimdir, nedir bilmiyorduk.”

Bir an durdu. Hafızasında o sahneyi aradı.

“Bıyıklı adamlar geldi, hatırlıyorum” dedi.
Türk askerleri sivillerin güvenli bölgeye çıkarılmasına yardım etmiş.

Ve o günden sonra bir cümle Kore halkının zihninde umut anlamına gelmiş:

“Türkler geliyor.”

Bu söz, “Yaşasın, kurtulacağız” demekti.

“Elbette Amerikalılar da yardım etti” dedi yaşlı adam.
“Ama hiçbiri Türkler kadar cesur değildi.”


Tarihin Sessiz Tanıkları

1950–1953 yılları arasında yaşanan Kore Harbi’nde Türk Tugayı, Birleşmiş Milletler kuvvetleri içinde ön saflarda yer aldı. Kunuri Muharebeleri başta olmak üzere birçok cephede gösterilen direniş, yalnız askerî tarihe değil, Kore halkının hafızasına da kazındı.

Bugün Kore’de “Türk” kelimesi hâlâ dostluk, cesaret ve fedakârlıkla anılıyor.

Bazen bir milletin itibarı diplomasi masalarında değil;
soğuk bir cephede, bir çocuğun hayatını kurtaran askerin omzunda yazılır.

Bugün Kore’de “Türk” kelimesi hâlâ dostluk ve cesaretle anılıyorsa, bunun sebebi diplomasi değil; cephede verilen sözdür.

Bazı milletler gücüyle korku bırakır.
Bazı milletler cesaretiyle saygı.

Türk askeri Kore’de korku değil, umut bırakmıştır.

Ve bir çocuğun hafızasında yazan hüküm şudur:

Türk, geldi mi kurtuluş gelir.

AKADEMİK – BELGELİ ANALİZ FORMATINDA
Kore Harbi’nde Türk Tugayı ve Kore Halkının Hafızasında “Türk” Algısı

1950–1953 Kore Harbi, Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olarak uluslararası askerî ve siyasî tarihte önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 83 ve 84 sayılı kararları doğrultusunda Kore’ye asker gönderen ülkeler arasında yer almıştır.

Türk Tugayı’nın Konumu
  • İlk Türk Tugayı Ekim 1950’de Kore’ye ulaşmıştır.
  • Kunuri Muharebeleri (Kasım 1950), Türk birliğinin en kritik sınavlarından biri olmuştur.
  • Çin Halk Gönüllü Ordusu’nun ani müdahalesi karşısında Türk birlikleri, geri çekilen BM kuvvetlerinin kuşatılmasını engellemiş ve stratejik bir savunma hattı oluşturmuştur.

ABD askerî raporları ve BM harp kayıtlarında Türk Tugayı’nın Kunuri’deki direnişi, geri çekilmeyi organize eden ve ana kuvvetlerin imhasını önleyen kritik bir unsur olarak değerlendirilmiştir.

Sivillerle Temas ve Toplumsal Hafıza

Savaş sadece cephede değil, sivil alanlarda da yaşanmıştır. Tahliye koridorlarının açılması, sivillerin güvenli bölgelere taşınması ve yerel halkla kurulan doğrudan temas, Türk askerinin Kore toplumundaki algısını şekillendirmiştir.

Sözlü tarih anlatımlarında sıkça rastlanan ifade şudur:

“Türkler geldiğinde kurtulacağımızı düşünürdük.”

Bu tür tanıklıklar, savaşın yalnız askerî değil, sosyolojik bir boyutu olduğunu da göstermektedir.

Cesaret Algısı ve Uluslararası İmaj

Kore Harbi’nde Türk Tugayı’nın zayiat oranı, cephe hattındaki yoğun çatışmaların göstergesidir. Yaklaşık 15 bin Türk askeri savaş süresince Kore’de görev yapmış; yüzlercesi şehit olmuş, binlercesi yaralanmıştır.

Bu fedakârlık, Kore toplumunda “Türk” kelimesini askerî cesaretle özdeşleştirmiştir. Nitekim günümüzde dahi Güney Kore’de Türk askerlerine yönelik olumlu toplumsal algı, iki ülke ilişkilerinin temel psikolojik zeminlerinden biridir.

Kore Harbi, Türkiye açısından yalnızca NATO üyeliğine giden sürecin askerî ayağı değildir. Aynı zamanda uluslararası hafızada oluşan bir imajın da başlangıcıdır.

Bir Korelinin 9 yaşındaki hafızasında yer eden şu cümle, tarihsel bir algıyı özetlemektedir:

“Hiçbiri Türkler kadar cesur değildi.”

Bu ifade, diplomatik bir söylem değil; savaşın içinden çıkmış bir halk hafızasıdır.

1950–1953 Kore Harbi, Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olarak uluslararası askerî ve siyasî tarihte önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 83 ve 84 sayılı kararları doğrultusunda Kore’ye asker gönderen ülkeler arasında yer almıştır.
1950–1953 Kore Harbi, Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olarak uluslararası askerî ve siyasî tarihte önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 83 ve 84 sayılı kararları doğrultusunda Kore’ye asker gönderen ülkeler arasında yer almıştır.

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest