GenelKırım TarihiTürk Dünyası

1770’te Rusya’nın Kırım Politikası ve Osmanlı’dan Koparma Süreci

kırım politikası
kırım politikası

Kırım’ın Sesi Gazetesi – 18. yüzyılın ikinci yarısı, Kırım tarihinin en kritik dönemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan gelişmeler, Kırım Hanlığı’nın geleceğini doğrudan etkiledi. Özellikle 1770 yılı, Rusya’nın Karadeniz’e açılma hedefi doğrultusunda Kırım üzerindeki siyasi ve askerî baskısını artırdığı bir dönem olarak öne çıktı.

Rusya’nın amacı yalnızca savaşta üstünlük sağlamak değildi. Aynı zamanda Kırım Hanlığı’nı Osmanlı Devleti’nin nüfuzundan uzaklaştıracak siyasi zemini oluşturmayı hedefliyordu. Bu süreç, sonraki yıllarda yaşanacak gelişmelerin temelini hazırladı.

Rusya’nın Karadeniz Stratejisi
  1. yüzyılda Karadeniz, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında stratejik rekabetin merkezlerinden biri hâline geldi. Rusya, sıcak denizlere ulaşma hedefi doğrultusunda Karadeniz’de kalıcı bir güç olmayı amaçlıyordu. Bu nedenle Kırım Hanlığı, Rus dış politikasında önemli bir yer tuttu.

1770 yılında savaşın gidişatı Rusya lehine değişmeye başladı. Askerî başarılar, diplomatik girişimleri de hızlandırdı. Rus yönetimi, Kırım Hanlığı’nın Osmanlı Devleti’nden ayrılması fikrini uluslararası müzakerelerde gündeme taşımaya başladı. Ancak bu hedef, 1770 yılında tamamlanmış bir süreç değil, ilerleyen yıllarda şekillenen uzun vadeli bir politika olarak değerlendirilmektedir.

Kırım Hanlığı Üzerindeki Baskı Arttı

Savaşın Siyasi Sonuçları

1770 sonrasında Rusya, yalnızca askerî başarılarla yetinmedi. Bununla birlikte Kırım Hanlığı içindeki siyasi dengeleri de etkilemeye yönelik girişimlerde bulundu. Diplomatik temaslar ve bölgedeki nüfuz mücadelesi giderek yoğunlaştı.

Bu gelişmeler, Kırım Hanlığı’nın bağımsız karar alma kapasitesini zorlaştırdı. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin savaş şartları nedeniyle bölge üzerindeki etkisi de giderek azaldı.

Küçük Kaynarca Antlaşması’na Giden Yol

1770 yılında başlayan gelişmeler, 21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması’na uzanan sürecin önemli aşamalarından biri oldu. Antlaşmayla Kırım Hanlığı hukuken Osmanlı Devleti’nden bağımsız kabul edildi. Ancak tarihçiler, bu dönemde hanlığın fiilen Rus nüfuzu altına girdiğini değerlendirmektedir.

Bu nedenle antlaşma, Kırım tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.

1783 İlhakına Uzanan Süreç

Küçük Kaynarca Antlaşması’nın ardından Rusya’nın Kırım üzerindeki etkisi daha da arttı. Bölgedeki iç siyasi gelişmeler ve Rus müdahaleleri, hanlığın giderek zayıflamasına neden oldu. Sonuç olarak Rus İmparatorluğu, 1783 yılında Kırım’ı resmen ilhak etti.

Bu gelişme, Kırım Hanlığı’nın siyasi varlığının sona ermesine yol açarken, Kırım Tatarlarının tarihinde de yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Sonuç

1770 yılı, Kırım’ın siyasi geleceğini etkileyen gelişmeler açısından önemli bir dönemi temsil etmektedir. Bu yıl içinde yaşanan askerî ve diplomatik gelişmeler, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ve 1783 ilhakına uzanan sürecin şekillenmesinde etkili oldu. Tarihçiler, bu dönemi Kırım’ın siyasi yapısının değişmeye başladığı yıllar arasında değerlendirmektedir. Kırım tarihinin doğru anlaşılması, bölgenin geçmişini ve Karadeniz’in jeopolitik önemini değerlendirmek açısından günümüzde de önemini korumaktadır

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest