10 Temmuz 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması, Kırım Türkleri için Kara Asrın Başlangıcı

Kırım’ın özgür ve gür sesi olan Kırımınsesi Gazetesi, tarihin en derin yaralarından birini taşıyan o karanlık günün yıl dönümünde, unutulmaz acının hafızasını sizler için tazeliyor.
Bundan tam 252 yıl önce, 10 Temmuz 1774 tarihinde imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Kırım Türkleri için adeta bir yıkımın ve sürgünlerin önünü açan “kara asrın” başlangıcı oldu. Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında imzalanan bu antlaşma, Türk ve İslam tarihi açısından çok ağır bir dönüm noktasını temsil ediyor.
Küçük Kaynarca Antlaşması ile birlikte Osmanlı Devleti, tarihinde ilk defa halkının tamamı Türk ve Müslüman olan bir toprak parçasını kaybetmiştir. Kırım, bu antlaşmayla Osmanlı himayesinden çıkarılarak bağımsız ilan edilmiş, ancak bu durum Rusya’nın yarımadayı tamamen işgal etmesi için siyasi bir zemin hazırlamıştır. Yüzyıllar boyunca İslam medeniyetinin ve Türk kültürünün Karadeniz’deki en güçlü kalelerinden biri olan Kırım, bu tarihten sonra bitmek bilmeyen baskı, asimilasyon ve göç dalgalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde de yankıları süren Kırım davasının temelleri, 10 Temmuz 1774’te atılan o uğursuz imzalarla şekillenmiştir.
Küçük Kaynarca Antlaşması’nın imzalanmasından Rusya’nın Kırım’ı resmi işgaline kadar uzanan sancılı sürecin kronolojik analizi:
Kronolojik Analiz (1774 – 1783)
- 10 Temmuz 1774: Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Kırım, Osmanlı’dan koparılarak sözde “bağımsız” devlet yapıldı.
- 1775 – 1776: Rusya, Kırım’ın iç işlerine müdahale etti. Rus yanlısı Şahin Giray’ı hanlık tahtına geçirmek için askeri baskı uyguladı.
- 1777: Rus ordusu desteğiyle Şahin Giray Kırım Hanı ilan edildi. Halk, Rus güdümlü bu yönetime karşı büyük isyanlar başlattı.
- 1779: Aynalıkavak Tenkihnamesi imzalandı. Osmanlı, Şahin Giray’ın hanlığını tanımak zorunda kaldı; Rusya ise Kırım’dan askerlerini çekmeyi vadetti ancak sözünde durmadı.
- 1782: Kırım halkı Rus baskısına karşı yeniden ayaklandı. Şahin Giray Rusya’ya sığındı. Rus ordusu isyanı bastırmak için yarımadaya kanlı bir giriş yaptı.
19 Nisan 1783: Çariçe II. Katerina, yayınladığı manifesto ile Kırım’ı resmen Rusya İmparatorluğu’na bağladığını ilan etti. “Kara asır” işgalle perçinlendi. Kırım’dan Osmanlı Topraklarına Büyük Göç Dalgaları (Ak Topraklar Göçü)
Küçük Kaynarca Antlaşması ve 1783 yılındaki resmi işgal, Kırım Tatarları için kitlesel sürgünlerin ve demografik yıkımın başlangıcı oldu. Rus baskısından kaçan yüz binlerce Tatar, “Ak Topraklar” olarak gördükleri Osmanlı coğrafyasına sığındı.
- İlk Büyük Dalga (1783 – 1790): İşgalin hemen ardından başladı. Yaklaşık 100.000 Kırım Tatarı, dinlerini ve canlarını korumak için köylerini bırakıp Balkanlar ve Anadolu’ya göç etti.
- Kırım Savaşı Sonrası Kıyamet (1853 – 1856): Rusya, savaşı bahane ederek Tatarları “hain” ilan etti. 1860-1863 yılları arasında yarımadadan adeta bir insan seli aktı; 200.000’den fazla insan Osmanlı topraklarına hicret etmek zorunda kaldı.
- Demografik Çöküş: Göçler sonucunda Kırım’da Tatar nüfusu radikal şekilde azaldı. Boşaltılan köylere Rus, Ukraynalı ve Alman göçmenler yerleştirilerek Kırım süratle Ruslaştırıldı.
- Zorlu Yolculuk ve Kayıplar: Karadeniz üzerinden derme çatma gemilerle yapılan yolculuklarda on binlerce Tatar açlık, salgın hastalık ve deniz kazaları nedeniyle hayatını kaybetti.
- Yeni Yurt Anadolu: Osmanlı Devleti göçmenleri başta Dobruca, Eskişehir, Konya, Adana, Ankara ve Samsun olmak üzere geniş bir coğrafyaya yerleştirdi. Tatarlar, Anadolu’nun tarım ve kültür hayatına büyük katkı sağladı.

