Türkistan Tarihine Yolculuk: Prof. Dr. Kahraman Recebov’un Yeni Kitapları İstanbul’da Tanıtıldı
Yazar: Mustafa Kemal Sallı
Gazete: Kırım’ın Sesi Gazetesi
Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği’nin düzenlediği bir etkinlikte, Türkistan tarihine ışık tutan kitaplarıyla tanınan Özbek bilim adamı Prof. Dr. Kahraman Recebov’u tanımak ve Latin harfleriyle basılmış yeni kitaplarıyla tanışma fırsatı bulduk.
Prof. Dr. Kahraman Recebov (Qahramon Rajabov), Özbekistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü’nde görev yapan saygın bir Özbek tarihçidir. Özellikle Türkistan’ın yakın tarihi, Türkistan Muhtariyeti ve Korbaşılar Hareketi üzerindeki uzmanlığıyla bilinmektedir.
Özbekistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü’nde baş araştırmacı ve tarih bilimleri doktoru olan Prof. Dr. Kahraman Recebov, Türkistan tarihi, Ceditçilik hareketi ve Basmacı (Milli Bağımsızlık) hareketi konusundaki çalışmalarıyla tanınan Özbek tarihçidir. Sayısı 180’i bulan eserleri ve akademik çalışmalarıyla Türk-Özbek tarihine büyük katkılar sunmaktadır.

PROF. DR. KAHRAMAN RECEBOV KİMDİR?
Önce yazımıza konu olan Prof. Dr. Kahraman Recepov’u tanıyalım, sonra ülkemizin değerli bilim insanlarının onun hakkındaki görüş, düşünce ve anılarını dinleyelim.
“1962 yılında Özbekistan’da doğmuş olan Prof. Recebov, 1989 yılında Taşkent Devlet Üniversitesi Tarih Fakültesi’nden onur derecesiyle mezun olduktan sonra 2005 yılında tarih bilimleri doktoru, 2015’te profesör olmuştur. Aralık 1989’dan beri Özbekistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü’nde çalışmaktadır. Bu enstitüde Özbekistan’ın Sovyet Dönemi Tarihi Bölümü’nün başkanlığını ve proje yöneticiliğini yaptı. Şu anda Tarih Enstitüsü’nün Yeni Tarih Bölümü’nde kıdemli araştırmacı olarak çalışmaktadır.
Kahraman Recebov, enstitüdeki çalışmaları sırasında Türkistan’daki bağımsızlık ve yenilik hareketlerini, Türkistan’daki ünlü kişilerin ve liderlerin çalışmalarını, Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Beyaz Rus, Kazakistan ve Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti tarihinde Sovyet rejiminin baskıcı politikasını, Buhara Emirliği ve Hiva Hanlığı’nın Özbek devlet sistemindeki rolünü, Özbekistan’ın şehir, ilçe ve köylerinin tarihini, Bağımsız Özbekistan Cumhuriyeti’nin tarihini ve diğer bilimsel sorunları inceleyerek, Özbekistan tarih bilimine yeni yaklaşım teorisini kazandırdı.
Bilimsel faaliyetleri boyunca Kahraman Recebov, 180 farklı tarih kitabı ve çok sayıda bilimsel derleme, dergi ve gazetelerde 1350’den fazla bilimsel ve popüler makale yayınladı. Prof. Recebov, Özbekistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü’nde bilimsel dereceler verme kurulu ve Özbekistan Ulusal Üniversitesi Bilimsel Kurulu üyesidir. Liderliğinde çok sayıda bilim adamı ve 20’den fazla doktora tezi hazırlanmaktadır.
Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in 26 Ağustos 2023 tarihli kararnamesi ile ‘Emek Şerifi Nişanı’ ve Özbekistan Cumhuriyeti Onursal Yükseköğretim Çalışanı unvanına layık görülmüştür. Bilim insanı ayrıca Kazakistan, Türkmenistan, Türkiye, Azerbaycan ve Başkurdistan’ın çeşitli devlet ödüllerine de layık görülmüştür.”
PROF. RECEBOV HAKKINDA NELER DEDİLER?
Prof. Dr. Recebov’un Latin harfleriyle fakat Özbek Türkçesiyle basılmış yeni kitaplarını tanıtma etkinliğinde, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yasa ve Özbek tarihçinin Türkiye’deki tarihçi dostları görüş ve düşüncelerini dile getirdiler.
Etkinliğin açılış konuşmasını, etkinliğe ev sahipliği yapan Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yasa yaptı. Yasa, Özbekistan Cumhuriyeti Başkonsolosu Muzaffarbek Madrakhimov’a ve konuklara teşekkür ettikten sonra, Prof. Recebov’u onun hakkında konuşma yapacak tarihçi dostlarını tanıtarak özetle şöyle dedi:
“Burada yalnızca dört kıymetli kitabın tanıtımını değil, aynı zamanda Türkistan’ın yakın tarihine ışık tutan önemli bir ilim ve kültür buluşmasına şahitlik etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Türkistan coğrafyası, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren işgallerin, baskıların ve büyük acıların yaşandığı bir dönemden geçmiştir. Ancak bu zorluklara rağmen bu toprakların insanları milli kimliklerini, inançlarını ve kültürlerini korumak için sonuna kadar mücadele vermişlerdir. Kahraman Recebov hocamızın eserleri işte bu mücadeleyi belgelerle, arşivlerle ve ilmi bir bakış açısıyla bizlere aktarmaktadır. Bu eserleri okudukça yalnızca tarihi öğrenmiyor, aynı zamanda geçmişimizi daha iyi anlayarak geleceğimize sağlam bakıyoruz.”
BAŞKONSOLOS MUZAFFERBEK MADRAKHİMOV
Konuşmasına davetlileri selamlayarak başlayan Özbekistan Başkonsolosu Muzafferbek Madrakhimov, Prof. Recebov’un uzun ve zahmetli araştırmalar sonunda ortaya çıkardığı kitapların tarihimiz açısından çok önemli belgeler olduğunu, Recebov’la gurur duyduğunu söyledi ve başarılarının devamını diledi.
PROF. DR. AHAD ANDİCAN
Konuşmasına Özbek Türkçesiyle başlayan Türkistan kökenli tarih cerrahı Prof. Dr. Ahad Andican, özetle şunları söyledi:
“Bugün Kahraman Recebov üstadın şahsında ve onun kitapları özelinde Türkistan, Türkistan tarihi ve Türkistan’ın coğrafyası konusunda; Türkistanlıların, Türkistanlılığın, daha doğrusu dünya tarihi içerisindeki yeri ve muhtemel geleceği konusunda çalışmalar yapmış bir akademisyen olarak gerçekten kendisini hepimizin tanıması gerekiyordu, eserlerini öğrenmemiz gerekiyordu ve yaptığı hizmetler nedeniyle de kendisinin ödüllendirilmesi gerekiyordu. Kahraman Bey, bugün burada takdim edilen kitapların hemen hemen hepsi yoğun bir arşiv verisine dayanıyor. Bu bakımdan çok kıymetli. Türkistan’la ilgili araştırma yapacak olan insanlar açısından referans niteliğinde kitaplardır.”
PROF. DR. ABDULVAHAP KARA
Prof. Dr. Kahraman Recebov’un son kitaplarının Türkiye’de Latin harfleriyle basılıp yayınlanmasında büyük emeği geçen Kazak Kökenli Abdulvahap Kara Prof. Recebov’un çalışmalarının önemini belirterek özetle şunları vurguladı:
“Bugün gerçekten de burada önemli bir toplantı yapmaktayız. Taşkent’ten gelen Profesör Doktor Kahraman Recebov sahasında önemli bir isim. Bugün biz de hocamızla burada bulunmaktan büyük bir mutluluk, onur duyuyoruz. Taşkent’teki Ali Şir Nevai Üniversitesi toplantısında yine hocamızla sohbet ederken işte bu kitaplar fikri geldi. Hocam dedi: ‘Benim böyle dört kitabım var, bunu biz İstanbul’da basabilir miyiz?’ Ben de, ‘Hay hay, bizim tanıdığımız matbaacılar var, yayınevleri var. Bizim için sorun değil İstanbul’da kitap basmak. Bu konuda her türlü yardımı yaparız.’ dedim. Ve bu kitabın bir özelliği var değerli dostlar, bu kitap daha önce Taşkent’te yayınlandı, ama Kril harfleriyle. Şimdi bu elinizde tuttuğunuz kitap Latin harfleriyle yayınlandı. Yani Latin harfleriyle, ama sözü Özbekçe olarak ilk defa biz bunu İstanbul’da gerçekleştirdik. Bu açıdan da bu kitap çok önemli. Çünkü neden? Biliyorsunuz, Türk Devletleri Teşkilatımızın aldığı karar var, ortak Türk alfabesi Latin harfleriyle kitapların yayınlanması hususunda. Bu da onun bir parçasıdır.”
PROF. DR. TİMUR KOCAOĞLU
Özbekistan kökenli olan ve Kurtuluş Savaşı’mız sırasında bize en büyük maddi desteği sağlayan dönemin Buhara Cumhurbaşkanı Osman Kocaoğlu’nun oğlu Prof. Dr. Timur Kocaoğlu, Türkistan’da tarihçiliğin dört önemli dönemi olduğunu ve Kahraman hocanın son dönemin değerli bir temsilcisi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Kahraman Recebov’un, Ahat Andican ve Abdulvahap Kara’nın da söyledikleri gibi, en önemli tarafı, arşiv belgelerine dayanıyor olması. Sovyet’in sahteleştirilmiş belgelerinden tarih çıkarmak büyük bir maharettir. Bu yüzden bu neslin önemi çok büyük. Bugünkü bağımsız Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da, Tacikistan’da da tarihçiler var ve bunlarla, Sovyet devrinin sahteleşmiş tarihinden hakiki tarihçiliğe, yani o birinci ve ikinci dönem, yani bağımsız geçmişin tarihçiliğine, cedit dönemi tarihçiliğine bir dönüş oluyor. Aslında Ceditçilik ölmedi, Ceditçilik zaten hep yeni harekettir. Bugün Türkiye’de olsun, Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da olsun Ceditçilik’in önemi, yani şu andaki yazmakta olan tarihçiler, bu cedit döneminin devamı oluyorlar. Hem cedit dönemine atıf yapıyorlar hem de kendileri de o ceditçilerin yarım bıraktığını tamamlıyorlar.”
PROF. DR. SALİH AYNURAL
Ailesi Türkistan coğrafyasından Türkiye’ye göç eden değerli iktisat tarihçimiz Prof. Dr. Salih Aynural ise konuşmasında, Türk dünyasının entegrasyonunda ortak tarih bilincinin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Bizler kökleri Türkistan’da, dalları Anadolu’da olan büyük bir çınarın parçalarıyız. Kahraman Hocamızın titiz arşiv çalışmaları, unutturulmak istenen ortak geçmişimizi yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Sovyet döneminde karartılan sayfaların, bugün bizzat bölgenin yetiştirdiği öz evlatları tarafından aydınlatılması tarihi bir adalettir. İstanbul’da basılan bu eserler, genç nesillerin kökleriyle bağ kurmasını sağlayacak köprülerdir. Bu kıymetli çalışmaları Türk akademisine ve okuyucusuna kazandıran herkesi yürekten kutluyorum.”
SONUÇ
Etkinlik, Türk dünyasından gelen çok sayıda seçkin davetlinin katılımı, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve Prof. Dr. Kahraman Recebov’un İstanbul’da ilk kez Latin harfleriyle basılan eserlerini okurları için imzalamasıyla son buldu.
Türkistan’ın bağımsızlık mücadelesini ve gerçek tarihini belgeleriyle ortaya koyan bu kıymetli eserlerin, Türk dünyasının ortak geleceğine rehberlik etmesini temenni ediyor; kıymetli hocamıza akademik hayatında başarılar diliyoruz.
Türkistan Tarihine Yolculuk – Prof. Dr. Kahraman Recebovhttp://Türkistan Tarihine Yolculuk – Prof. Dr. Kahraman Recebov
Yazar: Mustafa Kemal Sallı
Gazete: Kırım’ın Sesi Gazetesi

