Şuşalılar, şehre çocuklarıyla dönecekler

Şuşalılar, 28 yıldan fazla işgal altında bulunan vatanlarının artık esir değil, özgür bir şehir olmasının sevincini yaşıyor.

Dağlık Karabağ’ın sembol şehirlerinden Şuşa’nın gerçek sahipleri olan Azerbaycanlılar, bir zamanlar terk etmek zorunda kaldıkları memleketlerinde artık üç renkli Azerbaycan bayrağının dalgalanmasını kutluyor.

Şuşalılar, yıllardır ayrı kaldıkları vatanlarına kavuşacakları, özlemlerine son verilecek günü iple çekiyor.

Bakü’de yaşayan Necefovlar ailesinde de Şuşa sevinci yaşanıyor. Taleh Necefov (54) ve eşi Vesile Necefova, gençliklerinin şehri olan Şuşa’ya dönmek için yetkililerden gelecek talimatları bekliyor.

Necefovlar, 1991’de Şuşa’da dünya evine girmiş bir çift. Fakat doğdukları topraklardaki aile mutlulukları uzun sürmemiş ve Ermenistan’ın işgali sonucunda Bakü’ye taşınmak zorunda kalmışlar. Yıllarca memleket hasretiyle yaşayan çift, çocuklarını şimdiye kadar görmedikleri Şuşa’nın sevdalısı olarak yetiştirmiş.

Necefov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “28 yıldır her gece Şuşa’yı rüyamda görüyordum. İşgalden kurtarıldıktan sonra artık görmez oldum.” dedi.

Şuşa’yı canından çok sevdiğini ve özlediğini belirten Necefov, “Ecdadımızın mezarı orada. O şehrin güzelliği anlatmakla bitmez. İnsanları cana yakındı. Bakü’de çok iyi evimiz, ortamımız var fakat vatanımız yoktu. Şükürler olsun artık vatanımız geri döndü.” ifadelerini kullandı.

Necefov, Azerbaycan’a verdiği destek için Türk halkına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

“Şuşa hayaldi, gerçek oldu.” diyen Necefov, “Duygularımı kelimelerle ifade edemiyorum. Oraya dönersem belki kalbim sevinçten duracak.” şeklinde konuştu.

Vesile Necefova da, “Şuşa benim için hayat demek. Biz Karabağ’da büyüdük. Bu 28 yıldır da Bakü’de misafirdik. Allah’a şükürler olsun artık vatanımıza döneceğiz.” dedi.

– “Bir an bile Şuşa’yı unutmadım”

Şuşalı Muzaffer Babayev (68) de yıllardır memleket hasretiyle yaşayan bir öğretmen. Aynı zamanda şair de olan Babayev, özlemini yazdığı dizelere, mısralara yansıtmış. Babayev’in iki kitabında yer alan tüm şiirlerde Şuşa’nın ismi geçiyor.

Babayev, “Şuşa benim için kutsal bir şehirdir. Kendimi hiçbir zaman Şuşa’sız hayal edemedim. Bir an bile Şuşa’yı unutmadım. Şükürler olsun ki artık vatanımız özgür.” dedi.

Ermenilerin kendisini 28 yıldır vatanından uzak tuttuğunu belirten Babayev, “28 yıldır annemin mezarını ziyaret edemiyorum. Ecdadımızın mezarlarını bile tahrip etti onlar. Her gün Allah’a dua ettim topraklarımızın kurtuluşu için. Dualarım kabul oldu. Şu an deseler koşarak giderim Şuşa’ya.” ifadesini kullandı.

Azerbaycan tarih ve kültürünün simgelerinden olmasının yanı sıra hem bölgeye hakim coğrafi konumu hem de Dağlık Karabağ’ın en büyük şehri Hankendi’ye giden yolun üzerinde bulunması nedeniyle stratejik önem taşıyan Şuşa, 8 Mayıs 1992’de Ermenistan güçlerince işgal edilmişti.

Azerbaycan ordusu, Şuşa’yı 8 Kasım’da işgalden kurtarmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest