GenelGüncelKırım'ın Sesi Gazetesi

Qırımda Siyasi Tutsakların Sağlık Durumu Kritik

KIRIM (Kırım’ın Sesi) – Vatan Kırım’da, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve Kırım Tatar aktivistlerine yönelik sistematik hak ihlalleri katlanarak devam ediyor.

vatan kırım
vatan kırım

Son dönemde Rusya Federasyonu cezaevlerinde yasa dışı olarak alıkonulan Kırım siyasi tutsaklar sağlık durumu kritik seviyeye ulaşmış durumdadır. Rus cezaevi yönetimlerinin, tutuklu bulunan soydaşlarımıza yönelik bilinçli tıbbi ihmal ve hak mahrumiyeti politikaları uluslararası camiada büyük bir endişe uyandırmaktadır. Haklarında hiçbir somut delil bulunmaksızın kurgu davalarla özgürlüklerinden mahrum bırakılan siyasi tutsaklar, hapishane şartlarında adeta ölüme terk edilmektedir.

Kırım Tatar halkının haklarını savunan sivil toplum kuruluşları ve bağımsız insan hakları örgütleri, cezaevlerindeki bu vahim durumu “tıbbi işkence” olarak nitelendiriyor. İnsan hakları merkezlerinin yayımladığı son raporlara göre, yüzlerce Kırım Tatarı ve Ukraynalı siyasi tutuklu, Rusya’nın ücra köşelerindeki ceza infaz kurumlarında en temel insani ve hukuki haklarından mahrum bırakılmaktadır. Kırım’ın Sesi olarak, işgal altındaki topraklarda yaşanan bu sessiz çığlığı ve cezaevlerindeki kritik insanlık dramını tüm boyutlarıyla mercek altına alıyoruz.

İYönetimin Değişmeyen Stratejisi: Tıbbi İhmal ve Hak İhlalleri

Rusya Federasyonu, 2014 yılında Kırım Yarımadası’nı gayrimeşru bir şekilde işgal ettiğinden bu yana Kırım Tatar halkını baskı altında tutmak için her türlü yolu denemektedir. Yarımadada yükselen muhalif sesleri kısmak amacıyla kurgulanan “Hizb-ut Tahrir” veya benzeri sözde terör örgütü davaları, kitlesel tutuklamaların en büyük aracı haline gelmiştir. Bu davalar kapsamında yasa dışı olarak alıkonulan soydaşlarımızın en temel insani hakkı olan sağlık ve tedaviye erişim hakkı açıkça gasp edilmektedir.

Siyasi tutsakların sevk edildikleri Rus hapishanelerindeki fiziki şartlar, insan onuruna tamamen aykırı bir yapıda seyretmektedir. Nemli, soğuk, aşırı kalabalık ve hijyenden uzak hücrelerde tutulan mahkumlar, kısa sürede kronik hastalıklara yakalanmaktadır. Zaten kronik rahatsızlığı bulunan yaşlı veya hasta tutsaklar ise gerekli ilaçlara erişemedikleri için hayati tehlikeyle burun buruna yaşam mücadelesi vermektedir. İnsan Hakları Merkezleri tarafından paylaşılan verilere göre, günümüzde yüze yakın Kırım siyasi tutsağının acil tıbbi bakıma ve bağımsız doktor muayenesine ihtiyacı bulunmaktadır.

Cezaevlerinden Yükselen Feryat: Sağlığı Kritik Seviyede Olan İsimler

Kırım Dayanışması platformunun ve mağdur ailelerinin aktardığı somut vakalar, cezaevlerindeki durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Kurgu davalar neticesinde ağır hapis cezalarına çarptırılan birçok Kırım Tatarı, hapishane yönetimlerinin bilinçli ihmalleri nedeniyle geri dönülemez sağlık sorunlarıyla pençeleşmektedir.

Son olarak, 50 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov’un sağlık durumunun Rusya’daki cezaevinde ciddi şekilde kötüleştiği bildirilmiştir. Ailesinin ve avukatlarının aktardığı bilgilere göre, Mamutov’da yüksek kan şekeri, böbrek taşı sorunları ve tahammül edilemez sırt ağrıları baş göstermiştir. Hücre şartlarında hızla kilo kaybeden Mamutov’un gerekli tıbbi tetkiklerden geçirilmesi talepleri cezaevi idaresi tarafından sürekli olarak reddedilmektedir.

Benzer şekilde, yıllardır Rus zindanlarında tutulan Tofik Abdülgaziyev’in durumu da kamuoyunda derin bir yankı uyandırmıştır. Yaklaşık 7 yıldır farklı cezaevleri arasında sürgün edilen Abdülgaziyev, bu süreçte tam 48 kilo kaybetmiş ve cezaevinde beyninde kötü huylu tümör tespit edilmiştir. Rus doktorların operasyonun son derece riskli olduğunu belirtmesine rağmen, bağımsız sağlık heyetlerinin müdahalesine izin verilmemektedir. Şaban Umerov, Amet Süleymanov ve daha onlarca Kırım Tatarı siyasi tutsak da benzer şekilde ölümcül risklerle karşı karşıya bulunmaktadır. Geçmiş yıllarda Cemil Gafarov ve Kostiantyn Shyrinh gibi isimlerin uygun tedavi sağlanmadığı için Rus cezaevlerinde hayatını kaybetmesi, mevcut endişelerin ne kadar haklı olduğunu ispatlamaktadır.

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Verileri İhlalleri Kanıtlıyor

Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından hazırlanan resmi raporlar, hak ihlallerinin dönemsel olarak nasıl tırmandığını sayısal verilerle ortaya koymaktadır. Yapılan istatistiki çalışmalara göre, Kırımlı siyasi tutsakların sağlık hakkının ihlaline yönelik vakalar her geçen yıl daha da artış göstermektedir. İşgalci mahkemeler, ağır hasta olan tutukluların “hastalık nedeniyle tahliye” veya “ev hapsi” taleplerini sistematik olarak reddetmektedir. Bu tutum, Rusya’nın iç hukuk kurallarını ve altına imza attığı uluslararası sözleşmeleri açıkça çiğnediğinin en somut kanıtıdır.

Uluslararası Hukuk ve Cenevre Sözleşmesi Yok Sayılıyor

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları İzleme Misyonu ve uluslararası hukuk kurumları, işgalci güç olan Rusya’nın, kontrolü altındaki topraklarda yaşayan sivillerin can güvenliğinden ve sağlığından birinci derecede sorumlu olduğunu defaatle hatırlatmaktadır. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi uyarınca, işgal altındaki bir bölgeden sivillerin zorla başka bir ülkeye sürgün edilmesi veya orada yargılanması yasaktır. Ancak Rusya, Kırım Tatarlarını kendi topraklarından kopararak Rusya Federasyonu’nun iç bölgelerine sürmekte ve buralarda her türlü dış dünyadan izole ederek cezalandırmaktadır.

Aile görüşmelerinin kısıtlanması, savunma haklarının engellenmesi, avukatlara yönelik baskılar ve hücre cezalarıyla siyasi tutsakların psikolojik ve fiziksel dirençleri kırılmak istenmektedir. Kırım Tatar halkının milli ve dini kimliğini hedef alan bu asimilasyon ve yıldırma politikası, adeta 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü zihniyetinin modern bir devamı niteliğindedir.

Sonuç ve Değerlendirme

Vatan Kırım’da her geçen gün katlanarak artan bu baskı iklimi, sadece yarımadadaki soydaşlarımızın özgürlüğünü değil, doğrudan yaşam haklarını tehdit eder bir boyuta ulaşmıştır. Kırım siyasi tutsaklar sağlık durumu, artık uluslararası diplomasinin ve insan hakları örgütlerinin en öncelikli gündem maddesi olmak zorundadır. Tıbbi işkence yöntemleriyle yavaş yavaş ölüme sürüklenen Kırım Tatar aydınlarının, gazetecilerinin ve aktivistlerinin kurtarılması için küresel düzeyde somut yaptırımların uygulanması elzemdir.

Kırım’ın Sesi olarak, Kırım Tatar halkının haklı davasını, tarihi ve kültürel kimliğini savunmaya devam ederken; zindanlarda haksız yere tutulan soydaşlarımızın da sesi olmayı sürdüreceğiz. Uluslararası toplumu, BM organlarını ve Türk Dünyası’nı, Kırım’daki bu insanlık dramına karşı daha gür bir ses çıkarmaya ve işgalci Rus yönetimine baskı uygulamaya davet ediyoruz.

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest