RUMELİ ANADOLU’NUN AVRUPA’DAKİ GÖNLÜDÜR

Üç yanı yüksek dağlarla çevrili Saraybosna’yı görenler, kendilerini Anadolu’nun bir şehirinde sanırlar. Şehirin dört bir yanından göklere uzanan minareleri, kurşun kubbeleri, medreseleri, hanları ve çarşılarıyla Saraybosna, Balkanların Bursa’sıdır. Şeki Kafkaslardaki, Saraybosna Balkanlardaki, Bursa’nın kardeşidir. Her üçü de Asya’dan Avrupa’ya ilerlerken, ardına “çil çil kubbeler serpen”, Türklerin tarihinden silinmez izler taşır.
***
Bosna’nın siyasal ve kültürel varlığı, bin yıl öncesine kadar uzanır. O günden bugüne, değişik ülkelerin saldırılarına uğrayan Bosna, belirli alanlarda bağımsız kültürel yapısını korumayı başarmıştır. Bosna’nın acılarla geçen tarihi, Katolik Hırvatlarla, Ortodoks Sırplar arasındaki çatışmalarla doludur. Bosna Hristiyanlığın iki yorumu karşısında, hiçbirine katılmadan teslis karşıtı, İslam’a yakın Bogamillerin yolunu benimsemiş ve Balkanlarda dengeleyici bir işlev yüklenmiştir.
***
Bosnalılar İslamla Kuzey Afrika, İspanya ve Sicilya yoluyla, Türkler gelmeden önce karşılaşmışlardır. Harun Han Şirvani “Muslim Colonies in France Northern Italy and Switzerland” isimli kitabında, Müslümanların Osmanlı öncesi Avrupa topraklarına gelişlerini anlatır. Bosna Fatih’le 1463’de Osmanlı ülkesine katılmıştır. Bugünkü sınırlarıyla Bosna ve Hersek’in, Osmanlıların Millet Sistemine katılması, 1526’daki Mohaç Savaşından sonra gerçekleşmiştir.
***
Osmanlıların Bosna’daki varlıkları, 1878’de Avusturya’nın bölgeyi işgal etmesine kadar devam etmiştir. Türklerin Balkanlara gelişiyle, Bosna’da İslam zorlamadan kendiliğinden, Bosna ve Hersek’in merkezinden, çevresine doğru genişleyerek yayılmıştır. Bölgenin Slav kökenli yeni Müslüman toplumu “Bosnalı” anlamına gelen “Boşnak” olarak isimlendirilmiştir. Anadolu’nun kapıları Boşnaklara sonuna kadar açılmış, İstanbul’da “Yeni Bosna”lar kurulmuştur.
***
Avusturya yönetiminin 1918’den sona ermesinden sonra, Bosna ve Hersek, bugünkü sınırlarıyla, 1918’de Yugoslavya federal devletler topluluğuna katılmıştır. Paris’te 1947’de yapılan anlaşmayla, Eski Yugoslavya’nın iç ve dış sınırları, bütün ülkelerce kabul edilmiştir. Sovyetler Birliğinin dağılması ve Doğu Avrupa’daki gelişmeler, Yugoslavya’nın da dağılmasına yol açmıştır. Izzetbegoviç’in öncülüğünde 1990’da, Bosna’da Demokratik Eylem Partisi yönetimi ele almıştır.
***
Bosna Devleti Avrupa ile birlikte, bütün dünyaya örnek olabilecek, post modern yönetime sahip bir ülkedir. Müslüman, Yahudi, Ortodoks ve Katolik Hristiyanlar, bugüne kadar bir arada hoşgörü içinde yaşamışlardır. Sırp ve Hırvat ırkçıları savaş sırasında, suçlu suçsuz, genç yaşlı, kadın erkek, hiçbir ayrım gözetmeden, Bosna’da yüzbinlerce insanın kanına girmişlerdir. Saraybosna savaş boyunca, dünyanın en dehşet verici, iç savaşlardan birini yaşamıştır.
***
Bosna Osmanlıların çok uluslu, çok dinli, çok dilli yöntemini gelecek yüzyıla taşıyacaktır.
***
Bosna’nın çok kültürlü yapısının korunması, Avrupa’nın da korunmasıdır.
***
Toprakları ormanlarla kaplı Bosna, Balkanların sevilen ülkesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest