Orta Asya diye bir yer yok, orası Ulu Türkistan!

Sənan Qılıncarslan Qacar / Azerbaycan

Doğu Türkistan meselesinin öncelikle bir coğrafi algı meselesi olduğunu idrak etmek, Türkiye’den başlamak üzere bütün Türk coğrafyasında Orta Asya kavramının ufunetinden bir an önce kurtulmakla işe başlayalım. Türkistan diye bir coğrafyanın mevcudiyetini yeniden görünür kılmalı, daralan/daraltılan ufkumuzu olması gereken perspektife iade etmeliyiz. Şincan diye bir yerin hiçbir zaman mevcut olmadığını harita üzerinde ispat ettiğimiz gün, işte o gün, bütün dünya Çin’in orada işgalci olarak bulunduğunu kendiliğinden anlamış olacak.

Çin Komünist Partisi’nin uluslararası yayını Global Times gazetesi 16 Temmuz günü Devlet Başkanı Şi Cinping’in İç Moğolistan Özerk Bölgesi’ne yapmış olduğu ziyareti ‘insan merkezli gelişme’ başlığıyla verdi. Devlet başkanı olmanın yanında hem Komünist Parti Genel Sekreteri hem de Merkez Askeri Komisyon yöneticisi sıfatlarını şahsında toplayan Şi Cinping, gazetenin bildirdiğine göre bölgede bir teftiş gezisi yapmış ve ülkenin kuzey sınırlarında gördüklerinden hayli memnun kalmış.

Gazetenin internetteki sayfasına baktığınızda ise uzun zamandır orada bulunan bir banner dikkat çekiyor. Bir elini kaldırmış, geleneksel kıyafetler içinde gülümseyen Doğu Türkistanlı kız figürünün yer aldığı banner’in üzerinde ‘Gerçek Şincan’ı keşfetmek’ ibaresi yazılı. Çelişkiye bilmem, dikkat ettiniz mi? İç Moğolistan ve Şincan. Çin hükümetini Moğol kelimesi pek rahatsız etmişe benzemiyor fakat iş Doğu Türkistan’a gelince tamamen değişiyor? Neden?

ULU TÜRKİSTAN’I UNUTTURDULAR

Emperyalizmin coğrafya algısına uyarak Orta Asya dediğimiz bölgenin asıl adı Türkistan. Bu adın uzun bir geçmişi var. Batısını Rusya, doğusunu Çin yutmuş. Batısını mikro milliyetçilik esasına dayalı isimler işgal ederek Türkistan adı unutturulmuş: Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan… Doğusu doğrudan işgal mantığına kurban giderek Çin tarafından ‘yeni toprak’ adıyla ilan edilmiş: Şincan…

İyi de bize ne onların coğrafya algısından? Kadim Türk yurdu Türkistan’a biz niye Orta Asya diyelim ki? Elin Rus’u, Çin’i, Alman’ı, İngiliz’i varsın ne derse desin, bize ne oluyor yahu?

Çin özeline gelirsek, Tibet ve Moğolistan gibi diğer etnik unsurları tereddütsüz kabul eden işgalci Çin zihniyeti acaba niçin Doğu Türkistan kelimesinden bu denli çekiniyor da ucube, nev zuhur ‘Şincan’ kelimesine bu derece sarılmak durumunda kalıyor?

Şİ CİNPİNG’İN YÜZÜ NEDEN GÜLÜYOR?

Doğu Türkistan dersen “Batısı nerde bunun?” sorusu akla gelecek çünkü. Dikkat edin; İç Moğolistan deyince ‘Dış Moğolistan’ın akla gelmesi gibi değil bunun neticesi. Tarih boyunca adını sadece Cengiz Han marifetiyle duyuran Moğolların bugünkü sayısı toplasan 10 milyonu bulmuyor. Türkiye’nin iki misli büyüklüğündeki bağımsız Moğolistan dünyanın nüfus yoğunluğu en düşük ülkelerinden biri. Ülkedeki nüfus 3 milyonu biraz geçiyor. Çin’in İç Moğolistan Özerk Bölgesinde yaşayan nüfusun ise sadece yüzde 20’sini Moğollar oluşturuyor. Bu da yaklaşık 5 milyon civarı bir nüfusa karşılık geliyor.

İç Moğolistan ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yüzü neden bu denli gülüyor, şimdi anlayabildik mi? Global Times gazetesinin attığı ‘İnsan merkezli gelişme’ başlığı bu rakamlardan sonra daha bir anlaşılır hale geldi, öyle değil mi? Evet, Çin Moğol kimliğini resmen yutmuş durumda. Varsın adı üç gün daha anılsın. Kime ne fayda?

DOĞU TÜRKISTAN MESELESİ FARKLI

Oysa Doğu Türkistan öyle mi? Oradaki nüfus, bakmayın 10-15 milyon sözlerine, 35 milyondan aşağı değil. Batı Türkistan ile birlikte anıldığında, yani Ulu Türkistan nüfusuna dâhil edildiğinde ise çıkan rakam 100 milyon. Buna Türkiye’yi ve Azerbaycanı ekleyin. Kaç etti? 190 milyon… Meseleyi kavrayabildik mi?

Türkistan kelimesini kullanırsan 190 milyonu bir potaya toplamış oluyorsun. 190 milyon insanı birbiriyle hemhal ediyor, birbiriyle ilgilenir hâle getiriyorsun. Coğrafya algısı işte bu yüzden önemlidir. İşte bu yüzden Orta Asya kelimesini dilimizden çıkarıp Türkistan kelimesine dönüş yapmak milli bir dava haline gelmelidir. Haritalardan Orta Asya kelimesi derhal çıkarılmalı, bölgeye Türkistan damgası vurulmalıdır. Çin niye İç Moğolistan diyor da Doğu Türkistan demiyor? İşte bunun için aziz kardeşim. Rusya niçin Batı Türkistan demiyor da Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan diyor? İşte bu yüzden. Peki, bize ne oluyor da Müslüman Türk’ün yurdunu işgal eden zihniyetin kafasıyla hareket ediyoruz? Allah aşkına, aklımızı bir an önce başımıza devşirelim ve şu vahim yanlıştan derhal dönelim!…

22 DE BIZIM DEĞİL 37 DE…

Global Times gazetesinin 13 Temmuz tarihli manşetinde 22 Batılı ülkenin Doğu Türkistan konusunda Çin’i eleştirmesine mukabil, 37 ülkenin Çin’in yanında yer aldığı vurgulanıyor; bu ülkelerin arasında Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Cezayir ve Pakistan gibi Müslüman çoğunluğa sahip ülkeler bilhassa öne çıkarılmaya çalışılıyor. Birleşmiş Milletler nezdindeki ülke büyükelçilikleri tarafından Çin hükümetinin Doğu Türkistan politikalarına destek amaçlı sunulan ortak mektubun metni incelendiğinde ise ortada bir tiyatro olduğu açıkça görülüyor.

Bakın, ne yazıyor mektupta:

“Terörizm, bölücülük ve dini aşırılık Şincan’daki bütün etnik gruplar arasında büyük bir yıkıma yol açmaktadır. Bu durum hayat hakkı dahil sağlık ve kalkınma gibi pek çok alanda gerilemeye neden olmakta, insan hakları konusunda ciddi ihlallere kapı aralamaktadır. Son derece ciddi terör ve aşırılık tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Çin hükümeti Şincan bölgesinde terör ve radikalizm karşıtı bir dizi tedbir almak durumunda kalmıştır. Meslek edindirme ve eğitim merkezleri bu tedbirlerden biridir.”

MEKTUBU YAZAN ÇİN BÜYÜKELÇİSİ

El insaf!… BM Çin Büyükelçisi tarafından yazılıp 37 ülke temsilcisi tarafından gözü kapalı imzalanmış bir metinle karşı karşıyayız. Mektuba imza atan 37 ülkenin her birine tek tek soruyoruz:

“Çin tarafından kulağınıza sufle edilenler dışında Doğu Türkistan’da yaşananlar hakkında ne biliyorsunuz? Ortada son derece ciddi iddialar söz konusuyken Kaşgar’da veya Urumçi’de temsilcilik açıp oralarda neler olup bittiğini takip etme namına bir çabanız oldu mu? Olmadıysa bilmediğiniz bir konuda ahkam kesme cesaretini nereden buluyorsunuz?”

Sükût etmeyi, tarafsız kalmayı bile beceremeyip Müslüman ve de mazlum Doğu Türkistanlı kardeşine karşı dinsiz, kitapsız, komünist Çin rejimini destekleyen sözüm ona Müslüman ülkelere söylenecek sözümüz yok. Peygamber Efendimizin (sav)“El mer’ü mea men ehabbe” sözü yeter onlara. Bırakalım, mahşerde çok sevdikleri Çinli komünistler ile birlikte haşr olsunlar.

TESCİLLİ İKİYÜZLÜLER

Hele şu Avrupalılara ne demeli? Mülteci gemilerini Akdeniz’in ortasında kaderine terk edip limanlarına sokmayan, hâmile kadınlara ve minicik bebelere bile merhamet etmeyenlerin Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler için bu denli hassasiyet göstermesi acaba binlerce kilometre ötede olmalarından mı kaynaklanıyor? Öyle ya, davulun sesi ne de olsa uzaktan kulağa hoş geliyor! Batı dünyası rekabet içinde olduğu Çin’e karşı kendince bir koz ele geçirmiş, Doğu Türkistan meselesini bir o yana, bir bu yana topaç gibi evirip çeviriyor. Tescilli ikiyüzlülerden Doğu Türkistanlı kardeşime fayda geleceğini ummak ahmaklıktan başka bir şey değildir. Batı dünyası yarın bir şekilde Çin ile uzlaşırsa Doğu Türkistan’ın gözyaşlarını asla umursamayacaktır. Konjonktürel desteklere fazla bel bağlamanın sonu hüsran olur.

NE YAPMALI?

Ne demiştik? 22 de bizim değil, 37 de… Dolayısıyla Batı ile Çin arasında sıkışmış Doğu Türkistan için kalıcı, sürdürülebilir bir yol haritasına ihtiyaç var. Bu yol haritasında önceliklerin doğru belirlenmesi; doğru zamanda doğru işlerin doğru sırayla yapılması büyük bir önem arz ediyor.

Peki, ne yapmalı, önce nereden başlamalı?

Evet, yine geldik başladığımız noktaya…

Doğu Türkistan meselesinin öncelikle bir coğrafi algı meselesi olduğunu idrak etmek, Türkiye’den başlamak üzere bütün Türk coğrafyasında Orta Asya kavramının ufunetinden bir an önce kurtulmakla işe başlayabiliriz. Türkistan diye bir coğrafyanın mevcudiyetini yeniden görünür kılmalı, daralan/daraltılan ufkumuzu olması gereken perspektife iade etmeliyiz. Şincan diye bir yerin hiçbir zaman mevcut olmadığını harita üzerinde ispat ettiğimiz gün, işte o gün, bütün dünya Çin’in orada işgalci olarak bulunduğunu kendiliğinden anlamış olacak.

Gün algıların savaştığı gündür. Bunu sakın unutma!…

Süleyman Şahin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest