OLUŞMAKTA OLAN EKOLOJİDE BİR ÜLKE AĞLARKEN BİR ÜLKE GÜLMEZ

Ekoloji canlıların, doğal çevre içinde, varlıklarını sürdürürken, birbirleri arasındaki, iletişim ve etkileşim ilişkilerini inceler. Ekonomi ise, üretim, sermaye ve tüketim üçgeninde, insanların birbirleriyle olan iletişimini ve etkileşimini araştırır. Bütün bilimler gibi, hem ekoloji hem ekonomi, her alanda hayatın sürdürebilirliğini sağlamak için, insanın doğal ve toplumsal çevresiyle, uyumsuzluklarını gidermeye çalışır.
*
Dünyadaki ekolojik dengelerle birlikte, ekonomik dengelerin altüst olmaları, çevresel, siyasal, kültürel ve ekonomik sorunların, birbirlerini etkileyen bütünlük ve süreklilik içinde, ele alınmalarını gerekli kılmaktadır. Dünyanın çok boyutlu çevresel, çok köklü ekonomik, çok önemli siyasal ve çok derin kültürel sorunları vardır. Bu yüzden bütün ülkelerde, hayatın güvencesi olan, ekolojinin ekonomisini, ekonominin ekolojisini araştıran, çalışmalar hızla artmaktadır.
*
Doğal kaynakların bedelsiz sanılması, dünyanın ekonomik ve ekolojik dengelerini altüst etmektedir. Dünyada sayıları ileri boyutlara ulaşan, arabaların karbon salınımları, bütün ülkeleri çok boyutlu, çevre sorunlarıyla karşı karşıya getiriyor.Her insan Fransa’da tasarlanan elbiseler giyerek, Hindistan’daki pamuk yetiştiricisinden, Brezilya’daki iplik, Türkiye’deki kumaş üreticisine kadar, dünyada milyonlarca üreticinin ve tüketicinin hayatını etkiliyor.
*
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mısralarına benzetilerek söylenirse, insanlar ekolojinin ekonomisinin, ekonominin ekolojisinin ne bütünüyle içindedirler, ne de bütünüyle dışındadırlar. Ekonominin ve ekolojinin insanların değerlerinden arındırılarak, davranışlarından soyutlanması mümkün değildir. İnsanların rant elde etmek için, her yolu mubah görmeleri, dünyayı büyük bir savaş alanına dönüştürmüştür. Ekonominin ve ekolojinin odak noktasında insan vardır.
*
Ekolojiyi ekonomiden, ekonomiyi ekolojiden ayırarak, aralarına aşılmaz duvarlar örenler, fiziksel ürün ve hizmet üretiminden daha çok, finansal ürün ve hizmet üretiminde yarışırlar. Finansal alandaki getiri yarışıyla, hayatın bütün boyutlarında, canlılar arasındaki doğal yasalardan önce, insanların elinde doğallığını yitiren yasalar, ağırlık ve önem kazanırlar. Doğallığını yitiren ekonomi, üretici kuruluşlardan önce, paradan para kazanan bankaları güçlendirir.
*
Ekolojide olduğu gibi, ekonomide de tekelci bir yapı değil, çokelci bir yapı olmalıdır. Nasıl ekolojide, bütün canlılar arasında eşsiz bir uyum ve düzen varsa, ekonomide de insanlar arasında eşsiz bir uyum ve düzen olmalıdır. Ekoloji tabiatın, ekonomi hayatın şarkısıdır. Tabiatın şarkısının güftesi olmadan, hayatın şarkısı bestelenmez.
*
Ekolojik bilinçle ekonomik bilinç, ortak alanlarını yitirirlerse, suyuyla, havasıyla, toprağıyla, çevresiyle, kültürüyle, politikasıyla ve ekonomisiyle insan kirlenir.
*
Tabiat ekolojinin, insan ekonominin temelidir. İnsan yitirilirse, her şey yitirilir.
*
Ekonomi ekolojiye uyum sağlayamazsa, doğal krizlerin üstesinden gelemez.
*
Ekoloji dünyasında, ağaçlara taş atanlara, ağaçlar gül atmaz.
*
Ekolojideki etki ve tepki yasasına,kimse meydan okuyamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest