GenelKırım'ın Sesi GazetesiTürk Dünyası

Kırım, ne Rusya’nın askeri üssüdür ne de Ukrayna’nın siyasi pazarlık malzemesidir!

Dünya Kırım Tatar Derneği Genel Merkezi, Karadeniz ve Kırım ekseninde derinleşen küresel çatışmalar karşısında, Kırım Tatar halkının sarsılmaz tarihi duruşunu ve üçüncü yol iradesini beyan eden hayati bir resmi açıklama yayımlamıştır. Yarımadadaki son saha gelişmelerini ve halkımızın her iki güce karşı olan haklı duruşunu içeren bu metni okuyucularınızın ve kamuoyunun takdirine sunar, yayın organınızda yer ayırmanızı rica ederiz.

DÜNYA KIRIM TATAR DERNEĞİ’NDEN TARİHİ ÇIKIŞ: “KIRIM TATARLARI NE RUSYA’YA NE UKRAYNA’YA GÜVENMEKTEDİR!”
“İki slav gücünün jeopolitik savaşı arasında kalan halkımız için perde arkasındaki nihai hedef, yüzyıllardır değişmeyen ‘Tatarsız Kırım’ ajandasıdır.”

SEYDİŞEHİR/ KONYA – Son dönemde Karadeniz ve Kırım ekseninde derinleşen askeri ve siyasi çatışmalar, vatanımız Kırım’ın ve kadim halkımızın geleceğini bir kez daha küresel güçlerin pazarlık masasına taşımıştır. Dünya Kırım Tatar Derneği olarak, yarımadada yaşanan son gelişmeleri değerlendirirken, halkımızın tarihsel hafızasından süzülen en yalın gerçeği dünya kamuoyuna ve öz vatanımızda baskı altında yaşayan soydaşlarımıza ilan etmek mecburiyetindeyiz:

Kırım Tatarları ne Rusya’ya ne de Ukrayna’ya asla güvenmemektedir. Bizim için bu iki devletin de perde arkasındaki nihai hedefi, yüz yıldır uygulanan “Tatarsız Kırım” ajandasıdır.

Bugün halkımız, iki büyük slav gücünün jeopolitik savaşı arasında tam anlamıyla iki ateş arasında bırakılmıştır. Bu doğrultuda, sarsılmaz milli duruşumuzu şu maddelerle ilan ediyoruz:

1. Rusya’nın Kanlı Ajandası: Açık Soykırım ve İşgalcilik

Çarlık döneminden Sovyet rejimine, Stalin’in 1944 Büyük Sürgünü’nden 2014 yılındaki gayrimeşru ilhaka kadar Rusya, Kırım Tatar halkını yok etmeyi milli bir politika haline getirmiştir.

  • Bugün Kremlin, Kırım’ı Tatarlardan arındırılmış askeri bir nükleer karakol haline getirmek istemektedir.
  • Evlerimizi basan, milli meclisimizi yasaklayan, soydaşlarımızı düzmece davalarla zindanlara atan ve bizi zorla kendi işgal partisine üye yapmaya çalışan Rusya Federasyonu, halkımızın can düşmanıdır ve hiçbir meşruiyeti yoktur.

2. Ukrayna’nın Samimiyetsizliği: Geç Kalınmış Adımlar ve Pragmatizm

Diğer taraftan, Ukrayna yönetiminin tarihsel süreçteki ihmalkarlığı ve samimiyetsizliği de hafızalarımızda tazedir.

  • Ukrayna, bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından vatanımızın işgal edildiği 2014 yılına kadar geçen 23 yıl boyunca, sürgünden dönen Kırım Tatarlarının haklarını kasıtlı olarak görmezden gelmiştir. Rus yanlısı nüfusu küstürmemek adına mülkiyet haklarımız, toprak taleplerimiz ve siyasi statümüz yasal güvenceye kavuşturulmamıştır.
  • Kiev yönetimi, Kırım Tatarlarını ancak vatanımız elinden gittikten sonra “Kırım’ın Yerli Halkı” olarak resmen tanımıştır. Kırım Tatarları, Ukrayna için samimi bir ortak değil; Kırım’ı Rusya’ya karşı geri alma mücadelesinde uluslararası desteği arkasına almak için kullanılan “pragmatik” bir unsurdan ibarettir. Yarımada Ukrayna kontrolündeyken de hedef, Kırım Tatar özerkliğini engellemek ve yarımadayı sessizce Ukraynalaştırmaktı.

3. Kırım Tatarlarının Üçüncü Yolu: “Bizim Bizden Başka Dostumuz Yoktur”

Kırım Tatar halkının bugünkü liderliğinin Ukrayna ile kurduğu diplomatik ve stratejik ortaklık, Ukrayna’ya duyulan mutlak bir güvenden değil; vatanımızı fiziken işgal eden ve bizi tamamen yok etmeye çalışan acil Rus tehdidine karşı uluslararası hukuk zemininde hayatta kalma mücadelesinin bir gereğidir.

Açıkça ilan ediyoruz ki: Kırım, ne Rusya’nın askeri üssüdür ne de Ukrayna’nın siyasi pazarlık malzemesidir! Kırım, Kırım Tatar Türklerinindir.

Türk Dünyasına ve Uluslararası Kamuoyuna Çağrı

Kırım Tatarları, küresel güçlerin kendi aralarındaki savaşın ne piyonu ne de kurbanı olacaktır. Halkımız, iki tarafın da sinsi asimilasyon ve “Tatarsız Kırım” planlarına karşı kendi öz gücüyle, milli kimliğiyle ve sarsılmaz iradesiyle direnmektedir.

  1. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere tüm Türk Dünyası, Kırım meselesine iki Slav devletinin toprak kavgası olarak bakmamalı; meseleyi öz kardeşlerinin varoluş mücadelesi olarak görerek sivil ve diplomatik desteğini doğrudan Kırım Tatar halkının bağımsız iradesine yönlendirmelidir.
  2. Kırım Tatar diasporası, her iki devletin propagandalarına karşı uyanık olmalı, “Üçüncü Yol” olan milli bağımsızlık ve kendi kaderini tayin etme (self-determinasyon) hakkını her platformda savunmalıdır.

Bizler ne Rusya’nın zoraki vatandaşlığını ne de Ukrayna’nın geç kalmış vaatlerini kabul ediyoruz. Kırım’ın geleceği, sadece ve sadece Kırım’ın asıl sahibi olan Kırım Tatar halkının iradesiyle şekillenecektir.

Ant Etkenmiz, Söz Bergenmiz!

DÜNYA KIRIM TATAR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest