GenelTürk Dünyası

Katliama Giden Süreç ve Dünyanın Sessizliği Milyonlarca Kardeşimiz Esaret Altında

DOĞU TÜRKİSTAN’DA DİJİTAL ESRARET VE SİLİKON SOYKIRIMI URUMÇİ’NİN ÇIĞLIĞI DÜNYAYI SARSIYOR!

5 Temmuz Urumçi Katliamı’nın yıl dönümünde Doğu Türkistan’daki Çin zulmü bir kez daha lanetlendi. İstanbul’daki protestolarla sarsılan Pekin yönetiminin, “Etnik Birlik Yasası” adı altında asimilasyona hız verdiği ortaya çıktı. Uluslararası raporlara göre bölgede 579 aktif toplama kampında 600 binden fazla soydaşımız esir tutulurken; uzmanlar yaşanan “Silikon Soykırımı” ve köle işçilik sistemine karşı dünyayı acil önlem almaya çağırıyor.

doğu türkistan
doğu türkistan

KIRIM’IN SESİ

Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de 5 Temmuz 2009’da yaşanan kanlı katliamın üzerinden geçen yıllara rağmen, bölgedeki baskı ve insan hakları ihlalleri katlanarak devam ediyor. Katliamın yıl dönümü vesilesiyle Türkiye genelinde düzenlenen anma etkinliklerinin merkezi İstanbul oldu [sondakika.com]. Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği öncülüğünde Tarabya’daki Çin Başkonsolosluğu yakınlarında toplanan kitle, “Doğu Türkistan asla Çin toprağı değildir ve olmayacaktır” haykırışıyla gökyüzünü maviye boyadı

Katliama Giden Süreç ve Dünyanın Sessizliği

Urumçi’deki olayların fitili, 26 Haziran 2009’da Çin’in Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında zorla çalıştırılan Uygur Türkü gençlerin katledilmesiyle ateşlenmişti [qha.com.tr]. Çin hükümetinin katliama sessiz kalması üzerine 5 Temmuz günü Urumçi’de barışçıl bir protesto düzenlenmiş, ancak Çin ordusu silahsız gençlerin üzerine ateş açmıştı [qha.com.tr]. Olayların ardından internet ve iletişim ağlarını tamamen kesen Pekin yönetimi, gerçeklerin üstünü örttü [qha.com.tr]. Bağımsız kaynaklar, o gün binlerce Uygur Türkünün katledildiğini belirtiyor

“Milyonlarca Kardeşimiz Esaret Altında”

Başkonsolosluk önündeki basın açıklamasında konuşan Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Musacan Er, Pekin’in Doğu Türkistan’daki asimilasyon politikalarının korkunç boyutlara ulaştığını vurguladı [sondakika.com]. Er, “Bugün Doğu Türkistan’da milyonlarca Uygur, Kazak ve diğer Türk boylarından kardeşimiz toplama kamplarında esir tutuluyor. Fabrikalarda köle işçi olarak ücretsiz çalıştırılıyor, inançları ve milli kimlikleri tamamen yasaklanıyor. Bölge, kurulan dijital gözetleme kuleleriyle adeta açık hava hapishanesine dönüştürülmüş durumda” ifadelerini kullandı.

Silikon Soykırımı: 579 Gözaltı Merkezi Aktif!

Uluslararası kuruluşların güncel raporları, Çin’in Doğu Türkistan’daki asimilasyon politikalarında vites artırdığını ortaya koyuyor. Bölgede uydu görüntüleriyle tespit edilen 579 aktif toplama kampı ve gözaltı merkezinin anlık kapasitesi 600 bini aşmış durumda [doguturkistanbulteni.net, uygurhaber.com]. Doğu Türkistan artık sadece fiziki kamplarla değil, “Silikon Soykırımı” olarak adlandırılan yapay zekâ destekli dijital gözetim ağlarıyla yönetiliyor [uygurhaber.com]. Sokaklardaki yüz tanıma kameraları, DNA veri tabanları ve telefonlara yüklenmesi zorunlu olan casus yazılımlar Uygur Türklerinin günlük hayatını tam bir dijital esarete mahkûm ediyor

RAPORLAR VE UZMAN GÖRÜŞLERİ: “ZULÜM YASALLAŞTIRILIYOR”

Doğu Türkistan davasının önde gelen isimlerinin ve uluslararası insan hakları örgütlerinin yayımladığı raporlar, Pekin yönetiminin sahada uyguladığı yeni politikalarla ilgili şu acı gerçekleri belgeliyor:

  • Zulmün Hukuki Kılıfı: Çin, Doğu Türkistan’da yaptığı insan hakları ihlallerini gizlemek yerine “yasallaştırma” yoluna gidiyor [doguturkistanbulteni.net]. Yeni yürürlüğe giren Etnik Birlik Yasası ile Uygur evlerine Çinli memurların yerleştirilmesi ve çocukların ailelerinden koparılarak Çince eğitim veren yatılı devlet kamplarına götürülmesi tamamen zorunlu hale getirildi [doguturkistanbulteni.net]. İnancı yaşamak ve Türkçe konuşmak bir “güvenlik tehdidi” olarak kodlanıyor [doguturkistanbulteni.net, uygurhaber.com].
  • Sistematik Köle İşçilik: Kamplarda “eğitimini tamamladı” denilen binlerce Uygur Türkü, tekstil ve teknoloji fabrikalarına “köle işçi” olarak zorla sevk ediliyor [sondakika.com]. Dünyanın önde gelen birçok markası, bugün Doğu Türkistan’daki zorunlu emeğin ve gözyaşının üzerinden küresel ticaretini sürdürüyor.
  • Uluslararası Kamuoyuna Çağrı: Birleşmiş Milletler uzmanlarının yaşananları “insanlığa karşı suç” olarak tanımlamasına rağmen dünya liderleri ekonomik çıkarlar nedeniyle sessizliğini koruyor. Doğu Türkistanlı sivil toplum kuruluşları, özellikle Türk dünyasının Çin ile yaptığı ekonomik ve ticari anlaşmalarda Doğu Türkistan şartını masaya koyması gerektiğini savunuyor.

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest