Taraz: Karahanlı devletinin başkenti
Kırımınsesi Gazetesi
Yayın türü: Yazar yazısı
Yazar: Prof. Dr. Minehanım T. Nuriyeva
E-posta: proftomris@gmail.com
Karahanlı devletinin başkenti, adını kaybeden ve sonra tekrar kazanan şehir: Taraz.
Günümüzde artık eski adıyla anılan Taraz, Kazakistan’ın Cambıl bölgesinin merkezidir. Şehir, adını aldığı Talas Nehri’nin sol kıyısında yer almaktadır. Şehrin adı antik kaynaklarda, 5. yüzyıldan itibaren Talas veya Taraz olarak geçmektedir. Bir de Taraz (Talas) şehrinin eski isimlerinden birinin de Altun olduğunu belirtelim. (1. 40) Şark edebiyatında kendi eşsiz güzellikleriyle ünlü olmuş eski bir Türkistan şehri olarak anılmaktadır. Türkistan’ın tanınan Balasagun, Kaşgar ve Uzgen şehirleri gibi, 10.-12. yüzyıllarda Karahanlı devletinin başkentiydi.
MÖ 6.-5. yüzyıllarda Talas Nehri yakınlarındaki bozkırlarda MÖ 1. binyılda Avrasya bozkırlarına yerleşmiş eski bir göçebe ve maldar kabile birliği olan Sakların (veya Sakaların) ve MÖ 2. yüzyıl – MS 5. yüzyıl civarında Orta Asya’da, Tanrı Dağları’nın kuzeyi ve Issık Göl çevresinde yaşamış, hayvancılıkla uğraşan göçebe veya yarı-göçebe Türk önemli bir tarihi topluluktur. Hunlarla ilişkileri olan köklü bir devlet sayılan Uysunlar kabile birliğinin yarandığı, onların eski Talas (Taraz) adlı antik yerleşimi kurdukları bilinmektedir. Taraz’a dair ilk yazılı kayıtlar Yunan kaynaklarında bulunur; şehir, MS 400 yılında Tolosa adıyla anılmaktadır. Antik kültürün merkezi olarak ün kazanan şehir, Karluk Kağanlığı’nın bir parçası olarak varlığını sürdürmüştür. 10. yüzyılda Karluğlu Türkleri, Doğu Türkistan, Orta Asya ve Tanrı Dağları’nın güneyini kapsayan geniş bir alanda yeni bir Türk devleti kurarak Karahanlı hanedanlığını iktidara getirdiler. Eski geleneklere göre, yeni ortaya çıkan devletler (Nogaylar ve Özbekler gibi) kağanların, sultanların veya onların hanedan ve kabilelerinin adlarıyla anılırdı. Bu nedenle Karluglar tarafından kurulan ülkeye Karahanlı Devleti adı verildi. 10. yüzyılda Karahanlı Devleti’nde İslamiyet yayıldı. Türk kabileleri arasında İslam’ı kabul eden ilk kişi, Karahanlı Türklerin hükümdarı Satuk Buğra Han (895-955) idi; kendisi Tengri Buğra Han’ın oğluydu (İslam’ı kabul ettiğinde Abulkerim adını aldı) ve Taraz’ın ilk Müslüman hükümdarı olarak kabul edilir. (2. 468) Taraz (Talas) şehri, ülkenin siyasi ve kültürel yaşamında çok önemli bir rol oynamıştır. 11.-12. yüzyıllarda, antik Taraz, Karahanlı saltanatının başkenti olarak hizmet etmiş ve en güçlü gelişim dönemini yaşamıştır.
11.-12. yüzyıllarda, antik Taraz, Karahanlı saltanatının başkenti olarak hizmet verdi ve en güçlü gelişim dönemini yaşadı. Moğollar fütuhatı başladığında onlar şehre “taze” anlamına gelen Yengi adını verdiler. 13.-15. yüzyıllarda şehir, Moğol İmparatorluğu’nun Çağatay Ulusu’nun bir parçasıydı. 1465-1718 yılları arasında ise artık Kazak Hanlığı’nın en önemli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Kara Han’ın türbesi, Taraz’ın eski mezarlığında yer almaktadır. Mezarı üzerindeki türbe 11.-12. yüzyıllarda inşa edilmiştir. O zamandan beri halk arasında aziz mertebesine ulaşmış ve şehrin bir nevi koruyucu azizi – “Karaçukhasi” olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle “Ata” kutsal unvanını taşımaktadır. O zamandan beri Taraz şehri, yerel telaffuzda “Auliye-Ata” veya “Evliya Ata” olarak anılmaktadır. Bu nedenle 1856’da şehir, Kara Han’ın şerefine Aulie-Ata olarak yeniden adlandırılmıştır.
Bu kutsal türbe sayesinde şehir büyüdü, dini merkezlerinden biri haline geldi ve Türkistan’da üne kavuştu. Ziyaret yeri olan türbe, 20. yüzyılda Taşkent imamı Said Bakkalov tarafından 1905-1907 yılları arasında restore edildi.
1864’ten itibaren, Türkistan’ın işgali sonucunda şehrin kaderi değişti; Rus İmparatorluğu’nun bir kolonisi haline geldi ve Rus yerleşimciler kaleye yerleştirildi. Dolayısıyla, 20. yüzyılın başlarında, şehirde 3 kilise, 21 cami, bir posta ve telgraf ofisi, bir şehir okulu, bir hastane, bir askeri hastane, bir eczane, veteriner eczaneleri ve 17 fabrika ve tesis bulunuyordu. Karahanlılar’ın adını taşıyan şehir, 1936’da Kazakistan Komünist Partisi lideri Levon Mirzoyan’ın onuruna Mirzoyan olarak yeniden adlandırıldı. (3.188) Ancak şehir bu isim altında sadece iki yıl yaşadı. 1938’de Kazak halk şairi Cambul Cabeyev’in (1846-1945) onuruna Cambul olarak yeniden adlandırıldı. Cambul ise adını, eteklerinde doğduğu dağın adından almıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın 8 Ocak 1997 tarihli kararnamesiyle, “Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti bünyesindeki Devlet Onomastik Komisyonu’nun görüşüne dayanarak, yerel yönetimlerin dilekçeleri ve Cambıl bölgesindeki halkın istekleri dikkate alınarak”, Cambıl şehrinin adı Taraz şehri olarak değiştirilmiştir. Şehrin eski kısmı daha sonra devlet tarafından koruma alanı ilan edildi.
Cambul yakınlarında Şemsulmelik Satuk Buğra Gara Han’ın (10. yüzyıl) eşi Ayşa Bibi’nin türbesi bulunmaktadır. Ayrıca bu köyde, Ayşa Bibi’nin baş nedimesi Apaca Khatun’un türbesi, 11.-12. yüzyıllardan kalma bir anıt bulunmaktadır.
Cembul bölgesinde, 1930’larda Azerbaycan’dan sürgün edilen Azerbaycan Türkleri yaşıyor. Bunların arasında Merkit bölgesinde Tekeli, Muratlı akrabalarım da var.

- “Cengiz Han’dan Atatürk’e: Teşkilat, Devlet ve Millet Fikri” — Türk devlet geleneği ve tarihî devlet yapılanmaları bağlamında.
- “Türk Devlet Geleneğinde Kadın ve Siyasi İktidar” — Türk devlet geleneği çerçevesinde.
- “Vatan Yahut Kırım Tatar Edebiyatı” — Türk dünyasının tarihî ve kültürel mirasıyla bağlantılı içerik.
Taraz – Kazakistan Resmî Bilgi Portalı — Taraz’ın tarihî gelişimi ve Karahanlı dönemi hakkında.
Ancient Taraz – Historical and Cultural Museum-Reserve — Taraz’ın antik tarihi, arkeolojik kalıntıları ve Karahanlı dönemi hakkında.
Karakhan Mausoleum – Historical and Cultural Museum-Reserve — Karahan Türbesi ve Aulie-Ata tarihi hakkında.
Aisha Bibi Mausoleum – Historical and Cultural Museum-Reserve — Ayşa Bibi Türbesi hakkında.
