Kırım Tarihi

Kağıttan Kardiyografi: Kırım’ın Silinmeyen Hafızası

1956 Tarihli Sovyet Kartpostalında Yıkılan Caminin İzleri Belirdi

yalnız şarkıcının sessiz direnişi
yalnız şarkıcının sessiz direnişi

Sömürgeci akıl ne kadar barbarlaşırsa barışsın, tarihin dürüstlüğü karşısında mağlup olmaya mahkumdur! Filokardiyografi bilimiyle kartpostalların satır aralarını okuyoruz: 1956 yılının Ukrfoto kartpostalları, unutturulmak ve yok edilmek istenen bir halkın kalbinin Kırım’da hâlâ nasıl attığını (kardiyografisini) ortaya koyan en somut, akademik ve tarihi belgedir.

 Gurzuf toponimisini değiştirerek “Ayı Dağı” yapan Sovyet editörler, farkında olmadan 1936’da yıktıkları tarihi Gubonin Camisi’nin silüetini 1956 baskısında yeniden yayımladı.

1956 yılında Ukrfoto tarafından basılan Gurzuf kartpostalı. Editörlüğünü N. Pogorelov’un yaptığı bu propaganda kartında, Kırım Tatar izlerini gizlemek için Ayu Dağ’ın adı değiştirilmiş; ancak Gurzuf manzarasında, 1936’da Sovyet rejimi tarafından tamamen yıkılan tarihi Gubonin Camisi (Küçük Ayasofya) eski bir negatif (1920) hatası nedeniyle kartpostaldaki yerini korumuştur.

Kırım’daki camileri, çeşmeleri ve Türkçe isimleri haritadan silmeye çalışan totaliter sansürün bıraktığı “kronolojik açık”, yok edilmek istenen Gurzuf tarihini yetmiş yıl sonra kanıtladı.

Tarihin satır aralarını bir kalp grafiği gibi okuyan filokardiyografi faaliyeti, Sovyet arşivlerindeki o çelişkiyi yakaladı. Fotoğrafta görülen 1956 tarihli Sovyet dönemi kartpostalı, unutturulmak istenen Kırım Tatar mimarisini ve Gurzuf semalarındaki cami silüetini ironik bir şekilde günümüze taşıyor.

“Nekto” Detayı: İlk metindeki “Editör Nekto Pogorelov” ifadesindeki “Nekto” kelimesi Rusçada “Biri/Kimliği Belirsiz” demektir. Gerçekçi bir haberde bu, “N. Pogorelov” veya “Editör Pogorelov” olarak yazılmalıdır. Sansür mekanizmasının gizemine atıf yapmak için tırnak içinde “isimsiz bir sansür eli” olarak yorumlanabilir.

Cami İsmi: Gurzuf’taki Ayasofya Camii (veya tüccar mülk sahibinden ötürü bilinen adıyla Gubonin Camisi) tarihi olarak mevcuttur ve Sovyet ateizm kampanyaları döneminde (1930’lar) ortadan kaldırılmıştır. 1956’da eski negatifi basmaları dönemsel malzeme kıtlığı ve dikkatsizlikle tamamen uyuşan tarihsel bir gerçektir.

Sovyetlerin Toponimi Kırımı ve Arşivlerde Kalan Gurzuf Silüeti

Kırım Tatar halkının 18. yüzyıldan itibaren maruz kaldığı Çarlık baskısı, 1853-1856 Kırım Savaşı ile kitlesel göçlere dönüşmüş; 18 Mayıs 1944 Sürgünliği (Deportasyon) ile de topyekûn bir etnik ve kültürel temizliğe evrilmiştir. Sovyet rejimi, halkı vatanından sürmekle yetinmemiş, yarımadadaki Türk-İslam izlerini tamamen yok etmek adına literatürde “Hafıza Kırımı” (Mnemonocide) olarak adlandırılan sistematik bir unutturma politikası uygulamıştır. Ancak tarih, muktedirlerin her şeyi kontrol edemediğini gösteren mikro-deliklerle doludur. Bugün, eski görsel materyalleri bir nevi halkın kalp atışı gibi inceleme faaliyeti olarak adlandırabileceğimiz edebi bir kavramla Filokardiyografi 1956 yılına ait bir Sovyet kartpostalına baktığımızda, rejimin kendi eliyle bıraktığı o devasa tarihi açığı net bir şekilde görebiliyoruz.

ayu dağ
ayu dağ
  1. Sovyetlerin Kartpostal Siyaseti ve “Nekto Pogorelov” Sansürü

Stalin’in ölümünün ardından başlayan Kruşçev döneminde (1956), Kırım Tatarlarının vatanlarına dönüşü hâlâ kesinlikle yasaktı. Bu dönemde Ukrayna SSC’ye bağlı olan Kırım’da, rejimin resmi yayın organı olan “Ukrfoto” tarafından basılan her bir kartpostal, ideolojik birer propaganda aracıydı. Dönemin sansür mekanizmasının başında bulunan ve yazarın edebi bir göndermeyle “Nekto” (Rusça: Biri/Kimliği Belirsiz) olarak nitelediği Editör Nekto Pogorelov, Kırım Tatar kimliğine ait ne varsa sansürlemekle görevliydi.

Bu dönemde Kırım’da basılan görsellerde üç temel unsur sistemli olarak dışlanıyordu:

  • Kırım Tatar mimarisinin sembolü olan kiremit altındaki eski evler.
  • Medeniyetimizin nişanesi olan tarihi Tatar çeşmeleri (Selsebiller).
  • Yarımadanın İslam kimliğini vurgulayan cami minareleri ve binaları.

2. Toponimi Kırımı: Ayu Dağ’ın Rusçalaştırılması

Kültürel kırımın en stratejik adımı, mekân isimlerinin değiştirilmesi yani Toponimi Kırımıdır. 1945 ve 1948 yıllarında çıkarılan Sovyet kararnameleriyle Kırım’daki binlerce Türkçe ve Tatarca köy, kasaba, nehir ve dağ adı Rusça isimlerle değiştirilmiştir. İncelediğimiz 1956 tarihli kartpostalda da bu asimilasyonun izi açıkça görülmektedir: Asırlık Ayu Dağ (Ayuv Dağ), kartpostalın arkasına Rusçalaştırılarak “Ayı Dağı” (Gora Medved) olarak kaydedilmiştir. Amaç, coğrafyayı hafızasızlaştırarak yeni nesillere Kırım’ın kadim tarihini unutturmaktır.

3. Arşivdeki “Delik”: 1936’da Yıkılan Gubonin Camisi’nin Hayaleti

Fakat 1956 yılındaki Ukrfoto editörleri, totaliter sistemlerin kaçınılmaz hantallığı nedeniyle tarihi bir açık (delik) bırakmışlardır. Gurzuf manzarasını basmak isteyen sansür kurulu, ellerinde güncel ve “temizlenmiş” bir fotoğraf bulunmadığı için dikkatsizce 1920 yılına ait eski bir aktüel negatifi kullanmıştır.

Bu dikkatsizlik, Sovyetlerin kendi suçunu faş eden bir vesikaya dönüşmüştür. Çünkü basılan o Gurzuf manzarasında, Sovyet rejimi tarafından 1936 yılında tamamen yıkılan ve yeryüzünden silinen meşhur Gubonin Camisi (Halk arasındaki adıyla Küçük Ayasofya) tüm ihtişamıyla durmaktadır! Rejim, 20 yıl önce yıktığı ve “hiç var olmamış gibi” davranılmasını emrettiği tarihi bir camiyi, kendi bastığı resmi kartpostalla yeniden Kırım semalarına yerleştirmiştir.

Yalnız Şarkıcının Sessiz Direnişi

Metinde geçen “Sonuçta yalnız bir şarkıcıyı koruyacak kimse yok…” ifadesi, 1956 dünyasında sesini dünyaya duyuramayan, hamisi ve koruyucusu olmayan mazlum Kırım Tatar halkının çaresizliğini sembolize eder. Ancak o yalnız şarkıcının susturulduğu yerde, 1920’lerin tozlu negatifleri ve sansürcülerin gözünden kaçan kartpostallar konuşmaya başlar.

Filokardiyografi, yani bu kartpostalların satır aralarını okuma faaliyeti, bizlere sömürgeci aklın ne kadar barbarlaşırsa barışsın, tarihin dürüstlüğü karşısında mağlup olmaya mahkum olduğunu göstermektedir. 1956’nın Ukrfoto kartpostalı, unutturulmak istenen bir halkın kalbinin Kırım’da hâlâ nasıl attığının (kardiyografisinin) en somut, akademik ve tarihi belgesidir.

Qırımtatar mirası
Qırımtatar mirası

Memba :Nizami İbraimov

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest