İNSANLARI ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞINDAN KURTARMAK

Dünyanın dört bir yanını, etkisi altına alan tüketim ekonomisinde, üreticiler tüketicilerin davranışlarını etkilemek için, değişik pazarlama yöntemlerine başvururlar. Tüketiciyi satın almaya ikna etme, yöntemleri arasında indirimli satışlardan, “hemen al, sonra öde” ve “bir öde üç al”diyen, vadeli ödemeler ilk sıralarda yer alırlar. Onları göz yanılmalarına dayanan, aldatıcı uygulamalar izler.
*
Kuruluşlar tesislerinde ürün üretirler, alışveriş merkezlerinde ise, isimlerini satarlar. Onlar satışlarını arttırabilmek için, yanıltıcı tanıtımlardan, ürünlerin değerini abartan sunumlara kadar her yöntemden yararlanırlar. Normal fiyatların mevsimlik satışlarla ucuz gösterilmesi, en çok başvurulan yollardan biridir. Birbirini tamamlayan ve birlikte satılan, iki üründen birinin fiyatı düşük tutulurken birinin fiyatı yüksek tutularak kazançlar düşürülmez.
Tüketim ekonomisinin ana vatını olan Amerika’da, gerekli gereksiz durmadan mağaza mağaza dolaşarak, alışveriş peşinde koşmak, bir hastalık olarak kabul edilmektedir.
*
Üreticilerin yanıltıcı pazarlama yöntemleriyle, özendirdiği alışveriş çılgınlığı, sel suyu gibi Amerika’dan bütün dünyaya yayılmıştır. Erich Fromm’un “Olmak ya da Sahip Olmak” kitabında, vurguladığı gibi,insanlar birbirlerinin ne bildiklerine değil, nelere sahip olduklarına bakmaktadırlar.
*
Alışveriş bağımlılığının bir hastalığa dönüştüren, insanları durmadan bir şeyler satın almaya zorlayan, kışkırtıcı ortamlar ve alınması gereken önlemler, bütün dünya üniversitelerinde araştırılmaktadır. Bağımlı önleyici ilaçlar ve tedavi yöntemleri geliştiriliyor.
*
Stanford Üniversitesinde yapılan bir araştırma, alışveriş bağımlılarıyla birlikte, tüketim ortamının özelliklerinin altı ana başlık altında toplandığını ortaya koymaktadır.
*
1. Alışveriş bağımlıları kafalarında sürekli bir şeyler satın alma düşüncesiyle dolaşırlar.
*
2. Hastalar gece gündüz bir şeyler satın almayı düşündükleri için, genellikle ihtiyaçları olmayan şeyleri alırlar.
*
3. Tüketimi arttırmak için, üreticiler gerçek ihtiyaçlardan daha çok, yapay ihtiyaçlar üreterek, tüketicileri sürekli bir şeyler almaya zorlarlar.
*
4. Gereksiz alışveriş, tüketicileri, banka kartlarıyla borçlanmayı özendirir.
*
5. Alışveriş bağımlığı aile huzurunu bozarak, sosyal patlamalara yol açar.
*
6. Alışveriş bağımlıları, her gün satış yerlerini dolaşmazlarsa, tedirgin olurlar.
*
Alışverişlerin bir bağımlığa dönüştüğü, sahip olmada yarışının her alanı kuşattığı toplumlarda, hayatın kalitesini arttırmayan ve kültürel zenginliğe hiçbir katkısı olmayan ürünlerin üretilmesi ve satılması büyük önem kazanmaktadır.
*
Savurganlığı akıl almaz boyutlara ulaştıran alışveriş bağımlıları, toplumların üretici gücünü özendirmekten daha çok tüketici gücünü özendirirler.
*
Alışveriş bağımlılığı, insanların tasarruf güçlerini dinamitleyerek, varlık içinde yokluk çektirir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest