Fransız yazar Benard: Ermeni soykırımı yoktur

Fransız Yazar Yves Benard, incelediği tüm bilgilerin ‘Ermeni soykırımı’ iddialarını çürüttüğünü belirtti.

Erzurumajans

Fransız Yazar Yves Benard, incelediği tüm bilgilerin ‘Ermeni soykırımı’ iddialarını çürüttüğünü belirterek, “Soykırım yoktur, iki taraf içinde katledilmişler vardır. Şuna ikna oldum ki aslında Türkler, Ermenilerden daha fazla katliam kurbanı olmuştur” dedi.
Fransa’da Pantheon Yayınevi tarafından kısa bir süre önce Yazar Yves Benard’ın araştırmalarından derlenen “Türk-Ermeni Görüş Ayrılığına Yeni Bakış” (Divergences turco-armeniennes) adlı 165 sayfalık bir kitap yayımlandı.
Kitabın yazarı Yves Benard, Türkiye’yi karış karış gezerek, derin bir araştırmaya yapmış ve kendini gönülden bağlı hissettiğini ifade ettiği Türk toplumu hakkında adalet yerini bulsun istiyor. 
Kitabıyla ilgili açıklama yapan Fransız yazar, “Bu kitabı yayınlatmakta çok zorlandım. 2009 yılında çıkardığım ilk kitap sadece bir hafta yayınlanabilmişti. Çünkü yayınevi üzerinde çok büyük baskı vardı. Korktular ve yayını durdurmaya karar verdiler. Şimdi, öyle görünüyor ki artık daha kolay yayınlanabilecek bir konu. Bu sefer çok kolaylıkla bir yayınevi buldum. Oysaki ilk kitabım için en az 60 yayıneviyle irtibata geçmiştim. O dönemde yayınevlerinin yarısı olumsuz yanıt vermiş, diğer yarısı ise yanıt vermeye bile gerek duymamıştı” ifadelerini kullandı.

İtiraf etmeliyim ki, bir soykırımın olduğunu zannediyordum

Araştırmalarının yaklaşık 5 yıl sürdüğünü, ilk olarak gittiği Türkiye’de birkaç ay kaldığını ifade eden Benard, “Türkiye’nin doğusunu karış karış gezdim. Tüm şehirlerin ismini çok iyi hatırlamıyorum ama gezdiklerim arasında Erzurum, Diyarbakır, Trabzon ve birçok küçük kasabayla köy de vardı. Oralarda çok sayıda insanla tanıştım. Hatta Ermenilere de sorular yöneltmek istedim. Ancak onlar reddettiler. Ermeniler tarafından bu konuyla ilgili yazılmış çok sayıda kitap var. Ben daha çok onların çıkardığı kitaplar hakkında bilgilenmiştim. Önce Türkleri konuşturdum. Kütüphaneleri gezdim, çok fazla araştırma yaptım. Ben Fransız’ım ve itiraf etmeliyim ki, bir soykırımın olduğunu, yaşandığını zannediyordum. Ancak bu fikrimi çok çabuk değiştiren belgelere ulaştım. Okuduklarıma inanamadım, İnsanoğlunun bu tür şeyler yapabilmesine inanmak çok zor. Ve belgelere ulaştıkça fikrim de değişmeye başladı” dedi.

Kitabım zaten birçok kanıt getiriyor

Benard, “Elbette katledilen Ermeniler oldu, ancak öncesindeki aylarda Ermeni Taşnak üyeleri; kadınlardan, çocuklardan ve yaşlılardan oluşan Türk sivilleri katletmişti. Erkekler ise cephede savaşıyordu. Unutmayalım ki bütün bunlar 1914-18 savaşı sırasında yaşandı. Erkekler savaşırken kadınlar çocuklar ve yaşlılar köylerde kalmıştı ve katledildiler. Ardından da köyleri Ermeni Taşnak üyeleri tarafından yakıldı. Yani Türklerin sonradan biraz da olsa intikam aldığını anlayabiliriz. Bu insanidir, normaldir. Ermeniler de katledilmiştir. İncelediğim tüm belgelerle şuna ikna oldum ki aslında Türkler Ermenilerden daha fazla katliam kurbanı olmuştur. Ermeniler kayıpları için 1.5 milyondan söz ediyorlar. Yakında her halde bu sayıyı 2 milyona çıkarırlar. Ancak, aslında en fazla 400 bin Ermeni hayatını kaybetmiştir. Ancak bu 400 bin içerisinde doğal olarak ölenler de vardır. Unutmayın ki o günlerde açlık yaşanmış ve soğuk hava şartları da ölümlere neden oldu. O dönemde nüfus kaydı yapan Ermeniler, bu sayıları veriyordu. Dolayısıyla 400-500 binden bugün 1.5 – 2 milyon gibi bir rakama ulaşmak biraz şaşırtıcı. Ermeniler o zamanlar hiçbir zaman bu rakamları vermediler. Sonuç olarak bir yandan aslında bir soykırımın yaşanmadığına inanıyorum. Yani böyle bir niyet olmadı ve böyle bir şey programlanmadı. Ve Ermeniler de yaklaşık 400 bin kişilik bir kayıp oldu ve savaş şartlarıydı. Her yerde kayıp vardı, Türklerde de, Fransızlarda da. Ne yazık ki 400 bin gibi bir rakam o dönem için normaldi ” ifadelerini kullandı.
“Kitabım zaten birçok kanıt getiriyor”
“İnanıyorum ki, artık bu konuyla ilgili kitaplar yazmak çok daha kolay olacak” diye devam eden Benard, “Kitabım zaten birçok kanıt getiriyor. Gazetecilerle, din adamlarıyla, diplomatlarla. Gerçekten feci şeyler anlatıyorlar. Artık konuyla ilgili blokajın kalkacağına inanıyorum ve daha kolay konuşulabilir olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de belli yaştaki insanlara ulaşmanın kolay olmadığını söyleyen Benard, “Asıl onların çok konuşacakları şeyler vardı. Ancak görüşmelerimiz kendilerine geçmişteki çok zor anları hatırlatıyordu. Bana konuşan kadınlar ve erkekler hep ağlıyordu. Ben de bu durumdan çok duygulandım. Mesela bir Azerbaycanlıyla görüştüm, güçlü kuvvetli görünmesine rağmen çocuk gibi hüngür hüngür ağlıyordu. Ben de bu durum karşısında gözyaşlarımı tutamadım” dedi.
Yves Benard’ın ilk kitabı “Ya Bize Yalan Söyledilerse?”, Kasım 2009’da raflardaki yerini almış ancak çok kısa bir süre sonra yayınevi, yazarın kitapta Ermeni soykırımını inkar ettiğini, bu nedenle Fransa’da bu tezi destekleyemeyeceklerini bildirerek kitabın dağıtımını durdurma kararı almıştı. Yves Benard, Ekim 2017’de çıkardığı yeni kitabında belgeleri konuşturmanın daha sağlıklı olduğunu ifade ediyor. Fransızlar tarafından tanınmayan diplomatlar, gazeteciler, subaylar, din adamları ve teröristlerle yapılan görüşmeler Türk-Ermeni meselesi üzerine başka bir bakış getiriyor

Fransız yazar Benard: Ermeni soykırımı yoktur” için 6 yorum

  • 17 Aralık 2019 tarihinde, saat 22:43
    Permalink

    FRANSIZ YAZAR ÇOK DOĞRU SÖYLER, ERMENİLER ARTVİN BORÇKADA 2 DEDEMİN EVİNİ YAKIP GİTTİLER

    Yanıtla
  • 20 Aralık 2019 tarihinde, saat 20:07
    Permalink

    Nerde nekadar ermeni varsa …….
    Ne önemliymiş bu tohumu bozuklar

    Yanıtla
  • 20 Aralık 2019 tarihinde, saat 22:02
    Permalink

    Sabriye Dursun Burada söylenmesi gereken çok önemli açıklama “1948 tarihli birleşmiş milletler soy kırımın önlenmesi ve cezalandırıl ması sözleşmesidir” Bu sözleşmenin 6. maddesi soykırımı tespit yetkisini mahkemelere tanımaktadır. Hem de soy kırım iddia edilen ülkenin mahkemelerine hiç bir ülkenin cumhurbaşkanı, meclisi, senatosu, bu konuda yetkili değildir. Ermeni soy kırımı yapılmıştır şeklinde tespit yapmaya kalkanlar yargısız infaz yapmış olmaktadır.
    Lütfen herkes bu yazıyı ve “1948 tarihli birleşmiş milletler soy kırımın önlenmesi ve cezalandırılması “söyleşmesini okusun. Devletlerin uluslararası sözleşmeleri nasıl ihlal ettiğini ve sözleşmeye imza koymakla şeref sözü verdiklerini unutup sözlerinden döndüklerini görsünler. ABD temsilciler meclisinde 405 temsilcinin sözleşmeyi ihlal ederek kendi ülkelerinin ne duruma düşeceğini hesap etmeyenler belki bu sözleşmeyi de bilmiyorlardır. Bunların her birine bu sözleşmeyi göndermek ve neden ülkelerinin verdiği sözden dönmeyi kendilerinde hak gördüklerini sormak gerek.

    Yanıtla
  • 20 Aralık 2019 tarihinde, saat 22:10
    Permalink

    YABANCI TARİHÇİLERDEN:

    Princeton Üniversitesi Yakın Doğu Çalışmaları Profesörü olan ünlü tarihçi Bernard Lewis Çalışmalarının ilk yıllarında soykırım iddialarına destek vermişken araştırmalarının ardından soykırımın olmadığı görüşünü savunmaya başlamış.hatta bu konudaki “”soykırım” olmadığını, “savaşın bir yan ürünü olduğu” saptaması ile sonuçlanan araştırmasından dolayı . ABD Başkanı George Bush tarafından kendisine Ulusal Beşeri Bilimler Madalyası` verilmiştir . Bu olay Ermenileri çok kızdırmıştır.
    Guenter Lewy (1923-) ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Massachusetts Üniversitesi’den emekli profesör ve tarihçidir. 2005 yılında Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili yayımladığı kitabında soykırım tezini eleştirmiş, tehcir tezini savunmuştur.
    Gilles Veinstein (18 Temmuz 1945, Paris) Osmanlı ve Türkiye Tarihi konusunda uzman Fransız tarihçi.1998’den beri College de France’de ders veriyor. Ermeni Tehciri’nin “soykırım” olarak tanımlanamayacağını, bunun Ermeni milisler tarafından kışkırtıldığını söyleyerek Ermeni diasporasının tepkisini çekmişti. Bunların sonucunda Veinstein ölüm tehditleri almış ve meslek hayatı tehlikeye girmiş, ardından da sessizliğe bürünmüştü.
    Stanford J. Shaw, (d. 5 Mayıs 1930, Minnesota – ö. 16 Aralık 2006, Ankara). ABD’li tarihçi.Osmanlı tarihi ve Ermeni Soykırımı alanında yaptığı çalışmalarla tanınan ve 1977 yılında “Ermeni soykırımı yoktur” dediği için Ermeniler tarafından tehdit edilerek, evi kundaklanan ABD’li tarihçi
    Madeleine Korbel Albright ,Halen Georgetown Üniversitesi’nde diplomasi dersleri veriyor.ABD’nin ilk kadın Dışişleri Bakanı.Soy kırım olduğuna inanmıyor.
    Prof. Dr. Norman Stone: Ermeni soykırımı yoktur ve hapse girmeye hazırım!
    “Ermeni Soykırımı Yok” Diyen Ermenilerin İlk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni ‘dir!-
    Justin McCarthy, Ermenilerin bu konu üzerinde 90 yıldır çalıştıklarını, Türkiye’nin ise çalışmaya şimdi başladığını söyledi.Soykırım iddialarını savunanların hiçbir kanıt bulamadığını, kendilerinin ise Türklerin böyle bir şey yapmak istemediğini ortaya koyan birçok kanıt bulduklarını kaydetti.Justin McCarthy, Türkiye’nin siyasi nedenlerle soykırım iddialarını kabullenmesi halinde, bunun”korkunç bir hata” olacağını , o dönemde ortada korkunç bir savaş olduğunu, birçok Ermeni’nin yanı sıra birçok da, hatta daha fazla sayıda Türk’ün öldürüldüğüne işaret ederek, bu olayı mezhepsel ya da tek bir taraftan kaynaklanan bir mesele olarak görenlerin tarihi çarpıttığını söyledi.

    Yanıtla
    • 22 Aralık 2019 tarihinde, saat 13:05
      Permalink

      Fransız yazarın sadece ermeni soykırımı yapılmamıştır daha çok erkekleri savaşta olan savunmasız Türk’leri katletmiştir sözüne katılıyorum.
      400.000 ermeniyi hangi mezarda tespit etmiştir? Ellerinde sadece tehcir edilenlerin sayısı ile fransız şehit asker listesindeki Türkiye doğumlu ermenileri bulabilirler, ama Türk’lerin ermeniler tarafından katledildiklerini Türk Tarih Kurumu eski Bşk.prf.Yusuf Halaçoğlu tarafından açılan toplu mezarlar ve 5.000 belge mevcut olduğunu bilinmekle herkes arşivini açsın bu tür olayları siyasetçiler değil bizim gibi tarihçilere ellerindeki belgelerle kanıtlaması gerektiğini her zaman söylemektedir

      Yanıtla
  • 22 Aralık 2019 tarihinde, saat 19:36
    Permalink

    Doğru.Mütlaka böyle bir sözleşmenin Amerika senatorlarına gönderilmesi gerekir. Türke karşı bu iftiralara son koyulmalı, ABD senatorları türk halkından üzr dilemelidirler. Eks – tekdirde ABD – nin demokratik bir ülke olması söz konusu olamaz. Demokratiyanın keşiyinde dayanmayan siyasiler dünyaya ders veremezler.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest