DÜNYADA MEDENİYETLERİN DEĞİŞMEZ TEK BİR KAYNAĞI VARDIR

Son iki yüzyılda, insanlığın düşünce ve eylem birikiminin, yalnızca seküler boyutuna dayanan Batı düşüncesi, bütün dünyayı savaş alanına dönüştüren Kapitalizmive Komünizmi doğurmuştur. İnsanlığa özgürlük vaat eden Kapitalizm, bütün dünyaya el atan bir soygun düzenine dönüşmüştür. Eşitsizliklere isyandan yola çıkan Komünizm, baskı ve şiddete dayanan dayatmacı yönetimlerin, en dehşet verici örneklerini vermiştir.Her ikisi dünyayı bir yeryüzü Cehennemine dönüştürmüştür.
*
Bütün dünyada kutsal kültürün, hayatın dışına atılarak, seküler kültürün her alana uzanması, her alanı ele geçirmesi, ekonomik ve siyasal yapıda, büyük krizlerin tetikleyicisi olmuştur. İnsanlığın bilincini donduran, iç ve dış dünyasını altüst eden dinamikler, kutsal kültürden değil, seküler kültürden kaynaklanmıştır. Yirminci yüzyılın sonunda, duvarlar yıkılınca, seküler kültüre dayanan medeniyetlerin, temellerinin sağlam olmadıkları açıkça görülmüştür.
*
Soğuk Savaş sonrasında, Samuel Huntington yeni dönemde “Dünyada devletler değil, medeniyetler savaşacak” demesi, bütün dünyada büyük tartışmalara yol açmıştır. Oysa medeniyetler arasındaki savaşlar yeni başlamamıştır. Medeniyetlerin savaşı, Habil ve Kabil’den bu yana devam etmektedir, insanlığın tarihiyle yaşıttır. Kendilerini sürekli yenileyerek,karşılarına çıkan fırsatları, değerlendiren medeniyetler zenginleşirken, değerlendirmeyenler tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalmışlardır.
*
İnsanlığın tarihi boyunca devam eden, Kıyamet gününe kadar devam edecek savaş, başından beri, kutsal kültüre dayanan medeniyetlerle, seküler kültürden kaynaklanan medeniyetler arasındadır. Bir yanda kutsal, bir yanda seküler medeniyetin değerleri vardır. Bir tarafta İbrahim’ler, Musa’lar, diğer tarafta Nemrut’lar, Firavunlar bulunmaktadır. Bu savaş karanlık güçlerle, aydınlık güçlerin savaşı gibi, insanlık tarihinin ayrıl- maz bir parçasıdır.
*
Sezai Karakoç’un, “Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi” isimli, üç ciltlik kitabında ele aldığı gibi: “Mısır Medeniyetinde, Yunan ve Roma Medeniyetinde yöneticilerin tanrılaştırılması, efsaneyi hakikat sayma yanılgısı, tevazuyu terk ediş, Allah’ı unutuş, o medeniyetlerin sonu” olmuştur. Dünyada seküler kültüre dayanan medeniyetler, birbirlerini yanlışlar ve yok ederken, kutsal kültürden kaynaklanan medeniyetler, birbirlerini doğrulamış ve tamamlamışlardır.
*
Karakoç’un temel tezi medeniyet tezidir.Dünyada her zaman bir tek medeniyet vardır, o medeniyet de “Hakikat Medeniyeti”dir. Bütün medeniyetler hakikat medeniyetinden doğmuşlardır. Medeniyetler ya asıllarına dönerler ya da yok olurlar.
*
Dünyanın Yirmi birinci yüzyılı, ya Hakikat Medeniyetinin yüzyılı olacaktır ya da nükleer silahlarla, baştan sona, yakılıp yıkılacaktır.
*
Dünyaya küresel barışı, Yeni Marxs’lar,Yeni Lenin’ler değil, Yeni Yunus’lar, Yeni Mevlana’lar getirecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest