Devletimizin Yanında, Haksızlığın Karşısındayız
Kırım Tatarlarının diaspora hayatında dernekler yalnızca birer bina değildir. Onlar, bir Halq’ın hafızasını, dilini, kültürünü ve dayanışmasını yaşatan mekânlardır. Seydişehir’de 30 yıldır faaliyet gösteren Dünya Kırım Tatar Derneği etrafında yaşanan son gelişme de bu açıdan yalnızca bir taşınmaz meselesi olarak görülmemelidir.
Dünya Kırım Tatar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıkamış, yaptığı yazılı açıklamada, Seydişehir Belediyesi’ne ait ve 30 yıldır dernek faaliyetleri için kullanılan taşınmazın boşaltılarak anahtarların belediyeye teslim edildiğini açıkladı.
Sarıkamış, açıklamasında Kırım Tatarlarının sürgünlere rağmen Türklük gurur ve şuurunu koruduğunu, devlete ve millete bağlılıklarını sürdürdüğünü vurguladı. Seydişehir halkıyla 30 yıl boyunca kültürel ve sosyal faaliyetler yürüttüklerini belirten Sarıkamış, dernek yönetiminin belediye idaresinin tutumundan dolayı faaliyetlerini sürdürme imkânının ortadan kalktığını ifade etti.
Burada önemli olan yalnızca bir anahtarın teslim edilmesi değildir.
Bir dernek binası boşaltılabilir; fakat hafıza boşaltılamaz. Bir kapı kapanabilir; ancak bir Cıyın’da buluşan insanların gönül bağı ortadan kaldırılamaz. Bir Toy için kullanılan salon kaybedilebilir; fakat kültürün nesilden nesile aktarılması engellenemez.
Kırım Tatarlarının tarihindeki en güçlü özelliklerden biri, zor şartlar karşısında kimliğini koruyabilmesidir. Sürgünler, göçler ve farklı coğrafyalarda yeniden başlayan hayatlar bu gerçeğin tarihî örnekleridir.
Sarıkamış’ın açıklamasındaki “Devletimizin yanında, haksızlığın karşısındayız” ifadesi de bu tarihî hafızanın günümüzdeki yansıması olarak okunabilir.
Bir Soydaş topluluğunun kültürel varlığını sürdürebilmesi için yalnızca fiziki mekânlara değil; karşılıklı saygıya, iletişime ve ortak yaşama kültürüne de ihtiyaç vardır.
Dijital çağda ise kültürel hafızanın yeni bir taşıyıcısı daha vardır: teknoloji. Yapay zekâ, dijital arşivler ve çevrim içi yayıncılık sayesinde bir derneğin faaliyetleri, bir halkın dili ve geçmişi artık yalnızca tek bir binanın duvarlarında değil, dijital hafızada da yaşatılabilir.
Kırım Tatarları için gelecek; geçmişi unutmadan, yeni teknolojileri kullanarak ve kültürel bağları güçlendirerek kurulacaktır.
Uluq Ay-bek

