ARDAHAN YANIK CAMİİ KATLİAMI – İSMAİL CİNGÖZ

YANIK CAMİİ KATLİAMI

İsmail CİNGÖZ

Sarıkamış harekâtı sonrasında Ardahan Rusların eline geçmiştir. Rus birlikleriile birlikte gelen Ermeni çeteleri, Rusların da desteği ile şehirde adeta terör estirmişlerdir. Türk ve Müslüman ahalinin ev ve işyerlerini talan eden, taciz ve tecavüzlerde bulunan işgal kuvvetleri, bunlarla yetinmemiş; yakaladıkları 373 Türk erkeğini 4-5 Ocak 1915 günü Arap Camii içerisine kapatarak ve cami ile birlikte diri diri yakarak katletmişlerdir.

İşgalin sona ermesinden sonra insanlık dışı vahşetin yaşandığı caminin ismi halk tarafından Yanık Cami olarak değiştirilmiştir.

***

1299’da kurulan ve üç kıtada at koşturan, hüküm süren Osmanlı Devleti’nin 10. padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın başarısızlıkla sonuçlanan I. Viyana Kuşatması (27 Eylül-16 Ekim 1529) ile Osmanlı Devleti için yeni bir dönemin başladığı görülmektedir.

Avusturya Arşidüklüğü’nün başkenti Viyana’yı kuşatan Osmanlı ordusunun, zamansızbaşlayan kuşatması esnasında bir de kendi içerisinde yaşadığı bazı gelişmeler üzerine İstanbul’a geri dönmesi, Avrupalılardaki “yenilmez Osmanlı ordusu” olgusunu değiştirmiş ve cesaretlendirmiştir.

Ardından 11 Kasım 1606’da Osmanlı Devleti ile Avusturya Arşidüklüğü arasında imzalanan Zitvetoruk Antlaşması ile Osmanlı Devleti, resmi olarak ilk kez toprak kaybettiğini deklare ettiği bir antlaşmayı imzalamıştır.Böylece Osmanlı tarihi açısından “Duraklama Dönemi” başlamıştır.

Zitvetoruk Antlaşması,ufak ufak toprak kayıplarının devam ettiği bir süreci getirmiştir.Ancak26 Ocak 1699Karlofça Antlaşması ise daha büyük toprak kayıplarının yaşandığı ve “Gerileme Dönemi” adı verilen bir devri getirmiştir.Tarih kitaplarında Osmanlı Devleti’nin her toprak kaybı tarihi süreçte adım adım yer almaktadır.

Ancak bir de bu topraklarda yaşayan Türk ve Müslüman ahalinin uğradığı “yağmalar, talanlar, tecavüzler ve soykırımlar başta olmak üzere insan havsalasının alamayacağı vahşetler…” yaşanmıştır. Lakin ne yazık ki tarih kitaplarında bunlar yeterince yer almazlar. Hatta medeni(!) ve uygar(!) Batı ülkeleri nerdeyse hiç bahsetmez bile; çünkü olayın mağdurları Türk, failleri Batı uygarlığıdır(!)

Medeni(!), uygar(!) ve hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri ile dünyaya adalet dağıtır hale gelen Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleribaşta olmak üzere dünya; Rusların, Yunanların, Bulgarların ve diğer Osmanlı tebaası altına girmiş Avrupa ve Balkan ülkeleri ile Ermenilerin Türklere uyguladıkları soykırım ve vahşetleri yazmazlar.

Hatta 1800’lerin başından itibaren her fırsatta Türk Milleti’ni arkadan vuran, katleden, soykırım yapan Ermenilerin Türk Milleti’neyaptıkları “yağmaları, talanları, tecavüzleri, soykırımları…” görmezden gelerek yok saydıkları gibi bir de olmayan ve Uluslararası Hukuk açısından da olmadığı açıkça bilinmesine rağmen “Sözde Ermeni Soykırımı” yalanları ile utanmadan Türk Milleti’ni suçlayabilmektedirler.

Sondan başa doğru sıralamak gerekirse; Doğu Türkistan, Myanmar, Arakan, Hocalı ve Karabağ bölgesinde Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan’ın diğer toprakları, Bosna, Kerkük, Kıbrıs, Milli Mücadele Dönemi, Birinci Dünya Savaşı, Balkan Savaşları başta olmak üzere 11 Kasım 1606 Zitvetoruk Antlaşması’na kadar uzanan süreçte defalarca katledilen, soykırıma uğrayan Türk ve Müslüman ahalinin uğradığı zulümler, Batı tarafından ve Batı güdümündeki tarihçiler tarafından yazılmadığı gibi sözlü olarak dahi dile getirilmemektedir.

***

Sonuç olarak;

Ezcümle, maksadımız kin ve intikam duygusu ile düşmanlığı sürdürmek/körüklemek olmamakla birlikte; Yüce Türk Milleti’nin hafızasını diri tutmaktadır.

Türk Milleti; başta sen unutmayasın ki, iki yüzlü dünyaya da unutturmayasın; çünküdüşmanların unutmuyor hatta soykırımcı iftirası atıyor. Dolayısı ile sen de atalarının ve kandaşlarının yaşadıklarını unutma, unutturma. Zira Batı ve işbirlikçileri zaten görmezden geliyor, unutmuş numarası yapıyorken,Türk Milleti; sen de unutursan onların istediği gerçekleşmiş olacaktır.

Bu vesileyle Türk Milleti’nin tarih sahnesine çıktığı günden itibaren; Türklük, vatan ve bayrak uğruna can veren şehitlerimizeve gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.

                        :

İsmail CİNGÖZ; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.A. – BULTÜRK Ankara Temsilcisi. cingozismail01@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest