Abdülhamit Süleyman Çolpan önce idam edildi, sonra yargılandı
Abdülhamit Süleyman Çolpan, Türkistan’ın yetiştirdiği en büyük şairlerden, Cedit hareketinin en güçlü fikir adamlarından ve modern Özbek edebiyatının kurucu isimlerinden biridir. Hayatını Türkistan’ın bağımsızlığına, milli kimliğine ve kültürel uyanışına adayan Çolpan, Sovyet yönetiminin baskıları altında ağır bedeller ödemiştir. Stalin dönemindeki Büyük Tasfiye sürecinde tutuklanan şair, hukuki süreç tamamlanmadan infaz edilmiş, ardından dosyası resmi olarak sonuçlandırılmıştır. Bu nedenle tarihçiler onun için “önce idam edildi, sonra yargılandı” ifadesini kullanmaktadır.
1897 yılında Türkistan’ın Fergana vilayetine bağlı Andican şehrinde dünyaya gelen şairin gerçek adı Abdülhamit Süleyman’dır. “Çolpan” yani “Tan Yıldızı” mahlasıyla tanınan sanatçı, yalnızca Özbek halkının değil bütün Türk dünyasının ortak kültür mirasında önemli bir yere sahiptir.

Cedit Hareketinin Parlayan Yıldızı
Çolpan çocukluk yıllarında hem geleneksel medrese eğitimi aldı hem de Rus okullarında öğrenim gördü. Böylece Doğu ve Batı kültürlerini birlikte tanıma fırsatı buldu. Arapça, Farsça, Rusça ve İngilizce öğrenerek geniş bir kültürel birikim kazandı.
Mevlânâ, Sadi, Hafız, Hayyam, Ali Şir Nevayî ve Fuzûlî gibi klasik isimleri büyük bir dikkatle okuyan Çolpan, aynı zamanda Osmanlı, Kazan ve Azerbaycan Türk edebiyatını da yakından takip etti. Türkiye’den Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp ve Mehmet Âkif Ersoy’un eserlerinden etkilendi.
Hintli düşünür Rabindranath Tagore, İngiliz yazar William Shakespeare ve Rus edebiyatının önemli isimlerinden Maksim Gorki’nin eserlerini Türkistan okuyucusuyla buluşturacak çeviriler yaptı. Böylece yalnızca bir şair değil, aynı zamanda güçlü bir kültür köprüsü kurdu.
Milli Uyanışın Şairi
1917 yılından itibaren kaleme aldığı şiirler kısa sürede büyük ilgi gördü. 1920-1926 yılları arasında yayımlanan Oyganış (1922), Bulaklar (1924) ve Tan Sırları (1926) adlı eserleri onun edebi zirvesini oluşturdu.
Bu üç kitapta yer alan toplam 119 şiir, milli sembolizmin Türk dünyasındaki en başarılı örnekleri arasında kabul edilmektedir. Çolpan eserlerinde yalnızca bağımsızlık idealini değil; halkın yaşadığı yoksulluğu, sosyal adaletsizlikleri, özgürlük özlemini ve kültürel kimliğin korunmasını da işledi.
Şairin dili sade, güçlü ve halkın anlayabileceği nitelikteydi. Bu nedenle eserleri kısa sürede geniş kitlelere ulaştı ve milli bilinç oluşturulmasında önemli rol oynadı.
Stalin Döneminde Baskılar Artıyor
Sovyet yönetimi özellikle milli kimliği öne çıkaran aydınları büyük tehdit olarak görüyordu. Çolpan da eserlerinde Türkistan’ın milli değerlerini savunduğu için sürekli baskı altında kaldı.
Şiirleri ve yazıları nedeniyle sekiz kez tutuklanan Çolpan, her defasında sorgulandı ve takip edildi. Ancak düşüncelerinden vazgeçmedi.
1937 yılında Taşkent’te düzenlenen Sovyet Yazarlar Birliği toplantısında ağır suçlamalarla karşı karşıya bırakıldı. Kendisinden eserlerinin “komünizm dışı fikirler taşıdığını” kabul etmesi ve suçunu itiraf etmesi istendi.
Çolpan ise tarihe geçen şu cevabı verdi:
“Siz beni üç gün içinde ıslah edemezsiniz.”
Bu söz, onun düşünce özgürlüğüne olan bağlılığının ve baskılar karşısındaki direnişinin simgesi haline geldi.
Önce İdam, Sonra Yargılama
Toplantının ardından “milliyetçilik”, “halk düşmanlığı” ve “karşı devrimcilik” suçlamalarıyla tutuklandı.
1938 yılında Stalin’in Büyük Tasfiye sürecinde kurşuna dizilerek idam edildi. Daha sonra ortaya çıkan Sovyet arşiv belgeleri, infazın hukuki süreç tamamlanmadan gerçekleştirildiğini ve resmi evrakların sonradan düzenlendiğini göstermektedir.
Bu nedenle tarihçiler Çolpan’ın trajedisini özetlerken “önce idam edildi, sonra yargılandı” ifadesini kullanmaktadır. Bu durum yalnızca Çolpan’ın değil, aynı dönemde hayatını kaybeden yüzlerce Türkistan aydınının yaşadığı hukuksuzluğu gözler önüne sermektedir.
Bağımsızlık Sonrası İtibarı İade Edildi
Stalin’in ölümünden sonra Sovyetler Birliği birçok davayı yeniden incelemeye başladı.
1957 yılında Çolpan hakkındaki suçlamalar kaldırılarak resmen aklandı. Sovyet döneminde yasaklanan eserleri ise 1980’li yılların sonlarında yeniden yayımlanmaya başladı.
Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Çolpan milli kahraman olarak kabul edildi. Bugün eserleri okullarda okutulmakta, adına müzeler, anıtlar ve kültürel etkinlikler düzenlenmektedir.
Türk Dünyasında Yaşayan Miras
Çolpan’ın “Güzel Fergana”, “Kişen (Zincir)” ve “Kozgalış (Ayaklanma)” adlı şiirleri yıllar boyunca bestelenerek dilden dile aktarıldı.
Onun eserlerinde yalnızca Özbek halkının değil, bütün Türk dünyasının ortak hafızası, bağımsızlık arzusu ve kültürel direnişi yer almaktadır.
Bugün Türk dünyasının farklı bölgelerinde Çolpan’ın adı; özgürlük, milli bilinç ve kültürel bağımsızlığın sembollerinden biri olarak yaşamaya devam etmektedir.
Kırım’ın Sesi Gazetesi olarak, Türk dünyasının ortak değerlerini yaşatan büyük fikir ve sanat insanlarını gelecek nesillere tanıtmayı tarihî bir sorumluluk olarak görüyoruz. Abdülhamit Süleyman Çolpan’ın hayatı, fikirleri ve fedakârlığı; kültürel hafızanın korunmasının ve milli kimliğe sahip çıkmanın en güçlü örneklerinden biri olmaya devam etmektedir.
Guzel Türkistan
Guzel Türkistan senge ne boldu?
Sebeb vakitsiz güllerning soldu
Çemenler berbad kuşlar her feryad
Hemmesi mahsun bolmaz mı dil şad
Bilmem ne içün kuşlar uçmaz bahçeleringde
Birligimizning teprenmes tagı
Ümdimizning sönmez çıragı
Birleş ey halkım kelkendür çagı
Bezensin imdi Türkistan bağı
Kozgal halkım yeter şunca cevrü cefalar
Al bayrağıngni kalbim oygansın,
Kulluk, esaret barçası yansın,
Kur yengi devlet, yavlar örtensin
Ösib Turkiston kaddın kötersin!
Yavran, yaşnab öz vetening gül bağlarında
Güzel Türkistan sana ne oldu
Seher çağında güllerin soldu
Çemenler berbad, kuşlarda feryad
Hepsi bir mahzun olmaz mı dilşad.
Bilmem niçin kuşlar ötmez bahçelerinde
Birliğimizin sarsılmaz dağı
Ümidimizin sönmez çerağı
Birleş ey halkım gelmiştir çağı
Bezensin şimdi Türkistan bağı
Uyan halkım bitsin artık bunca zulümler
Bayrağını al kalbin uyansın
Kulluk, esaretin herşeyi yansın
Kur yeni devlet düşmanlar ürksün
Yüce Türkistan göklere değsin
Yayıl yeşer öz vatanın gül bağlarında
Abdulhamit Süleyman Çolpan. (1938)
Doğu Türkistan
külgen başkalardır
yığlagan menmen
oynagan başkalardır
inlegen menmen
erk erteklerin işitken başka
kulluk koşugun tinlegen menmen
başkada kanat bar, kökke uçadır
şahlarga konadır, bağda yayraydır
sözleri sadefdek, tavuşu naydek
kuyini her yerde elge sayraydır
mende de kanat bar, lakin bağlangan
şah yokdur, bağ yokdur, kalın duvar bar
sözleri sadefdek, tavuşu naydek
kuyim bar, unı da duvarlar tingler
erkin başkalardır, kamalgan menmen
hayvan katarında sanalgan menmen
Abdulhamit Süleyman Çolpan
Dahili Bağlantı
- https://kiriminsesigazetesi.com/kategori/turk-dunyasi/
- https://kiriminsesigazetesi.com/kategori/tarih/
- https://kiriminsesigazetesi.com/etiket/cedit-hareketi/
Dış Bağlantılar

