Kırım’ın Unutulan Tarihi Fransa’da mı Saklanıyor? 200 Yıllık Yazmanın Şaşırtan Hikâyesi
Kırım Hanlığı’nın yaklaşık 300 yıllık tarihini anlatan çok değerli bir yazma eser, bugün Kırım’da değil; Fransa’nın başkenti Paris’teki Bibliothèque nationale de France’ın (Fransa Millî Kütüphanesi) koleksiyonunda korunuyor. Peki bu eser Paris’e nasıl ulaştı? Yaklaşık iki asırdır araştırmacıların dikkatini çeken bu yazmanın hikâyesi, Kırım tarihinin en ilginç yolculuklarından birini gözler önüne seriyor.
200 Yıldır Paris’te Saklanan Kırım Hanlığı Yazması: Kayıp Tarihin Sessiz Tanığı
Kırım’ın En Değerli Tarih Hazinelerinden Biri Neden Paris’te?
Kırım Hanlığı’nın yaklaşık üç asırlık tarihini anlatan önemli bir yazma eser bugün ne Bahçesaray’da ne de İstanbul’da bulunuyor. Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınan ve 1475-1778 yılları arasındaki Kırım Hanlığı tarihini anlatan anonim kronik, yaklaşık iki asırdır Fransa’nın başkenti Paris’teki Bibliothèque nationale de France (Fransa Millî Kütüphanesi) koleksiyonunda korunuyor.
Tarihçiler tarafından Kırım Hanlığı araştırmalarının en önemli yazılı kaynaklarından biri kabul edilen eser, yalnızca hanların isimlerini sıralayan bir kronik değil; aynı zamanda dönemin siyasi gelişmelerini, Osmanlı Devleti ile ilişkileri ve Kırım’ın iç yönetimini anlatan değerli bir tarih hazinesi niteliği taşıyor.
1819’da Başlayan Yolculuk
Bu yazmanın Paris’e uzanan hikâyesi 1819 yılında başladı.
Fransız doğubilimci, diplomat ve dil bilimci Pierre-Amédée Jaubert, Kırım’a yaptığı seyahat sırasında bu anonim Osmanlı Türkçesi yazmasını temin etti. Yazmayı Fransa’ya götüren Jaubert, daha sonra eseri Fransa Millî Kütüphanesi’ne kazandırdı.
Bugün eser, kütüphanede “Supplément Turc 515” kayıt numarasıyla muhafaza edilmektedir.

Yalnızca 17 Varak, Ama 300 Yıllık Tarih
İlk bakışta oldukça küçük görünen yazma yalnızca 17 varaktan oluşuyor.
Ancak bu mütevazı hacim, Kırım Hanlığı’nın yaklaşık üç asırlık tarihini içinde barındırıyor.
Anonim müellif; Mengli Giray Han’dan başlayarak Şahin Giray Han dönemine kadar, yani 1475-1778 yılları arasındaki olayları kronolojik olarak anlatıyor.
Han değişiklikleri, Osmanlı Devleti ile kurulan siyasi ilişkiler, savaşlar, diplomatik gelişmeler ve hanlık yönetimine dair birçok bilgi bu küçük yazmanın sayfalarında yer alıyor.
Kimin Yazdığı Hâlâ Bilinmiyor
Yazmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise yazarının bilinmemesidir.
Eserde ne müellif adı bulunuyor ne de hangi tarihte kaleme alındığını açıkça gösteren bir kayıt yer alıyor.
Araştırmacılar, metindeki olaylar ve kullanılan ifadeler üzerinden değerlendirme yaparak yazmanın XVIII. yüzyılın sonlarında kaleme alınmış olabileceğini düşünüyor.
Bu nedenle eser, akademik çalışmalarda “Anonim Kırım Hanlığı Tarihi” adıyla anılıyor.
1833’te Avrupa’nın Dikkatini Çekti
Pierre-Amédée Jaubert, yazmanın önemini kısa sürede fark etti.
Eseri Fransız şarkiyatçı M. Kazimirski Fransızcaya çevirdi. Jaubert’in gözden geçirdiği bu çeviri, 1833 yılında Journal Asiatique dergisinde yayımlandı.
Böylece Kırım Hanlığı tarihi ilk kez Avrupa’daki bilim çevrelerinin dikkatini çekti ve Batılı araştırmacılar tarafından incelenmeye başlandı.
Tek Nüsha Değil
Uzun yıllar boyunca Paris nüshasının tek olduğu düşünülse de daha sonra yapılan araştırmalar, eserin başka nüshalarının da bulunduğunu ortaya koydu.
Bugün aynı kroniğin yazma nüshaları;
- Paris
- Saint Petersburg
- Kiev
kütüphanelerinde muhafaza edilmektedir.
Bununla birlikte araştırmacılar, Paris’teki Supplément Turc 515 nüshasını en önemli yazmalardan biri olarak değerlendirmektedir.
Türk Araştırmacılar Yeniden Gün Yüzüne Çıkardı
Uzun yıllar boyunca yalnızca sınırlı sayıdaki araştırmacının bildiği bu eser, son yıllarda Türk akademisyenlerin çalışmalarıyla yeniden bilim dünyasının gündemine taşındı.
Araştırmacılar Alper Başer ve Kemal Gurulkan, Paris nüshasını esas alarak yazmanın çeviri yazısını hazırladı ve diğer Kırım Hanlığı kronikleriyle karşılaştırmalı olarak yayımladı.
Bu çalışma sayesinde eser, Kırım Hanlığı tarihi üzerine çalışan araştırmacılar için daha erişilebilir hâle geldi ve kroniğin tarih yazımı açısından taşıdığı önem ayrıntılı biçimde ortaya konuldu.
Sessizce Bekleyen Bir Tarih Hazinesi
Bugün Paris’teki Fransa Millî Kütüphanesi’nin raflarında sessizce korunan bu 17 varaklık yazma, aslında yüz binlerce Kırım Tatarının ortak tarihine ışık tutuyor.
Bahçesaray Sarayı’nın gölgesinde başlayan hikâyeler, Osmanlı padişahlarıyla kurulan ilişkiler, Giray Hanlarının mücadeleleri ve Kırım’ın siyasi dönüşümü, bu satırlarda yaşamaya devam ediyor.
Belki de en dikkat çekici soru hâlâ cevabını bekliyor:
Kırım Hanlığı’nın en önemli tarih kaynaklarından biri neden bugün kendi topraklarında değil de Paris’te bulunuyor?
Bu soru yalnızca bir yazma eserin yolculuğunu değil, aynı zamanda Kırım’ın zengin tarihî mirasının dünyanın farklı kütüphanelerine nasıl dağıldığını da hatırlatıyor.
Kaynaklar
- Alper Başer – Kemal Gurulkan, “Anonim Bir Kırım Hanlığı Tarihi (1475-1778)”, Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi (2021).
- Bibliothèque nationale de France, Supplément Turc 515 yazması hakkında akademik değerlendirmeler.
- Pierre-Amédée Jaubert ve 1833 tarihli Journal Asiatique yayınına ilişkin akademik çalışmalar.


