GenelGüncelKırım TarihiKültür SanatTürk Dünyası

10 temmuz 1774 küçük kaynarca anlaşması ile Kırım için kara asır başladı

Rusya’nın Lehistan’ı işgal etmesi üzerine Osmanlı Devleti Rusya’ya sert bir nota göndermiş ve Rusya’nın geri çekilmemesi üzerine Osmanlı-Rus savaşı başlamıştı. Osmanlı ordusunun yenilgisiyle sonuçlanan bu savaş 1774’te Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona erdi. Küçük Kaynarca Antlaşması Osmanlı Devleti’nin Karlofça’dan sonra imzaladığı en ağır ikinci antlaşmadırAntlaşma Osmanlıların toprak kaybından ziyade hukuk, ticaret ve diplomasi alanında aldığı en büyük yenilgidir.

Ruslar kazandıkları bu zaferle Karadeniz’e yerleşmiş ve Osmanlı’nın Ortodoks tebaasının haklarının koruyuculuğuna soyunmuştur. Ruslar antlaşma hükümlerine göre İstanbul’da bir Ortodoks kilisesi kurma hakkı da elde etmiştir. Bu antlaşmayla aynı zamanda İstanbul’da daimi bir elçilik ve istedikleri şehirlerde de konsolosluk açma hakkına sahip oluyordu. Rus ticaret gemilerinin Boğazlardan geçişi serbest hâle gelirken antlaşma hükümlerine göre Osmanlılar Rusya’ya üç yılda 4 milyon ruble (on beş bin kese) savaş tazminatı ödemeyi de kabul ediyordu.

Osmanlı Devleti, Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’ı kaybetmekle birlikte Kırım tatarlarının dinî meselelerini vesile ederek bölge ile bağını devam ettirmeye çalışacaktı. Küçük Kaynarca Antlaşması, Rus ordusunun Osmanlı topraklarından çekilmesini sağlamışsa da Osmanlı Devleti açısından bedeli çok ağır olmuştu. Çar Petro döneminden bu yana orduyu Avrupa tarzında yenileyen Ruslar karşısında alınan bu yenilgi, Osmanlı devlet adamlarına ordunun aynı şekilde bir yenileşme­ye kaçınılmaz ve hızlı bir şekilde ihtiyacı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasındaki 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’nı sona erdiren ve Osmanlı Devleti‘nde önemli toprak kayıplarına yol açan antlaşmadır. Güney Dobruca’daki Küçük Kaynarca kasabasında imzalandığından bu adı almıştır.

1768-1774 Osmanlı-Rus savaşı

Ana madde: 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı

Osmanlı ordusunun, 1773’te Ruslara karşı kazandığı Rusçuk, Silistre ve Varna zaferlerinin intikamını isteyen Çariçe II. Katerina, Tuna ordusunu takviye etmişti. Başkumandan Mareşal Petro Rumyantsev, Osmanlı ordusunu, merkezinde muhasara için Şumnu’ya doğru hareket etti. Bu sırada rahatsız olan Vezîr-i âzam ve Serdâr-ı ekrem Muhsinzade Mehmed Paşa, düşmanı karşılamak üzere Yeniçeri Ağası Yeğen Mehmed Paşa kumandasında bir kuvvet sevk ettiyse de, bu kuvvetler Kozluca’da mağlup oldu. Rumyantsev’in, bu başarıdan sonra Şumnu önlerine gelip Varna yolunu kesmek suretiyle, Osmanlı ordusunu iâşe ve mühimmattan mahrum etmesi, askerin dağılmasına yol açtı ve orduda on iki bin kişi kaldı. Yanındaki az sayıdaki kuvvetle mukavemet etmenin bir fayda sağlamayacağını anlayan Serdâr-ı ekrem mütareke istemek zorunda kaldı. Sadrazam kethüdâsı Ahmed Resmî Efendi, nişancı rütbesi ile birinci, Reîsül-küttab İbrâhim Münib Efendi de ikinci murahhas tayin olunarak, 12 Temmuz 1774’te Şumnu’dan hareketle Balya Boğazına yakın Küçük Kaynarca kasabasına geldiler. Ruslar tarafının murahhası, General Nikolay Repnin idi. Mareşal Rumyantsev mütareke kabul etmeyerek birinci sulh müzâkeresinde esasları iki tarafça kabul edilmiş olan esaslara göre derhal sulh akdini istediğinden, mecburen teklif kabul olunup, iki günde ve iki celsede antlaşma imzalandı.

Rus başkumandanı, sulh görüşmesi yapabilmek için başlangıçta Kılburun, Kerç ve Yenikale’nin Ruslara terkini şart koydu. Osmanlı murahhasları, bütün fırsatların elden çıkması ve kendilerine zaman verilmemesi üzerine, Rus isteklerini çaresiz kabul ettiler.

Antlaşmanın koşulları

17 Temmuz 1774 tarihinde imzalanan ve henüz tahta yeni çıkan I. Abdülhamid tarafından tasdik edilen, yirmi sekiz maddelik bu antlaşmaya göre;

  1. Kırım Hanlığı’yla Kuban ve Bucak Tatarları siyâsî bakımdan müstakil olup, ancak dînî işlerinde Hilâfet makamına tâbi olacaklardır.
  2. Kılburun, Kerç, Yenikale ve Azak Kalesi’yle Dinyeper (Özi) ve Buğ (Aksu) nehirleri arasındaki arazi, Rusya’ya terk edilmiş ve Aksu hudut kabul edilmiştir.
  3. Ruslar tarafından işgal edilen Besarabya, Eflak, Boğdan ve Gürcistan ülkeleriyle Akdeniz adaları Osmanlılara iade olunacaktır.
  4. Rus ordusu, Bulgaristan’da Tuna’nın sağ sahilinden, bir ay içinde sol sahiline çekilecektir.
  5. Rusya, Osmanlı topraklarındaki Ortodoksları daimî surette himaye edebilecektir.
  6. Rus sefirlerinin, Eflâk ve Boğdan vaziyetleri hakkındaki müracaatları dikkate alınacaktır. (Bu madde mucibince memleketin işlerinde Rus müdahalesine devamlı açık kapı bırakılmış oluyordu.)
  7. İngiltere ile Fransa’ya verilen kapitülasyonlar, Rusya’ya da aynen tanınacaktır.
  8. Rus ticaret gemileri, Karadeniz’le Akdeniz’de hareket serbestisine sahip olacak ve istedikleri zaman boğazlardan geçebilecekler ve Osmanlı limanlarında kalabileceklerdi. Böylelikle Karadeniz bir Türk gölü olmaktan çıktı.
  9. Ruslar, İstanbul’da daimi elçilik bulundurabilecek ve Balkanlar’da istedikleri yerde konsolosluk açabileceklerdi. Bu da Rusların Panslavizm politikasına zemin hazırlamıştır.
  10. Osmanlı Devleti, savaş tazminatı olarak, üç senede ve üç taksitte, Rusya’ya on beş bin kese akça verecektir. Osmanlı Devleti, tarihinde ilk defa savaş tazminatı ödemiştir.
  11. Orta-Kuzey Kafkasya’da Osmanlı Devleti ile Rusya arasında tarafsız bir bölge olan Kabarda ya da Kabardiya, Rusya’ya ilhak edildi.

Antlaşma sonuçları

Osmanlı Devleti, bu antlaşmayla ilk defa Müslüman ve Türk olan bölgeleri yitirmiş, Kırım Hanlığı ile ona bağlı Kuban ve Bucak Tatarlarının müstakilliğini tanımak durumunda kalmıştır. Bu durum, özellikle İstanbul’da tepkiyle karşılanmış ve sonraki yıllarda Osmanlı Devleti’nin üzerinde Kırım’a müdahale etmesi yönünde baskı yaratmıştır. Rusların Eflak ve Boğdan üzerinde elde ettiği söz hakkı, istedikleri yerlerde konsolosluk açabilmeleri ve Ortodoksların hamisi sıfatını takınmaları gibi maddeler sebebiyle Osmanlı Devleti, Rusya’nın iç ve dış müdahalelerine açık hale gelmiş ve bu hal, gelecek savaşların zeminini hazırlamıştır.

  • Kırım’ın kaybedilmesi ile ilk defa halkı Türk ve Müslüman olan bir bölge kaybedildi ve ilk defa hilafet makamından faydalanma yoluna gidildi.
  • Ruslar Osmanlı İmparatorluğu’nun içişlerine müdahale etme hakkına sahip oldu.
  • İlk kez savaş tazminatı ödendi.
  • Yüzyılın en ağır antlaşmasını imzalamıştır.
  • Karadeniz’de yüzyıllardır devam eden egemenliğini kaybetmiştir.

Bu antlaşmanın başlattığı sürecin devamı olarak, antlaşmadan 9 yıl sonra II. Katerina’nın emriyle Kırım Hanlığı, Rus İmparatorluğu tarafından ilhak edildi.

1774 küçük kaynarca antlaşması ile KIRIM için KARA ASIR Başladı.

Küçük Kaynarca Antlaşması, 21 Temmuz 1774 tarihinde Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ve 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’na son veren bir antlaşmadır.

10 temmuz 1774 küçük kaynarca anlaşmas
10 temmuz 1774 küçük kaynarca anlaşmas

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest