YENİ DÜNYA SİTEMİ SÜRECİNDE GELİŞMELERE TÜRK MERKEZLİ PANORAMİK BAKIŞ

YENİ DÜNYA SİTEMİ SÜRECİNDE GELİŞMELERE

TÜRK MERKEZLİ PANORAMİK BAKIŞ

İsmail CİNGÖZ

Türkiye ile ABD’nin uzun yıllara varan dostluk(!) ve müttefiklik(!) ilişkileri bilinmektedir. 1952’de NATO üyeliği ile Türkiye,Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’ne yakınlaşmış olsa da ABD Türkiye ile dost olmadığını;

-5 Haziran 1964 tarihinde ABD Başkanı Lyndon B. Johnson tarafından Türkiye Başbakanı İsmet İnönü’ye gönderilen ve tarihe Johnson Mektubu olarak geçen olayı,

-1 Temmuz 1974 tarihinde yayınlanan Resmî Gazetesi’nde belirtildiği gibi haşhaş ekimini durdurmayan Türkiye’ye ambargo kararı,

-1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın hemen ardından uygulamaya koyduğu ambargo kararı,

-10 Ekim 2007 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi/Dışişleri komisyonu tarafından 1915 Olaylarının “soykırım” olarak kabul edilmesi,

Örneklerinde olduğu gibi defalarca göstermiştir.

***

            Ancak ABD’nin Türkiye’ye düşmanca tutumlarında en bariz artışlar 1 Mart 2003 tarihinde yaşanan ve “1 Mart Tezkere Krizi” olarak tarihe geçen olayın ardından yaşanmıştır.

            Ayrıca;

-4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde konuşlu Türk Karargâhına peşmergelerle birlikte düzenlediği baskın sonrası yaşanan “Çuval Olayı”,

-PKK’nın Suriye kolu YPG/PYD’nin açıkça desteklenmesi, silah, mühimmat ve teçhizatlarla donatılması,

-15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ lideri Fethullah Gülen’in ABD’de barınmasına müsaade edilmesi ve iade edilmemesi,

-Rahip Brunson olayından sonra Türk vatandaşlarına karşı katı vize kurallarının uygulamaya konulması,

-Türkiye’ye hava savunma sistemlerinin satılmaması nedeniyleTürkiye’nin Rusya’dan S-400 sistemlerini alması üzerine yaşanan kriz,

-Proje ortağı Türkiye’nin F-35 Savaş Uçağı projesinden çıkartılması,

-Türkiye’nin yeni F-16 savaş uçağı ve mevcut F-16’ların revizyon edilmeleri için kit taleplerine ambargo uygulanması,

-Ukrayna-Rusya Savaşı bahanesiyle 100.000’den fazla muharip askerle Yunanistan’a konuşlanma ve birçok askeri üsler ile dolaylı olarak Türkiye’nin tehdit edilmesi,

Gibi ABD, onlarca defa Türkiye karşıtı kararlara imza atmış veya desteklemiştir.

***

ABD haricinde NATO üyesi birçok ülkenin de Türkiye karşıtı tutum içerisinde oldukları bilinmektedir. Yunanistan’ın uluslararası hukuka aykırı olarak Kıbrıs ve Adalar Denizi bölgesinde Türkiye karşıtı girişimlerine ek olarak 1923 Lozan Antlaşması kapsamında silahtan arındırılmış adaların silahlandırılması, üstelik ABD ile bu adaları da kapsayacak şekilde askeri tatbikatların icra edilmesi bütün dünyanın gözü önünde gerçekleşmektedir.

2011’den itibaren devam eden Suriye olayları eksenli olarak 24 Kasım 2015 tarihinde bir Rus savaş uçağının Türkiye hava sahasını ihlal etmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düşürülmesi üzerine Rusya ile savaşın eşiğine gelen Türkiye’nin NATO tarafından yalnız bırakıldığı unutulmamalıdır.Hatta bazı NATO üyesi ülkelerin “Biz Türkiye için Rusya ile savaşmayız” açıklamalarını tarih kaydetmiştir.

Ancak ilerleyen süreç Türk-Rus ilişkilerini kendine münhasır bir hale getirmiştir. Kafkaslarda, Suriye’de ve Libya’da zaman zaman karşı karşıya gelen iki ülke, Ukrayna-Rusya savaşında Türkiye’nin tarafsızlığı ile başka bir boyuta evrilmiştir. Bu arada başta enerji koridoru olmak üzere, Akkuyu Nükleer Güç Santrali örneğinde olduğu gibi yatırımlar ekseninde sorunsuz ilerleyen ilişkilerin, zamanla adeta stratejik ortak düzeyleri seviyesine ilerlediği görülmektedir.

Hatta Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uygulanan ambargolar nedeniyle Türkiye, Rusya’nın dünyaya çıkış kapısı halini almıştır.

***

Türkiye merkezli olarak ABD ve Rusya ekseninde onlarca gelişme yaşanırken diğer bir taraftan Çin’in dünya geneline küresel ölçekli hamleleri en başta Rusya ve ABD’yi endişelendirdiği muhakkaktır. Rusya ve ABD’nin birbirinden bağımsız olarak Çin’i engelleme ve çevreleme hamlelerine ek olarak bir taraftan da kendi aralarındaki mücadeleleri görülmektedir.

ABD merkezli Batı ülkeleri Rusya’ya karşı Ukrayna’yı açıktan destekleyerek adeta Rusya’ya diz çöktürmeye çalışsalar da Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığı, Afrika başta olmak üzere birçok ülkenin Rus ve Ukrayna tahıl ürünlerine bağımlılıklarıistedikleri sonucu almalarına engel teşkil etmektedir; çünkü kendisine ambargo uygulanan Rusya, Ukrayna limanlarına giriş-çıkışları kontrol altına almış ve Ukrayna tahıllarının da dünyaya arz edilmesinde mani olması, Rusya’ya karşı planlanan can alıcı küresel hamlelere engel olmaktadır.

Bu bağlamda Hollanda örneğinde olduğu gibi Avrupa ülkelerinin kendi aralarındakifikir ayrılıkları ile Rusya’ya karşı uygulanan ambargolardan çekilme[1]veya Almanya örneğinde olduğu gibi esneme[2]yaşanması Rusya’nın elini güçlendirmektedir.

Ancak Rusya, Ukrayna savaşında beklemediği bir direnişle karşılaşmıştır. Ukrayna’nın direnişini kuvvetlendiren ana etken Ukrayna halkının azmi ve vatan sevgisi olsa da ABD ve Batı’dan gelen lojistik desteğin etkisi olduğu muhakkaktır.

Dolayısı ile Rusya, Ukrayna hamlesinde istediğini alamamış olmakla birlikte, uygulanan ambargolarla ABD merkezli NATO da Rusya’ya henüz diz çöktürememiştir. Bu durum beklenmedik bir şekilde Rusya-Ukrayna savaşının uzamasına sebep olmaktadır.

***

Vekalet savaşları ve ABD-Rusya merkezli bölgesel ve küresel hamleler ağırlıklı olarak Türkiye’nin etrafında yaşanırken, bu arada Pasifikbölgesinden Bering Boğazı-Kuzey Kutbu eksenine doğru yeni bir nüfuz mücadelesinin sürdüğü dikkatli gözlerden kaçmamaktadır.

İnşa süreci devam eden Yeni Dünya Sistemi’nin yükselen gücü Çin, ABD ve Rusya tarafından çevrelenmeye çalışılırken bir taraftan da küresel ısınmayla birlikte Kuzey Kutbu sahasında ortaya çıkmaya başlayan enerji yataklarına erişim mücadeleleri yeni bir ABD-Rusya mücadelesini de beraberinde getirmektedir. Bu mücadelelerde İngiltere adının hiç geçmemesi dikkat çekicidir. Lakin Yeni Dünya Sistemi’nin Batı ekseni olmaya hazırlanan İngiltere kuşkusuz ki dünyanın her yerinde derin çalışmalarda olsa gerek; çünkü genetik kodları bunu gerektirmektedir.

***

ABD-Rusya-İngiltere-Çin ekseninde bölgesel ve küresel nüfuz mücadeleleri devam ederken, ABD’nin Avrupa Birliği (AB) oluşumunu dağıtma hedefli hareket ettiği ve Ukrayna-Rusya savaşı ile Ukrayna üzerinden Rusya ile mücadele ediliyor görüntüsü ile esasında Avrupa’nın hedeflendiği göz ardı edilmemelidir. Zira Rusya doğalgaz kozu ile Avrupa’ya gözdağı verirken ABD’nin çok daha fazla maliyetle Avrupa’ya sıvılaştırılmış gaz satışı[3] ile sözde yardım ederken, ekonomik olarak çökertmeye çalıştığı anlaşılmaktadır; çünkü Rus gazından vazgeçmenin Avrupa ülkelerine maliyetinin 1 trilyon ABD dolarını geçtiği[4] iddia edilmektedir. Böylece ABD ve Rusya karşısında yeni bir güç olma hevesindeki AB’nin, dağılmaya doğru kanalize edildiğini gören bazı ülkelerin Rusya ambargosunu delerek kurtulmak istemelerinden okunmalıdır.

Elbette ki bu arada Türk Dünyası’nda da yeni gelişmeler yaşandığı görülmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na Gözlemci Üye statüsü ile dahil edilmesi, uluslararası kamuoyunda adeta “Zımnen Tanıma” olarak algılanmıştır. Elbette ki bu Türk Dünyası için çok önemli bir gelişmedir.

Bir diğer gelişme ise Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan’ın 14 Aralık 2022 tarihinde Türkmenistan’da gerçekleştirdikleri Avaz Zirvesi’dir. Ağırlıklı olarak Türkmenistan’ın yeraltı ve yerüstü kaynaklarının Hazar Denizi-Azerbaycan-Türkiye hattından Batı’ya arz edilebilmesi ele alınmış olsa da çok önemli ticari ve ekonomik anlaşmalara da imza atılmıştır.

Bu gelişme Türk Devletleri Teşkilatı için de önemlidir; çünkü ekonomik gelişmeler kalkınmayı da beraberinde getirecektir. Dolayısı ile Türk Devletleri’nin ilerleyen yıllarda entegrasyonu için önemli kilometre taşları olacaktır. Ancak Rusya’nın uluslararası sahada Avrupa’nın kendisine olan bağımlılığını zayıflatacağı, İran’ın da bölgesel siyaseti açısından olumsuz etkileneceği gibi gerekçelerle Türkmen gazının Hazar’dan Batı’ya sevkine izin vermemek için ellerinden geleni yapacakları da unutulmamalıdır.

Sonuç Olarak;

Türkiye ve Türk Devletleri ile ABD-Rusya-İngiltere ve Çin açılarından önemli bölgesel ve küresel gelişmeler yaşanmakta olduğu görülmektedir. Türk Dünyası karar alıcı mekanizmaları bu süreci çok iyi takip etmelidirler.

Yapılacak olası hatalar, fitneye fırsat vermelerin yaşanması halinde Türk Dünyası parçalanacaktır. Rusya, Çin ve İran başta olmak üzere Türk Devletleri’nin birlik ve beraberliği küresel sistemin asla ve kat’a istemeyecekleri bir durum olacaktır.

Bu süreçte Türk Devletleri; AB örneğinde olduğu gibi ekonomik, NATO örneğinde olduğu gibi askeri olarak kendilerine yeter hale gelebilecek yatırımlara hız vermeleri hayati öneme haiz olacaktır. Eş zamanlı olarak, İsmail Bey Gaspıralı’nın büyük hayali “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” için aynı zamanda kültürel hamlelerden de geri kalınmamalıdır. Bu süreçte tarım, hayvancılık, sanayi, bilişim ve milli yazılım hamleleri ile süreç devam ettirilmelidir.

Geleceğin teknolojisi yapay zekâ üzerine yatırımlarla birlikte, Türkiye’nin insansız ilk savaş uçağı Kızılelma örneğinde olduğu gibi gelecekte kullanılması olası silahlar, askeri ekipmanlar ile robot asker projelerine ve milli savunma sanayiinin geliştirilmesine önem verilmelidir.

Yeni Dünya Sistemi’nin doğal olarak üçüncü kutbunun Türk Devletleri Teşkilatı’nın olması kendiliğinden gelecektir. Beklenen fırsatı tarihi süreç Türk Dünyası’nın ayaklarına kadar getirmiştir.

Bilge Kağan’ın; “Ey Türk budunu, titre ve kendine dön!” nidasından hareketle; inanmak ve harekete geçmek gerekir.

                        :

İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı/M.A. BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Başkanı. [email protected]

[1] Akdoğan ÖZKAN; “Kara Kış Öncesi AB’de İlk Çatlak: Hollanda”, T24, 07.11.2022

https://t24.com.tr/yazarlar/akdogan-ozkan/kara-kis-oncesi-ab-de-ilk-catlak-hollanda,37368 (Erişim Tarihi: 08.12.2022)

[2]“Almanya Rus Ambargosunda Çekimser: Almanya’da Toplu Yoksulluğa Sebep Olabilir”, Para Medya, 15.03.2022. https://www.paramedya.com.tr/devami/72113/almanya-rus-ambargosunda-cekimseralmanyada-toplu-yoksulluga-sebep-olabilir/ (Erişim Tarihi: 08.12.2022)

[3] “ABD, Avrupa’ya İlave Sıvılaştırılmış Doğalgaz Satıyor”, İktibas, 17.03.2022.

https://iktibasdergisi.com/2022/03/17/abd-avrupaya-ilave-sivilastirilmis-dogalgaz-satiyor/ (Erişim Tarihi: 20.12.2022.

[4] “Rus Gazından Vazgeçmenin Avrupa’ya Maliyeti Şimdilik 1 Trilyon Dolar”, Haber Rus; 19.12.2022.

https://haberrus.ru/politics/2022/12/19/rus-gazindan-vazgecmenin-avrupaya-maliyeti-simdilik-1-trilyon-dolar.html (Erişim Tarihi: 20.12.2022.

Pin It on Pinterest