KÜÇÜK KAYNARCA’DAN SEYDİŞEHİR’E KIRIM TATARLARININ 252 YILLIK MÜCADELESİ
Kırım Tatarlarının tarihindeki kırılma noktalarından biri olan 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’nın üzerinden 252 yıl geçerken, Seydişehir’de 29 yıldır faaliyet gösteren Dünya Kırım Tatar Derneği binasının anahtarları belediyeye teslim edildi.

“Kırım Tatar Halkını Sevmeyebilirsiniz; Ancak Irkçılık ve Ayrımcılık Yapamazsınız. Biz Bu Devletin Temel Taşlarından Biriyiz!”
21 Temmuz 1774…
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’nı sona erdirdi.
Bu antlaşma ile Kırım Hanlığı, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yürütülen siyasetin merkezine yerleştirildi ve Kırım Hanlığı’nın Osmanlı’dan bağımsızlığı kabul edildi. Bu gelişme, Kırım Tatarlarının tarihinde yeni ve acı bir dönemin başlangıcı oldu.
Aradan yalnızca dokuz yıl geçti.
1783 yılında Rusya Kırım’ı ilhak etti.
Bundan sonra Kırım Tatar halkı; vatanından koparılmanın, sürgünlerin, baskıların ve varlığını koruma mücadelesinin ağır bedellerini ödemek zorunda kaldı.
Ancak Kırım Tatarları hiçbir zaman tarih sahnesinden silinmedi.
Bizler, o büyük tarihî mücadelenin çocuklarıyız.
Bizler, vatanlarından sürgün edilmiş; fakat asırlardır Türklük gurur ve şuuru ile devletine ve milletine sadakatle bağlı kalmış Kırım Tatar halkının evlatlarıyız.
Ve bugün, 24 Ağustos 2026 tarihinde, Küçük Kaynarca’dan 252 yıl sonra, Seydişehir’de 29 yıldır faaliyet gösteren derneğimizin anahtarlarını Seydişehir Belediyesine teslim ediyoruz.
Bu nedenle bugün yaşananları yalnızca bir bina tahliyesi olarak görmüyoruz.
Çünkü bizim için mesele dört duvar değildir.
Kırım Tatarlarının meselesi hiçbir zaman dört duvardan ibaret olmamıştır.
Bizim meselemiz; kimliğimiz, tarihimiz, kültürümüz, millî hafızamız ve bu ülkeye olan bağlılığımızdır.
Tam 29 yıldır Seydişehir halkıyla omuz omuza vererek kültürel, sosyal ve tarihî faaliyetler yürüttük. Seydişehir’in sosyal ve kültürel hayatına katkı sunmaya, Kırım Tatar kültürünü yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalıştık.
Bu şehirde yalnızca bir dernek binası kurmadık.
Dostluklar kurduk. Kardeşlikler kurduk. Gönül bağları kurduk.
Ancak bugün, Seydişehir Belediye Başkanı ve belediye yönetiminin derneğimize ve temsil ettiğimiz Kırım Tatar toplumuna yönelik tutumu nedeniyle dernek binamızı boşaltmak ve anahtarlarını belediyeye teslim etmek zorunda bırakılmış bulunuyoruz.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Bir belediye binasının anahtarını teslim edebilirsiniz; ancak bir halkın tarihini teslim alamazsınız.
Bir kapıyı kapatabilirsiniz; ancak Kırım Tatarlarının hafızasını kapatamazsınız.
Bir mekânı boşaltabilirsiniz; ancak 29 yıllık emeği ve gönül bağlarını tahliye edemezsiniz.
Kırım Tatar halkını sevmeyebilirsiniz.
Bizimle aynı düşüncede olmayabilirsiniz.
Ancak Kırım Tatar halkına karşı ırkçılık, ayrımcılık veya dışlayıcı bir anlayış sergileyemezsiniz.
Çünkü Kırım Tatarları bu devletin dışında değildir.
Bizler bu milletin içindeyiz.
Bu devletin yanında olduk.
Bu vatan için can verdik.
Savaşlarda, felaketlerde ve devletimizin zor günlerinde milletimizin yanında durduk.
Biz bu devletin temel taşlarından biriyiz.
Bugün anahtarlarımızı teslim ediyoruz.
Fakat şunu herkes bilmelidir:
Küçük Kaynarca’da Kırım’ın kaderi değişti diye Kırım Tatarlarının mücadelesi bitmedi.
1783’te Kırım ilhak edildi diye bitmedi.
1944 sürgünüyle bitmedi.
Vatanımızdan binlerce kilometre uzağa savrulduk diye bitmedi.
Bugün bir dernek binasının kapısı kapatılıyor diye de bitmeyecektir.
Çünkü Kırım Tatarlarının mücadelesi bir bina mücadelesi değil, bir varlık ve kimlik mücadelesidir.
Biz anahtarlarımızı teslim ederek fiziksel bir mekândan ayrılıyoruz.
Ama 29 yıllık geçmişimizi, Seydişehir halkıyla kurduğumuz gönül bağını, Kırım Tatar kimliğimizi ve haklı mücadelemizi hiçbir güç elimizden alamaz.
Biz, bu topraklarda kavga değil kardeşlik istedik.
Ayrımcılık değil adalet istedik.
Dışlanmak değil saygı görmek istedik.
Ve bugün de aynı şeyi söylüyoruz:
Kırım Tatar halkını sevmeyebilirsiniz; ancak ırkçılık ve ayrımcılık yapamazsınız.
Biz dün olduğu gibi bugün de devletimizin ve milletimizin yanındayız.
Bizim mücadelemiz şahıslarla değil; haksızlıkla, ayrımcılıkla ve unutulmakla mücadeledir.
Küçük Kaynarca’nın üzerinden 252 yıl geçti.
Kırım hâlâ bizim için yalnızca bir coğrafya değil; vatanın, tarihin ve millî hafızanın adıdır.
Bugün Seydişehir’de bir anahtar teslim ediyoruz.
Ancak tarihimize, kimliğimize ve davamıza ait anahtarları hiç kimseye teslim etmiyoruz.
Bu süreçte yaşananları önce asil Seydişehir halkının vicdanına, sonra tarihin şahitliğine ve Allah’ın adaletine havale ediyoruz.
Kırım Tatar halkı dün olduğu gibi bugün de devletinin yanında, milletinin içinde, ırkçılığın ve haksızlığın karşısında dimdik durmaya devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
24 Ağustos 2026
Mustafa Sarıkamış
Dünya Kırım Tatar Derneği Başkanı

- Seydişehir Belediyesi: T.C. Seydişehir Belediyesi resmî sitesi
- Anayasa Mahkemesi: T.C. Anayasa Mahkemesi resmî sitesi
- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu: TİHEK resmî sitesi
- Seydişehir’den Kırım’a Uzanan Bir Mücadele: Mustafa Sarıkamış’ın Kırım Davasına Hizmet Yolculuğu
- Kırım Tatar Kimliği: Dil, Kültür ve Millî Şuur
- Kırım Tatar Diasporasının Türkiye’deki Tarihî Mücadelesi
- Seydişehir Belediyesi – Resmî Kurumsal Sayfa: Seydişehir Belediyesi
- Anayasa Mahkemesi – Resmî Kurumsal Sayfa: Anayasa Mahkemesi
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu – Ayrımcılıkla Mücadele:TİHEK
