Araştırmacılar ve Tarih YazarlarıGenelGüncelkültürQırımtatar MedeniyetiTürk Dünyası ve Qırım

Kırım Tatar Kültüründe Kalaka: Birlik, Yardımlaşma ve İmece Ruhu

Kırım Tatar kültüründe Kalaka (imece), insanların hiçbir maddi karşılık beklemeden, komşularının ve köydeşlerinin işlerini kolaylaştırmak için bir araya gelmesini anlatan dayanışma anlayışıyla ele alınabilir. Ev yapımından tarladaki hasada, kışlık yiyecek hazırlığından toplumsal törenlere kadar uzanan ortak çalışma geleneğinin temelinde güven, karşılıklı sorumluluk ve birlik düşüncesi bulunur. Kalaka, yalnızca bir işin kısa sürede tamamlanması değil, insanların birbirine sahip çıkması ve toplumsal bağlarını güçlendirmesi anlamına da gelir.

Kırım Tatarlarının tarihî köy hayatını anlamak için aile yapısına, komşuluk ilişkilerine, tarıma dayalı geçim biçimine ve ortak yaşam kültürüne birlikte bakmak gerekir. Bozkırın şartları, mevsimlerin belirlediği çalışma düzeni ve geniş ailelerin birbirleriyle ilişkileri, yardımlaşmayı gündelik hayatın önemli bir parçası hâline getirmiştir. Bununla birlikte, Kalaka adının ve uygulamasının Kırım’ın bütün bölgelerinde aynı biçimde kullanıldığına ilişkin yeterli tarihî belge bulunmadan kesin bir genelleme yapmak doğru değildir. Bu nedenle Kalaka, burada imece ve karşılıksız toplumsal yardımlaşma anlayışını açıklayan bir kültür başlığı olarak ele alınmaktadır.

Kalaka nedir? Kırım Tatarlarında imece anlayışı

İmece, bir kişinin veya ailenin tek başına tamamlamakta zorlanacağı bir işin, çevresindeki insanların gönüllü katılımıyla yapılmasıdır. Bu çalışmada amaç, yalnızca iş gücünü bir araya getirmek değildir. İnsanlar aynı zamanda komşuluk ilişkilerini korur, tecrübelerini paylaşır ve ihtiyaç anında birbirlerinin yanında olduklarını gösterir.

Köy hayatında büyük bir evin inşa edilmesi, tarlanın zamanında ekilmesi veya hasadın kısa sürede kaldırılması önemli emek gerektirirdi. İşlerin gecikmesi, hava şartları veya sınırlı insan gücü nedeniyle aileler zor durumda kalabilirdi. Böyle zamanlarda komşuların el birliğiyle çalışması, toplumsal dayanışmanın pratik bir çözümü olarak öne çıkardı.

Kalaka düşüncesinin merkezinde gönüllülük bulunur. Yardım eden kişi yaptığı iş için mutlaka para veya başka bir karşılık beklemez. Bugün bir komşunun evine destek veren kişi, yarın başka bir ihtiyaç ortaya çıktığında aynı toplumsal çevrenin desteğini görebilir. Bu ilişki, kesin bir borç hesabından ziyade güvene ve karşılıklı sorumluluğa dayanır.

Birlikte çalışmak, birlikte yaşamak

İmece sırasında herkesin katkısı aynı olmak zorunda değildir. Kimi ağır işlerde çalışır, kimi malzeme taşır, kimi yemek hazırlar, kimi de çocuklarla ilgilenir. Bu farklı katkılar, ortak işin tamamlanmasına yardımcı olur.

Burada önemli olan, insanların yalnızca kendi evlerinin ve tarlalarının sorumluluğunu düşünmemesidir. Komşunun güçlüğü, topluluğun da meselesi sayılır. Bu yaklaşım, bireysel çabanın ötesinde bir toplumsal bilinç oluşturur.

Ev yapımında Kalaka: Bir yuvanın ortak emekle kurulması

Geleneksel köy hayatında ev yapmak, aile için en büyük işlerden biriydi. Yapı malzemelerinin hazırlanması, taşınması, duvarların yükseltilmesi ve çatının tamamlanması zaman ve emek gerektirirdi. Maddi imkânları sınırlı bir aile için bütün bu işleri yalnız başına yürütmek daha da zor olabilirdi.

İmece anlayışında köydeşler, yeni bir ev kuran ailenin yardımına gönüllü olarak koşabilir. Bir grup temel ve duvar işlerinde çalışırken başka kişiler malzeme taşıyabilir. Ev halkı ise imkânları ölçüsünde çalışanlara yiyecek ve içecek sunabilir. Böylece ortaya yalnızca fiziksel bir yapı değil, topluluğun ortak emeğini yansıtan bir yuva çıkar.

Bu örnek, Kalaka ruhunun ne anlama geldiğini açıklamak bakımından önemlidir. İnsanlar bir ailenin evini inşa ederken aynı zamanda o ailenin köy içindeki bağlarını da güçlendirir. Evin tamamlanması, yardımlaşmaya katılan herkes için ortak bir sevinç vesilesi olabilir.

Ancak bu anlatım, Kırım’ın her köyünde evlerin mutlaka imeceyle yapıldığına dair kesin bir tarihî iddia olarak görülmemelidir. Belirli bir köy, dönem veya uygulama hakkında ayrıntılı bilgi verilecekse yerel tarih araştırmaları, hatıralar ve etnografik kayıtlar ayrıca incelenmelidir.

Hasat zamanında imece: Emeğin ve bereketin paylaşılması

Tarım toplumlarında zaman büyük önem taşır. Ekinlerin olgunlaşması, hava şartları ve ürünün bozulmadan kaldırılması, çalışma düzenini belirler. Hasat döneminde ihtiyaç duyulan insan gücü bir anda artabilir. Bu nedenle ortak çalışma, kırsal topluluklar için hem pratik hem de sosyal bakımdan değerli bir yöntemdir.

Kalaka anlayışıyla ilişkilendirilebilecek hasat yardımlaşmasında komşular aynı tarlada çalışabilir, ekinlerin toplanmasına ve taşınmasına destek verebilir. Bir ailenin işi tamamlandığında topluluk başka bir ailenin tarlasına geçebilir. Böyle bir düzen, emeğin paylaşılmasını ve işlerin zamanında tamamlanmasını kolaylaştırır.

Hasat yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Ürünün toplanması, ailenin kışlık ihtiyacının karşılanması ve gelecek yılın hazırlıklarının yapılması anlamına da gelir. Bu yüzden ortak çalışma, insanların hayatlarını sürdürebilmeleri için önemli bir dayanışma biçimi olarak düşünülebilir.

Bereketin paylaşılması düşüncesi de bu kültürel çerçevede önemlidir. Birlikte çalışmanın ardından yemeğin paylaşılması, dinlenirken sohbet edilmesi ve emeğin takdir edilmesi, toplumsal ilişkileri güçlendirir. İnsanlar yalnızca ürünün değil, yaşadıkları tecrübenin ve ortak başarının da paydaşı olur.

Kadınların emeği ve ortak yaşam kültürü

Geleneksel imece denildiğinde yalnızca tarlada çalışan erkekleri düşünmek, ortak emeğin kapsamını daraltır. Kırsal yaşamda yiyecek hazırlığı, ekmek yapımı, kışlıkların hazırlanması, su taşınması ve çalışma sırasında insanların beslenmesi de önemli işlerdi. Kadınların emeği, aile hayatının devamında ve toplumsal dayanışmanın sürdürülmesinde büyük rol oynayabilirdi.

Birden fazla hanenin birlikte ekmek hazırlaması veya kışlık yiyecek üretiminde birbirine yardım etmesi, imece kültürünün farklı biçimlerini anlamak için yararlı örneklerdir. UNESCO’nun kültürel miras kayıtlarında yer alan ince ekmek yapımı ve paylaşımı geleneği de yiyecek üretiminin toplumsal dayanışmayla ilişkisini gösterir. Bu kayıt, Kırım Tatarlarına özgü Kalaka uygulamasının doğrudan kanıtı değildir; ancak ortak emek ve paylaşımın daha geniş kültürel önemini açıklamaya yardımcı olur.

Geleneksel toplumlarda görevlerin dağılımı bölgeye, aileye ve döneme göre değişebilir. Bu nedenle kadınların ve erkeklerin katkısını anlatırken tek bir kalıbı bütün köylere uygulamak yerine, farklı emek biçimlerinin ortak yaşama sağladığı katkıyı dikkate almak gerekir.

Kalaka ve Kırım Tatar kimliği

Kırım Tatar kültürünün önemli unsurlarından biri, aile ve topluluk bağlarına verilen değerdir. Dil, gelenek, yemek kültürü, müzik, halk oyunları ve tarihî hafıza, kuşaklar arasında aktarılan kültürel mirasın parçalarıdır. Yardımlaşma anlayışı da bu toplumsal hafızanın araştırılması gereken yönlerinden biridir.

Kalaka kavramını günümüzde anlamlı kılan nokta, geçmişteki çalışma biçimlerini romantikleştirmekten çok, bu biçimlerin arkasındaki toplumsal değerleri kavramaktır. Gönüllü emek, komşuya destek, ortak sorumluluk ve paylaşma, farklı dönemlerde farklı yöntemlerle yaşatılabilir.

Kırım Tatarlarının tarihî tecrübesi, göçler ve zorunlu yer değiştirmelerle de şekillenmiştir. Ailelerin farklı ülkelere ve şehirlere dağılması, geleneklerin korunmasını ve yeni çevrelere aktarılmasını önemli bir mesele hâline getirmiştir. Bu geniş tarihî çerçeve, dayanışma kültürünü araştırırken dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, Kalaka geleneğinin belirli tarihî olaylar sonucunda ortaya çıktığını söylemek için ayrıca kanıt gerekir.

Günümüzde Kalaka ruhu nasıl yaşatılabilir?

Bugün köylerde ve şehirlerde hayatın şartları değişmiş olsa da ortak emek düşüncesi geçerliliğini koruyor. Bir komşunun evini onarmasına yardım etmek, yaşlıların günlük ihtiyaçlarını karşılamak, ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak veya kültürel etkinlikleri gönüllü emekle düzenlemek, imecenin çağdaş örnekleri arasında değerlendirilebilir.

Kültürel dernekler ve yerel topluluklar, gelenekleri yalnızca sahnede sergilenen unsurlar olarak değil, günlük hayatta uygulanabilecek değerler olarak da ele alabilir. Gençlerin yaşlılarla görüşmesi, aile hatıralarının kaydedilmesi, yerel kelimelerin derlenmesi ve ortak çalışma hikâyelerinin belgelenmesi bu açıdan önemlidir.

Bu tür çalışmaların başarılı olması için geleneklerin adı, kullanıldığı yerler ve uygulama biçimleri dikkatle araştırılmalıdır. Yaşlıların sözlü anlatıları, eski fotoğraflar, aile defterleri ve yerel tarih yayınları karşılaştırılarak güvenilir bir kültürel arşiv oluşturulabilir. Böylece hem Kırım Tatarca kelime hazinesi korunur hem de geçmişle bugün arasında sağlam bir bağ kurulur.

Kalaka, ortak emeğin hatırlattığı değer

Kalaka, imece ve gönüllü yardımlaşma düşüncesi üzerinden ele alındığında, insanları bir araya getiren güçlü bir toplumsal değeri hatırlatır. Ev yapımında, tarımsal işlerde veya ortak hazırlıklarda görülebilecek dayanışma örnekleri, bireysel çabanın topluluk desteğiyle nasıl güçlenebileceğini gösterir.

Kırım Tatar kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak, yalnızca geçmişten kalan kelimeleri ve törenleri anlatmakla sınırlı değildir. Bu kültürün arkasındaki emek, paylaşma, komşuluk ve sorumluluk anlayışını da anlamayı gerektirir. Kalaka ruhunun bugüne taşıdığı temel mesaj budur: İnsanlar birbirine destek olduğunda, zor işler kolaylaşır ve toplumsal bağlar güçlenir.

Bu geleneğin Kırım Tatar tarihindeki özgül adlandırılışını ve bölgesel uygulamalarını daha ayrıntılı ortaya koymak için yerel sözlü tarih ve etnografik araştırmaların yayımlanması önem taşımaktadır.

kalaka
kalaka

Qırım Tatar Medeniyetinde Kalaka: Birlik ve Yardımlaşuv Ruhu

Qırım Tatar halqınıñ milliy medeniyetinde Kalaka — imece ve qarşılıqsız yardımlaşuv ruhu — insanlar arasındaki birlikni, qardaşlıqnı ve cemaat mesüliyetini añlatqan müim bir anane olaraq tasavur etile. Ev quruvdan tarladaki hasatqa, qışlıq azıq azırlavdan komşunıñ ağır işine yardım etmege qadar, insanlar bir-birine maddiy qarşılıq beklemey, ortak emek ve dayanışuv ile destek olalar. Bu anlayışnıñ temelinde ise bir fikir bar: Birlikte yapılğan iş yengilleşir, paylaşılğan emek ise cemaatni quvetlendire.

Qırım Tatarlarınıñ tarihiy köy hayatını añlamaq içün aile quruluşına, komşuluq munasebetlerine, ziraatqa esaslanğan yaşayış tarzına ve cemaat içindeki yardımlaşuv adetlerine diqqat etmek kerek. Tabiat şartları, mevsimge bağlı işler ve aileler arasındaki yaqın munasebetler, insanlarnıñ bir-birine yardım etmesini gündelik hayatnıñ müim bir parçasına çevirgen. Lâkin Kalaka sözüniñ Qırımnıñ bütün bölgelerinde aynı manada qullanılğanını tasdiq etken kâfi derecede tarihiy malümat olmadan, bu adetten umumiy bir tarihiy qaide olaraq bahsetmek doğru degildir.

Kalaka nedir? İmece ve cemaat dayanışuvı

İmece, bir adamnıñ yaki bir ailenin tek başına yapması zor olğan işni, etrafındaki insanlarnıñ könüllü yardımı ile yerine ketirmesidir. Bu usulniñ maqsadı tek bir işni bitirmek degil, aynı zamanda insanlar arasında güvenni arttırmaq, komşuluq bağlarını saqlamaq ve yardımlaşuv adetini devam ettirmekten ibarettir.

Eski köy hayatında büyük bir ev qurmaq, tarlanı ekmek, mahsulni toplamaq yaki qışlıq azıq azırlamaq çoq emek talap ete edi. Her ailenin maddiy imkânları ve işçi qüveti aynı degil edi. Bazı vaqıtlarda işni vaqtında bitirmek içün komşulardan yardım istemek zaruretke çevirile edi.

Kalaka ruhu olaraq añlatılğan imece anlayışında insanlar, yardımğa muhtac olğan komşusınıñ yanına könüllü olaraq keleler. Birisi ağır işni yapar, digeri malzeme taşıy, başqası aş azırlay yaki başqa bir vazifeni üzerine ala. Böylece her kes öz imkânına köre umumiy işke qoşula.

Bu yardımlaşuvnıñ en müim tarafı, insanlarnıñ her yardımnı para ile ölçmemesidir. Bugün başqasına yardım etken adam, erteki kün cemaatniñ destegine kendisi de muhtac ola bilir. Bu munasebet, kesin bir borç hesabından ziyade, qarşılıqlı güven ve mesüliyet üzerine qurula.

Ev quruvda Kalaka: Birlikte bina etilgen yuva
Bir ailenin sevincine ortaq olmaq

Eski köy hayatında ev qurmaq, bir aile içün eñ müim ve çetin işlerden biri edi. Qurulış malzemelerini azırlamaq, taşımak, duvarlarnı yükseltmek ve çatısını yapmaq çoq emek ve zaman talap ete edi. Maddiy imkânları sınırlı olğan aileler içün bu işni tek başına bitirmek daa da zor ola edi.

İmece ruhunda köydeşler, yañı ev qurğan ailege yardım ete bileler. Bir grup duvar yapuvda çalışsa, digerleri malzeme taşıy, başqaları ise işçilerin aşını ve içecegini azırlağan ola bile. Her kes öz qabiliyetine ve imkânına köre umumiy işke qoşula.

Evniñ tamamlanması tek bir ailenin degil, yardım etken bütün cemaatniñ sevincine çevirile. İnsanlar birlikte emek sarf etip, bir yuvanıñ meydanğa kelmesine yardım ete. Böylece qurulğan ev, maddiy bir bina olmaqnen beraber, komşuluq ve dostluq bağlarınıñ da remzine çevirile.

Lâkin bu misaller, Qırımnıñ bütün köylerinde evler mutlaka imece usulınen yapılğan, degen kesin tarihiy iddia olaraq qabul etilmemelidir. Belgili bir devir yaki bölgege ait malümatlarnı tasdiqlamaq içün yerli tarih araştırmaları, aile hatıraları ve etnografik qaynaqlar incelenmelidir.

Hasat zamanında imece: Emek ve bereketni paylaşmaq
Tarlada birlik, sofrada bereket

Ziraatqa esaslanğan cemiyetlerde vaqtni doğru qullanmaq büyük eñmiyetke saip edi. Ekinniñ yetişmesi, havanıñ deñişmesi ve mahsulniñ vaqtında toplanuvı, çiftçilerniñ iş tertibini belgilegen. Hasat vaqtında ise qısqa müddet içinde çoq adamnıñ emegine ihtiyac duyula edi.

İmece anlayışına uygun olaraq, komşular bir-biriniñ tarlasında çalışıp mahsulni toplamağa yardım ete bileler. Bir ailenin işi bitken soñ, diger ailenin tarlasına keçile. Böylece hem iş vaqtında tamamlanır, hem de tek başına çalışqan ailenin yükü azayır.

Hasat, yalnızca mahsul toplamaq degil, küz ve qış aylarına azırlıq yapmak manasını da taşıy. Toplanğan mahsul ailenin azıq ihtiyacını qarşılap, gelecek mevsim içün de imkân yarata. Bu sebepten, ziraat işlerinde yardımlaşuv köy cemiyetiniñ yaşayışında müim bir yer tutqan.

Birlikte çalışmaq, insanlarnıñ tecribelerini paylaşmasına da imkân berir. Yaşlı çiftçiler öz bilgilerini gençlerge ögrete, gençler ise ağır işlerde destek ola. Böylece emeknen beraber bilgi ve tecrübe de bir nesilden digerine keçer.

Hasat soñunda aşnı paylaşmaq, sohbet etmek ve umumiy emekniñ neticesinden memnun olmaq, cemaat bağlarını quvetlendire bile. Bu surette imece, yalnızca ziraatqa ait bir çalışma usulı degil, insanlar arasındaki munasebetlerni de geliştiren bir dayanışuv biçimi olaraq añlaşılır.

Qadınlarnıñ emegi ve aile hayatında yardımlaşuv

Köy hayatındaki ortak emekni tek tarlada çalışmaqnen sınırlamaq doğru degildir. Azıq azırlamaq, nan pişirmek, qışlıq mahsullerni saqlamaq, ev işlerinde yardım etmek ve çalışma vaqtında insanlarnıñ ihtiyaclarını qarşılamaq da cemiyetniñ yaşayışında müim vazifeler edi.

Bir qaç ailenin birlikte azıq azırlaması yaki qışlıq hazırlıqlarında bir-birine yardım etmesi, imece ruhunuñ ev içindeki misalleri olaraq tasavur etile. Bu işler, aileler arasında tecrübe paylaşuvını ve komşuluq munasebetleriniñ devamını destekley.

Qadınlarnıñ emegi, aile hayatınıñ devam etmesinde ve toplumsal yardımlaşuvnıñ saqlanuvında müim rol oynay bile. Lâkin vazifelerniñ dağılımı devre, bölgege ve ailege köre deñişken. Bu sebepten, geçmişteki yaşayış tarzını tek bir qalıpqa sıydırmadan, her türlü emekniñ cemiyetke qoşqan hissesini tanımaq kerek.

Kalaka ve Qırım Tatar milliy medeniyeti

Qırım Tatar medeniyeti, til, tarih, aile bağları, urf-adetler, musiqiy, halk oyunları ve toplumsal hatıralar ile zenginleşken. Bu mirasnıñ müim bir tarafı da insanlar arasındaki yardımlaşuv ve qarşılıqlı mesüliyet añlayışıdır.

Kalaka mevzusınıñ bugünki eñmiyeti, keçmişni yalnızca güzel hatıralar şeklinde tasvir etmekten degil, o devirdeki toplumsal munasebetlerni añlamaq ve ögrenmekten kele. Könüllü emek, komşuğa yardım, paylaşmaq ve cemaatniñ ihtiyaclarına duyarlı olmaq, bugünki cemiyet içün de eñmiyetli degerlerdir.

Qırım Tatarlarınıñ tarihiy tecrübesinde göçler ve zorunlı köçürülmeler de müim yer tutar. Ailelerniñ farklı memleketlerge dağılması, til ve medeniyet mirasını saqlamaq meselesini daha da eñmiyetli etken. Bu şartlarda aile hatıralarını, eski sözlerni ve yerli adetlerni qayd etmek, milliy hafızanıñ korunmasına yardım ete.

Lâkin Kalaka adetiniñ belli bir tarihiy hadise neticesinde ortaya çıqqanını söylemek içün ayrıca isbatlanğan qaynaqlar kerek. Medeniy mirasnı doğru tanıtmaq, hem ananelerge hörmet etmekni, hem de tarihiy malümatnı diqqetnen tekşirmekni talap ete.

Bugün Kalaka ruhunı nasıl yaşatmaq mümkün?

Bugün yaşayış şartları deñişken olsa da, imece ve yardımlaşuv anlayışı öz eñmiyetini saqlay. Komşusınıñ evini tamir etmesine yardım etmek, yaşlı insanlarnıñ ihtiyaclarını qarşılamaq, muhtac ailelerge destek olmaq ve cemiyet içün könüllü faaliyetler tertiplemek, bu ruhnıñ çağdaş misalleri arasında sayıla bile.

Milliy medeniyet cemiyetleri ve yerli teşkilâtlar, urf-adetlerni yalnızca bayramlarda yaki sahnelerde tanıtmaqnen sınırlanmayıp, olarnıñ arqasındaki degerlerni de yaşata bileler. Yaşlılarnıñ hatıralarını yazıp almaq, gençlerge eski adetlerni ögretmek, Qırımtatarca sözlerni derlemek ve aile arşivlerini saqlamaq bu işniñ müim yollarıdır.

Kalaka sözünüñ tarihiy manasını ve Qırımnıñ farklı bölgelerindeki qullanılışını ögrenmek içün sözlü tarih araştırmaları yapılmalıdır. Yaşlılarnıñ añlatmaları, eski fotoğraflar, aile defterleri ve etnografik yazılar bir-biri ile qarşılaştırılmalıdır. Böylece hem til mirası saqlanır, hem de gelecek nesillerge daha güvenilir malümat qaldırılır.

Kalaka — birlik ve qarşılıqsız yardımlaşuv ruhu

Kalaka mevzusı, imece ve gönüllü yardımlaşuv anlayışı üzerinden ele alındığında, insanlarnı bir araya ketirgen toplumsal degerlerni hatırlata. Ev quruvda, hasatta ve gündelik hayatnıñ çeşitli işlerinde ortaya çıqa bilecek ortak emek misalleri, cemaat desteginiñ insan hayatını nasıl yengilleştire bilecegini köstere.

Qırım Tatar medeniyetini gelecek nesillere aktarmaq, yalnızca keçmişteki sözlerni ve urf-adetlerni añlatmaq degil. Bu mirasnıñ arqasındaki emek, paylaşmaq, komşuluq ve mesüliyet degerlerini de yaşatmaq kerek.

Birlikte çalışmaq, bir-birine destek olmaq ve paylaşmaq — cemaatni quvetli etken degerlerdir. Kalaka ruhunıñ bugünki nesillergе berген eñ müim mesajı da budır: İnsanlar bir-birine yardım etken yerde, ağır işler yengilleşir ve cemiyet bağları quvetlene.

  1. Qırımtatar medeniyeti ve milliy adetleri: [Qırımtatar medeniyeti ve milliy adetleri](KIRIMINSESINDE_ILGILI_HABER_URL)
  2. Qırım Hanlığı tarihı ve cemiyet hayatı: [Qırım Hanlığı tarihı ve cemiyet hayatı](KIRIMINSESINDE_TARIH_HABER_URL)
  3. Qırımtatar tilini ve medeniy mirasını qorumaq: [Qırımtatar tilini ve medeniy mirasını qorumaq](KIRIMINSESINDE_TIL_MEDENIYET_URL)

Dış bağlantılar — güvenilir kaynaklar

  1. UNESCO — Somut olmayan kültürel miras
  2. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu — Somut Olmayan Kültürel Miras
  3. UNESCO — İnce ekmek yapımı ve paylaşımı geleneği hakkında bilgi

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest