KIRIM: MİLLİ MÜCADELEMİZİN VAZGEÇİLMEZ PARÇASI
KIRIM: TÜRKLÜĞÜN MİLLİ MÜCADELESİDİR
Denizli’den bir genç yazıyor: Ramazan Kırbaç
“Vatan satılmaz. Vatan pazarlık konusu olmaz.”
Kırım, Türk’ün ilk kıblesi, Karadeniz’in kilidi, şehitler diyarıdır.
Denizli’den baksan da, Kırım’ın rüzgarı yüzüne çarpar. Çünkü aynı kandanız, aynı davadanız.
“Sınırları cetvelle çizdiler, gönülleri bölemediler.”
18 Mayıs 1944… Kara bir gün.
Bir millet, bir gecede vagonlara dolduruldu. Bebeler, nineler, gençler… Ana yurtlarından sökülüp sürgün edildiler. Yollarda şehit oldular.
Bu bir sürgün değildi. Bu bir milleti yok etme girişimiydi.
Bu bir acı değildi. Bu tarifi imkansız bir zulümdü.
Bu bir göç değildi. Bu bir ana kucağından koparılıştı.
Evler kaldı, ocaklar söndü. Mezarlar sahipsiz, dualar yarıda kaldı.
Bir halk, kendi toprağında yetim bırakıldı.
Aradan 80 yıl geçti. Bugün yine aynı senaryo. Yine baskı, yine tutuklama, yine ana dilimize yasak.
“Zulüm payidar olmaz.”
Peki biz ne yapacağız? Susacak mıyız?
HAYIR, SUSMAYACAĞIZ!
Susmayacağız çünkü Kırım’ın çığlığı bizim çığlığımız.
Susmayacağız çünkü sürgün yollarında dökülen her damla kan, bu topraklarda hala tazedir.
Susmayacağız çünkü milli mücadele bitmedi. Bayrak inmedikçe, ezan dinmedikçe bu dava sürecek.
Susmayacağız çünkü Denizli’den Kırım’a, Kırım’dan Türkistan’a uzanan bir yürek var bizde.
Susmayacağız çünkü Türklük unutmak bilmez, unutturmaz.
Kalemimizle yazacağız, duamızla anacağız, sesimizle haykıracağız: Kırım yalnız değildir!
“Birlik olursak yıkılmayız, beraber olursak yenilmeyiz.”
Kırım Türkü yalnız değildir.
Türkiye ile birlik olmak zorundayız. Aynı sancak, aynı dil, aynı dua.
Anadolu’dan Kırım’a uzanan bu köprü koparsa, Türk dünyası yarım kalır.
“Türk milleti var oldukça, Kırım Türk kalacaktır.”
Ben Denizli’den bir gencim. Söz veriyorum:
Kırım özgür olana kadar, son sürgün evine dönene kadar bu mücadele sürecek.
Çünkü Türklük vazgeçmek bilmez.
Çünkü dava birdir.
Çünkü vazgeçmek yok.
Tüm görüş, değerlendirme ve ifadelerin sorumluluğu yazara aittir.

