Sizin Hikayeniz

BUĞDAY NODALARINDAN İLİM YUVASINA BORAÇLARIN MUAZZAM HİCRET HİKAYESİ

zeynettin düzenli
zeynettin düzenli

Sürgünün Ağır Psikolojisi: “Bunların Ölüleri Böyleyse…”

Yıllar geçse de aile hafızamızdan silinmeyen, yurt kaybetmenin insan ruhunda açtığı derin yarayı özetleyen çok sarsıcı bir hatıramız var:

1903 yılında (2. Abdülhamid dönemi) Çarlık Rusyası’nın Kırım üzerindeki yoğun baskılarından kaçarak trenle Ak Topraklar’a doğru yola çıkan aile büyüklerimiz Abdulhamit Dede ve Urkuç Nine, trenle Konya Sarayönü’ne ilk kez giriş yaparken pencerelerden dışarıya bakarlar. Tarlalarda boy gösteren, üst üste yığılmış uzun buğday nodalarını (yığınlarını) görürler. Vatanından koparılmış olmanın acısı, bilinmeyene yolculuk etmenin ürküntüsü ve sürgünün verdiği o ağır psikolojiyle, o buğday yığınlarını yan yana dizilmiş insan cesetleri zannederler. Dehşet ve şaşkınlık içinde yanındakilere dönerek tarihe geçecek şu sözleri söylerler:

“Yav, bunların ölüleri böyleyse, dirileri nasıl ki?..”

Sarayönü’ne girerken buğday nodalarını kefenlenmiş ölüler zanneden o ürkek ve hüzünlü bakış, aslında 1903 göçmenlerinin yaşadığı büyük travmanın ve bilinmezliğe duyulan korkunun en somut nişanesidir. Yaşanan bu sarsıcı ürküntü, tren durup Sarayönü yerlilerinin onlara kucak açmasıyla yerini derin bir şükre bırakmıştır.

🚚 Dün Korkuyla Ayrıldıkları Vatana Bugün 3 Tır İnsani Yardım!

Zaman geçti, nesiller değişti ancak Oca sülalesinin ve Boraç soyadının Kırım sevdası ve Qırımtatarca sevdası hiç bitmedi. 1903 yılında tren camından korkuyla bakılan o ovalardan yükselen diaspora ruhu, bugün ataların topraklarını ihya ediyor.

Derneğimiz öncülüğünde ve Konya Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı‘nın anlamlı lojistik ve kurumsal destekleriyle; atalarımızın vatanı Kırım Canköy’de kurulu olan Canköy İmam Maturidi Medresesi‘ndeki talebelerin kullanımı için 70 adet yatak, baza, yorgan, yastık ve çarşaf başta olmak üzere tam 3 tır dolusu insani yardım malzemesi gönderildi. Atalarımızın ruhunu şad eden bu köprü, diasporanın vatanına olan sarsılmaz bağlılığının en somut göstergesidir.

mıstapa sarıkamış
mıstapa sarıkamış
  • Soru 1: Kırım’dan yola çıkan aile büyüklerinizin (dede, nine, ata) isimleri nelerdi?
    • Cevap: 1903 yılında Kırım’dan göç eden aile büyüklerimizin isimleri Abdulhamit Dede ve Urkuç Nine’dir.
  • Soru 2: Ailenizin Kırım’da veya Sarayönü’nden bilinen bir sülale lakabı veya soyadı var mıydı?
    • Cevap: Biz Kırım’da köklü bir geçmişe sahip olan, ilmi ve dini saygınlığıyla bilinen Oca (Hoca) sülalesinden gelmekteyiz. Ailemizin soyadı ise Boraç‘tır.
  • Soru 3: 1903 yılındaki bu göçün ana sebebi aile içinde nasıl anlatılırdı?
    • Cevap: Çarlık Rusyası’nın Kırım üzerindeki yoğun baskıları, dini-kültürel kısıtlamalar ve vatan kaybetme endişesi sebebiyle güvenli bir sığınak olarak görülen Osmanlı topraklarına göç edilmiştir.
  • Soru 4: Canköy ve Seyitler’den ayrılırken yanlarına alabildikleri en değerli ya da hatıra kalan bir eşya var mıydı?
    • Cevap: En büyük sermayeleri; Kırım’dan getirdikleri asil kültürleri, Oca sülalesinin manevi mirası, Boraç soyunun asaleti, hiç unutmadıkları dilleri ve içlerinde taşıdıkları hatıraları olmuştur.
  • Soru 5: Kırım’dan ayrılıp Sarayönü’ne gelene kadar tren yolculuğu yaklaşık kaç gün sürmüş, yolda ne gibi zorluklar yaşanmış?
    • Cevap: Yolculuk trenle yapılmıştır. Günlerce süren bu meşakkatli seyahatte, bilinmeze doğru gitmenin ve geride can feda yurt bırakmanın verdiği ağır bir psikolojik yük taşınmıştır.
  • Soru 6: Sarayönü’ne ilk geldiklerinde devlet onlara ev/toprak vermiş mi, ilk barınma sürecini nasıl atlatmışlar?
    • Cevap: Dönemin Osmanlı idaresi tarafından Kırım göçmenleri için ayrılan Sarayönü’ndeki topraklara yerleştirilmiş ve zamanla burayı kendilerine yeni bir yuva edinmişlerdir.
  • Soru 7: Eski adıyla Tatarlar Mahallesi’nde (Selimiye) ilk yıllarda yaşam nasıldı?
    • Cevap: Burası tamamen Kırım’dan göç eden soydaşların bir arada olduğu, Kırım geleneklerinin, Tatarca dilinin ve akrabalık bağlarının en saf haliyle yaşandığı tam bir Tatar mahallesiydi.
  • Soru 8: Buğday nodalarını insan cesedi zannetme hikayesi sonraki nesillere nasıl aktarıldı ve ailede nasıl bir iz bıraktı?
    • Cevap: Bu hikaye bizlere her hasat döneminde, toprağın ve barışın kıymetini bilmemiz için anlatılırdı. Vatansız kalma korkusunun insan algısını nasıl değiştirdiğini gösteren edebi bir vesika olarak kuşaktan kuşağa aktarıldı.
  • Soru 9: Bugün Selimiye Mahallesi’nde Qırımtatarca konuşulma oranı nedir, dilinizi nasıl koruyorsunuz?
    • Cevap: Mahallemizde özellikle yaşlılarımız günlük hayatta halen öz be öz Qırımtatarca konuşur. Genç nesiller ise derneklerimizin dil kursları, geleneksel geceler ve aile içi aktarımlarla bu asil dili yaşatıyor.
  • Soru 10: Canköy İmam Maturidi Medresesi’ne yardım ulaştırma fikri nasıl ortaya çıktı?
    • Cevap: Atalarımızın doğduğu topraklardaki genç kardeşlerimizin daha iyi şartlarda dini ve fenni ilim almalarını istedik. Köklerimize olan vefa borcumuzu ödemek adına bu projeyi başlattık.
  • Soru 11: 70 yatak, baza, yorgan ve çarşaftan oluşan bu büyük lojistiği sağlarken Konya Selçuklu Belediyesi nasıl bir rol üstlendi?
    • Cevap: Selçuklu Belediye Başkanımız Ahmet Pekyatırmacı, projemizi duyar duymaz büyük bir hassasiyet gösterdi. Malzemelerin temini, resmi izinler ve tırların sınır ötesine sevkiyatı aşamalarında belediyemizin kurumsal gücü ve organizasyon kabiliyeti devreye girdi. Kendilerine minnettarız.
  • Soru 12: Yardımlar Kırım Canköy’e ulaştığında oradaki soydaşlarımızın ve medrese talebelerinin tepkisi ne oldu?
    • Cevap: Büyük bir duygu seli yaşandı. Türkiye’deki kardeşlerinin, 120 yıl sonra bile kendilerini unutmadığını gören soydaşlarımız gözyaşlarıyla tırları karşıladı ve dualar ettiler.
  • Soru 13: “Sizin Hikayeniz” projesi kapsamında Kırım’ın Sesi Gazetesi’ne bu bilgileri ulaştırmanızın ardındaki ana motivasyon neydi?
    • Cevap: Mustafa Sarıkamış Bey’in açtığı bu dijital hafıza koridorunda yer almak, siber dünyada kalıcı bir Kırım hafızası oluşturma vizyonuna omuz vermek ve tarihe silinmez bir iz bırakmaktı.
  • Soru 14: Kırım diasporasının gelecek nesillerine köklerini korumaları adına nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?
    • Cevap: Gençlerimize çağrımız; ana dillerini unutmamaları, sülale kültürlerini yaşatmaları ve ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar vatan Kırım’ın her bir köşesine sahip çıkıp gönül köprüleri inşa etmeleridir.
  • Soru 15: Önümüzdeki süreçte Kırım’ın Sesi Gazetesi ve dijital ekosistemiyle ortaklaşa planladığınız yeni bir kültürel proje var mı?
    • Cevap: Uluq Ay-bek’in dijital karargâh vizyonuna uyumlu olarak, Sarayönü’ndeki tüm Tatar sülalelerinin soyağaçlarını ve göç hatıralarını içerecek geniş kapsamlı bir “Dijital Göç Arşivi ve Soyağacı” çalışmasını gazetemiz iş birliğiyle hayata geçirmeyi çok arzuluyoruz.
mustafa sarıkamış
mustafa sarıkamış

Engelli Öğrencilerin Katkısı

  • Hedeflenen Bağış: Okulda öğrenciler ve öğretmenler tarafından biriktirilen miktar ile 1.000 adet Kur’an-ı Kerim sağlanmıştır.
  • Toplam Gönderim: Kampanyanın büyümesiyle Seydişehir genelinden Kırım’a toplam 2.000 adet kutsal kitap ulaştırılmıştır.
  • Şeref Yarlığı: Bu anlamlı güzelliğe doğrudan vesile olan ve 1.000 adet Kur’an yardımında bulunan tüm engelli kardeşlerimize Mustafa Sarıkamış tarafından “Şeref Yarlığı” takdim edilmiştir.
Kumbarada Biriken İyilik, Kırım’da Kur’an-ı Kerim Oldu

Seydişehir Özel Eğitim Uygulama Okulu öğrencilerinin başlattığı “Kumbaramdaki İyilik Kırım’da Kur’an Olsun” projesi, anlamlı bir dayanışma örneğine dönüştü.

Öğrencilerin kumbaralarında biriktirdikleri harçlıklar ve okul yönetimi, öğretmenler ile çalışanların katkılarıyla 1.000 adet Kur’an-ı Kerim hazırlanarak Kırım’daki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere teslim edildi.

Proje kapsamında hazırlanan Kur’an-ı Kerimler, Türkiye Diyanet Vakfı marifetiyle basıldı ve Kırım Müftülüğü nezaretinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması planlandı.

Seydişehir’den Kırım’a uzanan bu anlamlı yardım, öğrencilerin küçük birikimlerinin büyük bir iyiliğe dönüşebileceğini gösterirken, Türk dünyası arasındaki gönül bağının da güzel bir örneği oldu.

Seydişehir Özel Eğitim Uygulama Okulu öğrencilerinin başlattığı “Kumbaramdaki İyilik Kırım’da Kur’an Olsun” projesinde, öğrencilerin küçük birikimleri büyük bir iyiliğe dönüştü.
Seydişehir Özel Eğitim Uygulama Okulu öğrencilerinin başlattığı “Kumbaramdaki İyilik Kırım’da Kur’an Olsun” projesinde, öğrencilerin küçük birikimleri büyük bir iyiliğe dönüştü.

Kırım’ın Sesi Gazetesi – Kırım Tatar’ın Sesi, Türk Dünyasının Ortak Vicdanı

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest