Azerbaycan Millî Marşı’nın Şairi Ahmed Cevad 89 Yıl Önce İdam Edildi
Türk Dünyasının Hürriyet Meşalesi: Azerbaycan Milli Marşı ve Ölmez Müellifleri
Türk Dünyası / Kültür-Sanat
13 Ekim 2026
Kırımınsesi Gazetesi – BAKÜ
TÜRK DÜNYASININ HÜRRİYET MEŞALESİ: AZERBAYCAN MİLLÎ MARŞI’NIN ÖLÜMSÜZ ŞAİRİ AHMED CEVAD,
89 YIL ÖNCE BUGÜN ŞEHİT EDİLDİ
Azerbaycan’ın bağımsızlık ruhunu mısralarına nakşeden, Türk dünyasının hürriyet ülküsünü şiirleriyle yaşatan büyük şair Ahmed Cevad, 13 Ekim 1937’de Sovyet Stalin rejimi tarafından idam edildi. Aradan geçen 89 yıla rağmen onun adı, eserleri ve Azerbaycan’a duyduğu derin sevgi yaşamaya devam ediyor.
Ahmed Cevad, yalnızca Azerbaycan edebiyatının değil, bütün Türk dünyasının hafızasında müstesna bir yere sahip olan şairlerden biridir. Onun hayatı, millî kimlik, bağımsızlık ve özgürlük idealleri uğruna verilen mücadelenin acı bir simgesidir.
Azerbaycan’ın bağımsızlık ruhunu mısralara taşıdı
1892 yılında Azerbaycan’ın Şemkir bölgesinde dünyaya gelen Ahmed Cevad, şiirlerinde vatan sevgisini, millî kimliği ve hürriyet arzusunu işledi. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesine gönülden bağlı olan şair, eserleriyle halkının umutlarını ve gelecek özlemini dile getirdi.
1918 yılında kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti döneminde yazdığı şiirler, millî uyanışın ve bağımsızlık düşüncesinin edebî ifadeleri arasında yer aldı.
Ahmed Cevad’ın en önemli eserlerinden biri, Azerbaycan Millî Marşı’nın sözleridir. Üzeyir Hacıbeyli’nin bestelediği marş, Azerbaycan halkının bağımsızlık ve özgürlük idealini temsil eden en önemli millî sembollerden biri hâline geldi.
Bugün Azerbaycan’ın bağımsızlığını simgeleyen marşın sözlerinde Ahmed Cevad’ın kalemi yaşamaya devam ediyor.
Stalin rejiminin kurbanı oldu
Sovyet yönetiminin 1930’lu yıllarda yürüttüğü Büyük Tasfiye döneminde çok sayıda aydın, yazar, sanatçı ve millî düşünce insanı baskı altına alındı. Ahmed Cevad da bu baskıların hedefi oldu.
Tutuklanan şair, Sovyet yönetiminin siyasi baskıları sonucunda 13 Ekim 1937’de idam edildi. Onun öldürülmesi, Azerbaycan’ın edebiyat ve düşünce tarihinde derin bir yara açtı.
Ahmed Cevad’ın hayatı, dönemin siyasi baskılarının yalnızca insanları değil, toplumların kültürel hafızasını ve millî kimliğini de hedef aldığını gösteren tarihî örneklerden biridir.
Ancak rejimin şairin hayatına son vermesi, eserlerinin halkın hafızasında yaşamasını engelleyemedi.
Onun mısraları bugün de bağımsızlığı haykırıyor
Azerbaycan Millî Marşı’nın sözleri, Ahmed Cevad’ın adını nesilden nesile taşıyan en güçlü miraslardan biridir. Bir zamanlar bağımsızlık ülküsünü savunduğu için baskıya uğrayan şairin mısraları, bugün bağımsız Azerbaycan’ın resmî marşında yankılanıyor.
Bu tarihî gerçek, düşüncelerin ve millî hafızanın baskıyla ortadan kaldırılamayacağını bir kez daha ortaya koyuyor.
Ahmed Cevad’ın mirası yalnızca Azerbaycan’la sınırlı değildir. Onun hayatı, Türk dünyasının ortak tarihinde bağımsızlık, millî kimlik ve kültürel varoluş mücadelesinin de önemli bir parçasıdır.
Kırım’ın Sesi Gazetesi’nden anma mesajı
Kırım’ın Sesi Gazetesi olarak Azerbaycan Millî Marşı’nın söz yazarı, büyük şair Ahmed Cevad’ı vefatının 89. yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Onun hayatına son verenler, fikirlerini ve eserlerini tarihten silemedi. Ahmed Cevad’ın kaleminden doğan bağımsızlık ülküsü, bugün Azerbaycan’ın millî marşında yaşamaya devam ediyor.

Ahmed Cevad’ın bedeni toprağa düştü; fakat hürriyet için yazdığı mısralar ölümsüzleşti.
Ruhu şad olsun.
Yaşasın Azerbaycan! Yaşasın Türk dünyasının hürriyet ülküsü!
Türk dünyasının en kudretli istiklal sembollerinden biri olan “Azərbaycan Marşı”, sarsılmaz bir kardeşlik ve hürriyet köprüsü olarak gönüllerdeki yerini koruyor. Sözleri Kafkasya’dan Kırım’a, Balkanlar’dan Anadolu’ya Türkün hak sesini haykıran şehit şair Ahmed Cevad’a; bestesi ise Doğu dünyasının ilk opera müellifi, dahi musikişinas Üzeyir Hacıbeyov’a ait olan bu ölmez eser, bir milletin küllerinden doğuşunu terennüm etmektedir.
1919’dan Günümüze Uzanan İstiklal Aşkı
Azerbaycan Halk Cumhuriyeti döneminde, 1919 yılında kaleme alınan marş, Bolşevik işgali nedeniyle uzun yıllar Sovyet rejimi tarafından yasaklanmış ve unutturulmaya çalışılmıştır. Ancak ne Ahmed Cevad’ın millî mefkuresi ne de Üzeyir Hacıbeyov’un asil tınıları kalplerden silinebilmiştir. 1991 yılında bağımsızlığın yeniden kazanılmasıyla, bu şanlı eser 27 Mayıs 1992’de parlamento tarafından yeniden resmi devlet marşı olarak kabul edilmiştir.
Kalemi Bin Süngüye Bedel Bir Şehit: Ahmed Cevad
“Çırpınırdı Karadeniz” şairi olarak da Kırım Tatar Türklerinin gönlünde taht kuran Ahmed Cevad, ömrünü Türk milletinin uyanışına adamıştır. Canı bir, kanı bir kardeşlerinin imdadına koşmaktan geri durmayan şair, Stalin döneminin Büyük Temizlik zulmünde, 13 Ekim 1937 gecesi “karşı devrimci” yaftasıyla kurşuna dizilerek şehit edilmiştir. Mehmet Emin Resulzade’nin ifadesiyle, onun “kalemi bin süngü değerindeydi”.
Doğu’nun Dehası: Üzeyir Hacıbeyov
Marşın bestekârı Üzeyir Hacıbeyov ise Türk-İslam dünyasında operanın temelini atan, Muğam ile Batı klasikliğini birleştiren bir müzik dehasıdır. Onun notaları, marşı salt bir devlet protokolü metni olmaktan çıkarıp, her dinleyenin sinesinde vatan muhabbetini coşturan bir abideye dönüştürmüştür.
Azerbaycan Milli Marşı
Azərbaycan! Azərbaycan!
Ey qəhrəman övladın şanlı vətəni!
Səndən ötrü can verməyə cümlə hazırız!
Səndən ötrü qan tökməyə cümlə qadiriz!
Üçrəngli bayrağınla məsud yaşa!
Üçrəngli bayrağınla məsud yaşa!
Minlərlə can qurban oldu,
Sinən hərbə meydan oldu!
Hüququndan keçən əsgər,
Hərə bir qəhrəman oldu!
Sən olasan gülüstan,
Sənə hər an can qurban!
Sənə min bir məhəbbət
Sinəmdə tutmuş məkan!
Namusunu hifz etməyə,
Bayrağını yüksəltməyə
Namusunu hifz etməyə,
Cümlə gənclər müştaqdır!
Şanlı vətən! Şanlı vətən!
Azərbaycan! Azərbaycan!
Azərbaycan! Azərbaycan!

Üzeyir Hacıbeyov (18 Eylül 1885 – 23 Kasım 1948), sadece Azerbaycan’ın değil, tüm Doğu ve İslam dünyasının ilk opera bestecisidir. Geleneksel Azerbaycan halk müziği (Muğam) ile Batı klasik müzik normlarını dahice sentezleyerek modern Azerbaycan klasik müziğinin babası unvanını kazanmıştır.
Öne Çıkan Başarıları ve İlkleri
- Doğu’nun İlk Operası: 1908 yılında, henüz 22 yaşındayken Fuzûlî’nin aynı adlı eserinden esinlenerek bestelediği Leyla ve Mecnun operası ile dünya müzik tarihine geçmiştir.
- Kültürel Miras Arşın Mal Alan: 1913’te kaleme aldığı Arşın Mal Alan adlı müzikli komedisi (operet), dünya çapında büyük bir üne kavuşmuş ve 45’ten fazla dile çevrilerek sahnelenmiştir.
- Zirve Eseri Köroğlu: Destansı halk kahramanlığı motiflerine dayanan ve 1937’de tamamlanan Köroğlu Operası, onun yaratıcılığğinin en olgun dönemi ve başyapıtı kabul edilir.
Eğitimi ve Kurumsal Katkıları
- Eğitim Hayatı: Karabağ’ın kültür merkezi Şuşa’da büyüyen Hacıbeyov, Gori Öğretmen Okulu’ndan mezun olduktan sonra müzik eğitimini Moskova ve St. Petersburg konservatuvarlarında derinleştirmiştir.
- Akademik Öncülüğü: 1922 yılında günümüzde de faaliyetlerini sürdüren Azerbaycan Devlet Konservatuvarı’nı kurmuş, burada rektörlük ve profesörlük yapmıştır. Ayrıca Azerbaycan Bestekârlar İttifakı’nın başkanlığını yürütmüştür.
- Çok Yönlü Kişiliği: Sadece bir besteci değil; aynı zamanda keskin kalemli bir gazeteci, oyun yazarı, tercüman ve Azerbaycan halk müziğinin teorik temellerini atan değerli bir bilim insanıdır.
Ulusal Hafızadaki Yeri
Azerbaycan’ın hem Milli Marşı’nı hem de Sovyet dönemi marşını besteleyen tek isimdir. Azerbaycan’da onun doğum günü olan 18 Eylül, her yıl ulusal düzeyde “Müzik Günü” olarak coşkuyla kutlanmaktadır.
“Üçrenkli Bayrağınla Mesud Yaşa!”
Bugün Azerbaycan semalarında dalgalanan üç renkli bayrağın gölgesinde okunan bu marş, sadece Azerbaycan’ın değil; Kırım’ın “Ant Etkenmen” marşıyla saf tutan, hürriyet davasına inanmış tüm Türk boylarının ortak gurur kaynağıdır.
Kırım’ın Sesi Gazetesi olarak, bağımsızlık yolunda can veren tüm şehitlerimizi ve Türk dünyasına bu muazzam mirası bırakan ulu şahsiyetleri rahmet ve minnetle anıyoruz.

AHMED CEVAD: QURŞUNLAR SUSURTAMADIĞAN İSTİQLÂL ŞAİRİ
13 Ekim 1937 — Azerbaycan Milliy Marşınıñ müellifi ölümge mahküm etildi, amma onıñ sözleri ebediy yaşadı
Kırımınsesi Gazetesi | 13 Ekim 2026
13 Ekim 1937 senesi Türk dünyasınıñ edebiyat ve azatlıq tarihına qayğılı bir kün olaraq yazıldı. Azerbaycan milliy marşınıñ sözlerini yazğan büyük şair Ahmed Cevad Stalin rejiminiñ repressiyaları neticesinde atılıp öldürüldi. Vatanını, halqını ve azatlıq ülküsini şiirleri ile müdafaa etken şairniñ sesini qurşunlar ile kesmek istediler. Lâkin onıñ qaleminden doğğan sözler ölümden de quvetli çıqtı.
Bugün, aradan 89 yıl keçken soñ, Ahmed Cevadnıñ adı Azerbaycannıñ istiklâli, Türk dünyasınıñ medeniy mirası ve azatlıq mücadelesi ile birlikte añıla. Onıñ şiirleri yalnız bir devirdiñ edebiy hatırası degil, aynı zamanda milletniñ öz kimligini, tilini ve toprağını qorumaq iradesini ifade etken maneviy bir mirastır.
Şairniñ qalemi vatan sevgisi ile yoğrıldı
Ahmed Cevad 1892 senesi Azerbaycannıñ Şemkir bölgesinde dünyagа keldi. O, genç yaşlarından edebiyatqa, milliy medeniyetke ve halqınıñ gelecegine büyük meraq kösterdi. Onıñ şiirlerinde vatan sevgisi, insan qadrı, azatlıq ve milliy uyanış başlıca mevzulardan oldı.
XX asırnıñ başlarında Azerbaycan ve bütün Türk dünyası büyük siyasi deñişmeler yaşay edi. İmperiyalar dağıla, milletler öz gelecegini tayin etmek içün mücadele ete edi. Ahmed Cevad da bu tarihiy devirde qalemini milletiniñ sesine çevirdi. Onıñ eserlerinde yalnız şahsiy duyğular degil, azat yaşamaq istegen bir halqnıñ arzuları da aks ete edi.
1918 senesi Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti qurulğan devirde Ahmed Cevadnıñ edebiy faaliyeti ayrı bir ehemmiyet qazandı. Şairniñ sözleri milliy istiqlâl ülküsü ile birleşti. Onıñ yazğan “Azerbaycan Marşı” soñraları müstakil Azerbaycannıñ milliy marşı olaraq tanıldı.
“Azerbaycan Marşı”: Ölmez bir istiqlâl nağmesi
Ahmed Cevadnıñ en mühim eserlerinden biri olğan Azerbaycan milliy marşınıñ sözleri, milletniñ vatanına bağlılığını, fedakârlığını ve azatlıq arzusını ifade ete. Üç renkli bayraq altında yaşamaq, vatan içün can bermek ve milliy namusnı qorumaq fikirleri bu marşnıñ ruhunda birleşe.
Şairniñ mısraları bir devirde bağımsızlıq içün mücadele etken insanlarnıñ qalplerine yol tapqan edi. Bugün ise aynı sözler müstakil Azerbaycan Respublikasınıñ milliy marşında yañğıray. Bir zamanlar susturılmaq istenilgen şairniñ sesi, bugün azat bir devletniñ milliy sembolünde yaşamaqtadır.
Bu, tarihniñ manidar cevabıdır: Zorbalıq insan bedenini yoq ete bilir, amma halqnıñ qalbine yerleşken fikirlerni ve nesillergе keçken maneviy mirasnı yoq etmek o qadar qolay degil.
Stalin repressiyaları ve şairniñ acı aqibeti
1930 seneleri Sovetler Birligi tarihınıñ en qorqunç devirlerinden biri oldı. Stalin rejimi aydınlarnı, yazıcılarnı, alimlerni ve milliy medeniyetni müdafaa etken insanlarnı ağır repressiyalarğa oğrattı. Birçok insan asılsız ayıplavlar ile tutuldı, sürgün etildi yaki idam cezasına mahküm etildi.
Ahmed Cevad da bu zulüm maşinasınıñ qurbanlarından biri oldı. Onıñ milliy ruhta yazğan eserleri ve istiqlâl fikirleri Sovet idaresiniñ şübhesini celp etti. Tutqunlıq ve sorgulavlardan soñ şair ölüm cezasına mahküm etildi ve 13 Ekim 1937 senesi atılıp öldürüldi.
Onıñ ölümü Azerbaycan edebiyatı içün büyük bir qayb edi. Lâkin repressiyalar şairniñ eserleriniñ manasını yoq ete almadı. Aksine, yıllar keçken soñ Ahmed Cevadnıñ adı adalet, hatıra ve milliy azatlıq sembollerinden birine aylandı.
Türk dünyasınıñ ortak hatırası
Ahmed Cevadnıñ hayatı yalnız Azerbaycan tarihınıñ bir parçası degil. Onıñ mücadelesi bütün Türk dünyası içün mühim ibret ve ilham menbaıdır. Qırımtatarları da sürgün, zulüm ve milliy kimlikni qorumaq mücadelesiniñ ne demek olğanını öz tarihından pek yahşı bile.
Bir halqnıñ tilini, tarihını ve medeniyetini yaşatmaq, onıñ gelecek nesillerge qalğan en büyük amanetidir. Ahmed Cevadnıñ eserleri de bu amanetniñ bir parçasıdır. Onı hatırlamaq, yalnız keçmişni añmaq degil, azatlıqnıñ, insan qadrınıñ ve milliy hafızanıñ ehemmiyetini añlamaq demektir.
13 Ekim kününde büyük şairniñ hatırası qarşısında baş egemiz. Onıñ ömrü zorbalıq ile kesildi, amma sözü yaşadı. Onıñ bedeni topraqqa berildi, amma ruhu Azerbaycannıñ istiqlâl ülküsinde ve Türk dünyasınıñ edebiy mirasında yaşamağa devam ete.
Ahmed Cevadnı unutmaymız, unuttırmaymız!
Ruhu şad olsun, büyük şair!
🇦🇿 Yaşasın Azerbaycan!
🇹🇷 Yaşasın Türk dünyasınıñ birligi!
