VATAN YAHUT KIRIM TATAR EDEBİYATI
VATAN YAHUT KIRIM TATAR EDEBİYATI
İSMAİL CENGİZ
Kırım Tatar edebiyatına ait eserlerin en eskileri, Altın Orda (13.-15. yüzyıllar) döneminde, altın çağı ise Kırım Hanlığı (15.-18. yüzyıllar) döneminde verilmiş.
Mahmud Kırımlı’nın 13. yüzyıla ait “Yusuf ve Züleyha” ile ilgili şiiri Kırım Tatar edebiyatının en eski eseri olarak kabul edilmektedir.
AYA Vakfı Başkanı A. Ali Ural’ın yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Karabatak Dergisi 87. sayısında “Kırım ve Edebiyat” konusuna yer vermiş.
“…Genç bir avukatken Kırım davasını gönülden sahiplenen, “Vatan yahut Kırım” kitabının müellifi Doç. Dr. Ramazan Arıtürk ile yapılan uzun bir röportajın yer aldığı dergide; Prof. Dr. Ahmet Nedim Serinsu, Prof. Dr. Seyfettin Erşahin, Prof. Dr. Celal Türer, Prof. Dr. Gayana Yüksel, Prof. Dr. Selami Şimşek, Doç. Dr. Yasemin Ulutürk Sakarya, Dr. Tahir Nureddinoğlu, Mustafa Özçelik, Aleyna Malkoç, Alim Kahraman, Ömer Fatih Andı’nın Kırım edebiyatı ile ilgili yazıları yer almakta.
Karabatak Dergisi’nin sahibi olan A. Ali Ural’ı bu hizmetinden dolayı kutluyor ve onun Kırım edebiyatını özetleyen satırları ile sizleri baş başa bırakıyorum:
“…Kırım Türkleri bağımsızlıklarını kaybetmelerine rağmen özge kültürlerinden ve edebiyattan kopmamak için direndi. Nice şair, yazar ve mütefekkir yetiştirdiler…”
“…Kırım hanı Mengli Giray Han, karındaşı Fatih Mehmet Sultan gibi şairdi. Oğulları Saadet Giray ve Sahip Giray da öyle. Kırım hanlarından I. Devlet Giray ve oğlu II. Gazi Giray da şiir atı olan devletlilerindendi. Gazi Giray’ın divanı vardı ve Fuzuli’ye nazireler yazmıştı. Bahadır Giray, “Rezmi” mahlasıyla şiirler yazarken, II. Mengli Giray’ın Osmanlıca gazelleri vardı.”
“…Bu hanlardan ibaret değildi elbette Kırım edebiyatı. Halk şairi ve hikayecileri de şifahi kültür içinde Kırım edebiyatını destanlar, hikayeler ve türkülerle zenginleştirdiler. Edige ve Çora Batır destanlarını zikretmemiz, büyük halk şairleri İşmurza Kart, Seyim Mambay, Kırtambet ve Ahmet Akay’ı hatırlamamız gerekiyor…”
“…1883’de Gaspıralı İsmail’in Bahçesaray’da çıkardığı “Tercüman” madden devam etmese de mana dünyasında hala Türk kültür ve siyaset hayatına rehberlik etmeye devam etmekte; “dilde, fikirde, işte birlik” ilkesi güncelliğini korumaktadır…”
Kırım Tatar yazarlarının eserlerini yayınlayan Tercüman Gazetesi 20. yüzyıl başlarındaki önde gelen şairler arasında Eşref Şemi-zade, Bekir Çobanzade, Abdulla Dermenci, Şevki Bektöre, Abdulla Latifzade ve Amdi Giraybay’ın eserlerine yer verirken 1901’de Abdulla Özenbaşlı’nın kaleme aldığı ilk Kırım Tatar draması olan “Olçağa çare almaz” eserini yayınlamıştı.
1944 yılında yaşanan Kırım Sürgünü döneminde kesintiye uğrayan Kırım Tatar edebiyatı yeni modern yazarların eserleri ortaya çıkmaya başladı.
1980’li yıllarda Taşkent Pedegoji Enstitüsü’nde Kırım-Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün kurulmasıyla bu alanda çalışacak Şamil Aladin, Ümer İpçi, Yusuf Bolat, Ayder Osman, Ervin Ümerov, Rüstem Müyedin, Şakir Selim, Nuzet Umerov, Yunus Kandım, ve Seyran Süleyman gibi hem Kırım Türkçesi’ni hem Özbek Türkçesini hem de Rusça’yı kullanan yazarlar yetiştirmiştir.
Modern Kırım Tatar edebiyatının öncülerinden günümüze doğru hatırlanması gereken kişi ünlü romancı Cengiz Dağcı’dır.
Korkunç Yıllar (1956), Yurdunu Kaybeden Adam (1957), Onlar da İnsandı (1958), O Topraklar Bizimdi, Badem Dalına Asılı Bebekler, Genç Temuçin (Tek tarihi romanı) gibi onlarca dile çevirisi yapılan eserlerin yazarı olan Cengiz Dağcı, Kırım Türklerinin yaşadığı acıları, sürgünleri ve II. Dünya Savaşı dramlarını eserlerine taşıyan en önemli Kırım Tatar kökenli Türk yazarlarından biridir.
Kırım’da neşredilen Müslüman dünyasının ilk kadın dergisi olan 1905-1911 yılları arasında yayınlanan “Âlem-i Nisvân” (Kadınlar Âlemi) Dergisi, 1926-1928 yılları arasında Sovyetleşme propagandası yapan İleri Dergisi, Yıldız Dergisi, 2010’da Lentara Halilova tarafından yayınlanan Arzı Dergisi, Kırım Tatar dilinde 2011’de yayınlanan Kırım Tatar kadınlarının sesi Nenkecan Dergisi gibi süreli yayınların dışına; Kırım Tatar kimliğinin ve milli hareketinin oluşmasında ve canlılığını korumasında 1800’lü yılların başlarında Emel Dergisi, Bahçesaray Dergisi, Kalgay Dergisi, Genç Tatar Radyosu, Kırım’ın Sesi Gazetesi gibi yayınlara ev sahipliği yapan Kırım diasporasının büyük etkisi ve katkısı olmuştur.
Uzun süre göçebe ve sürgün hayatı ve vatansızlık duygusu yaşamasına rağmen Kırım; her dönemde kendi aydınlarını yetiştirmiş, edebiyat alanında “Kırım yahut vatan” duygusunu sürekli canlı tutmuştur… Moskova, Kırım’da Tatar edebiyatına ve genç edebiyatçılara destek vermelidir….

