Yazarlar

Nobel Denince Biraz da Bakü: Nobel Kardeşlerin Hazar Kıyısındaki Hikâyesi

Nobel Denince Biraz da Bakü

Stockholm’den Bakü’ye ilk gittiğimde, beni şaşırtan şeylerden biride Nobel oldu.

Nobel…

Stockholm’de insanın hayatına öylesine yerleşmiştir ki, zaman zaman bu adı başka bir şehirde, başka bir hikâyenin içinde karşınıza çıkabileceğini unutursunuz.

Nobel Ödülleri denince Stockholm…
Alfred Nobel denince Stockholm…
Aralık ayındaki ödül törenleri, görkemli salonlar, bilim insanları, yazarlar, madalyalar…

Kısacası Nobel’in adresi sanki hep Stockholm’dür.

Ta ki Bakü’ye gidene kadar…

İlk kez Bakü’de Nobel kardeşlerin evinin önünde durduğumda, içimde tuhaf bir duygu oluştu.

Sanki Stockholm’de yıllardır tanıdığım bir ad, birdenbire Hazar’ın kıyısına gelmiş ve karşıma çıkmıştı.

Bir an durup baktım.

“Nobel burada mı?”

Evet.

Buradaydı.

Üstelik yalnızca adıyla değil…

Bir evle, bir hayatla, bir geçmişle…

Bir zamanlar bu şehirde yaşamış insanlarla…

Petrol kuyularıyla…

Ve Bakü’nün tarihine karışmış kocaman bir hikâyeyle…

Sonra öğrendim ki Nobel ailesinin Bakü hikâyesi hiç de küçük bir hikâye değilmiş.

Alfred Nobel’in kardeşleri Robert ve Ludvig, 19. yüzyılın ikinci yarısında Bakü’nün petrol dünyasına adım atmışlardı.

O yıllarda Bakü, dünyanın en önemli petrol merkezlerinden birine dönüşüyordu.

Hazar’ın kıyısında yükselen petrol kuleleri, şehrin kaderini değiştiriyordu.

Nobel kardeşler de bu büyük dönüşümün içinde yerlerini aldılar.

Petrol şirketleri kurdular.

Üretim yaptılar.

Petrolün taşınması ve depolanması için yeni yöntemlere yatırım yaptılar.

Ama onları Bakü’nün hafızasında yalnızca birer petrol girişimcisi olarak bırakmayan başka bir hikâye daha vardı.

Villa Petrolea…

Bugün bu adı duyunca bile insanın zihninde başka bir Bakü canlanıyor.

Petrolün siyah dünyasının ortasında yemyeşil bir bahçe…

Evler…

Ağaçlar…

Çiçekler…

Kütüphane…

Sosyal alanlar…

Bir yaşam alanı…

Nobel kardeşler, petrolün şekillendirdiği Bakü’de çalışanları için böyle bir dünya kurmuşlardı.

Ve bugün Nobel Kardeşler Ev Müzesi olarak yaşayan bu mekân, geçmişin sessiz tanıklarından biri.

Benim için ise biraz daha başka bir anlam taşıyor.

Çünkü Stockholm’den gelen biri olarak, Nobel soyadını bu kez Hazar’ın kıyısında görmek, tarihin ne kadar şaşırtıcı yollarla birbirine bağlandığını hissettiriyor.

Bir tarafta Stockholm…

Diğer tarafta Bakü…

Aralarında binlerce kilometre…

Ama aynı soyadı taşıyan bir hikâye.

Belki de şehirleri güzel yapan şey yalnızca binaları değildir.

Onların birbirine bağladığı hikâyelerdir.

Stockholm’de Nobel’i düşündüğünüzde bilim, edebiyat, barış ve insanlığın ortak mirası gelir akla.

Bakü’de Nobel’i düşündüğünüzde ise petrol, girişimcilik, sanayi ve Hazar’ın rüzgârı…

Aynı soyadı.

İki şehir.

İki farklı yaddaş( hafıza).

Ve tek bir tarih.
Bakü’deki o ilk karşılaşmamı düşündüğümde hâlâ aynı şeyi hissediyorum.

Bazı şehirlerde insan geçmişi okur.

Bazı şehirlerde ise geçmiş bir anda karşınıza çıkar.

Ben Nobel evini gördüğümde işte tam olarak bunu yaşadım.

Stockholm’de bildiğim bir isim, Bakü’de bir binaya dönüşmüştü.

Ve o anda Nobel’in yalnızca bir ödül olmadığını fark ettim.

Bir ailenin hikâyesi vardı.

Bir şehrin hikâyesi vardı.

Bir dönemin hikâyesi vardı.

Ve bütün bunların arasında, Hazar’a bakan Bakü vardı.

Şimdi geriye dönüp baktığımda, Nobel evinin benim için neden bu kadar etkileyici olduğunu daha iyi anlıyorum.

Çünkü insan bazen uzaklarda kendinden bir şey bulur.

Ben Stockholm’den Bakü’ye gitmiştim.

Ama Nobel’in izinde, iki şehrin birbirine ne kadar yakın olabileceğini gördüm.

Belki de bu yüzden…

Nobel denince artık benim aklıma yalnızca Stockholm gelmiyor.

Hazar’ın kıyısında bir bahçe de geliyor.

Bakü’nün sıcaklığı geliyor.

Eski bir evin sessizliği geliyor.

Ve o ilk karşılaşmanın şaşkınlığı…

“Demek Nobel’in bir hikâyesi de burada yaşanmış…”

Evet.

Yaşanmış.

Ve iyi ki hafızasında hâlâ yaşatıyor Bakü.

Yazar
Efsane Afşar Sayınqala

efsane afşar sayınqala
efsane afşar sayınqala

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest