Feyzi Bilalov: Yır’a, Halkına ve Kırım’a Adanmış Bir Ömür
Feyzi Bilalov, Yır söylemeye, insanına ve Kırım’a aşıktı.. Her baktığında ilk görüyormuş her zaman, Her hissettiğinde az kalsın ölüyormuş bir hayat içersinde bağımsızlık baharlarına ulaşıldığına göremedi….!

Feyzi Bilalov: Yır’a, Halkına ve Kırım’a Adanmış Bir Ömür
Yüreğinde Kırım’ın hasretini taşıyan Feyzi Bilalov, her bakışta yeniden doğan bir sevdayı, her hissedişte derin bir acıyı yaşadı. Ne yazık ki bağımsızlık baharını göremeden aramızdan ayrıldı…
Feyzi Bilalov, yıra, insanına ve Kırım’a sevdalı bir yürekti…
Her baktığında sanki ilk kez görür gibi,
Her hissettiğinde ise neredeyse ölür gibi yaşardı…
Bir ömür boyu taşıdığı hasretle, bağımsızlık baharlarının geleceğine inandı;
Ama ne yazık ki o baharı görmeye ömrü yetmedi…
Feyzi Bilalov…
Yır’a, halkına ve Kırım’a aşık bir yürek.
Her bakışı ilk gibi, her hissi son gibi…
Bağımsızlık baharını göremeden gitti…
Ama ardında bir milletin sesi kaldı.
Feyzi Bilalov, Kırım Tatar kültürünün ve müziğinin (yırlarının) en güçlü seslerinden biriydi. Onun sesinde sadece bir melodi değil, sürgünlüğü yaşamış bir halkın hasreti, direnci ve vatan aşkı yankılanırdı.
O Kırım’a ve insanına olan sevdasını her an taze tutan, her bakışında o ilk heyecanı hisseden bir gönül insanıydı. Maalesef, halkının bağımsızlık ve tam hürriyet hayallerinin çiçek açtığı o “bahar” günlerini bedenen göremese de, bıraktığı eserler ve o gür sesiyle Kırım Tatar halkının milli uyanışına en büyük ruhu üfleyenlerden biri oldu.
Onun için Kırım bir toprak parçasından öte, uğruna her gün yeniden “öldüğü” ve her şarkısında yeniden can verdiği kutsal bir emanetti.

