Hazarya`da Çiçekler Kızıl Açar….

Bir vakitler..; kartallar gölgene sığınırdı ipek yollarının kervanları rızanı beklerdi ; iki dudağının arasından, ip gibi geçebilmek için.. yüzyıllar oldu Hazarya öksüz kalalı ataların geçtiği diyarlara izlerini nakşetti.. sen bir gün süresin diye.. dağların tepesine, ırmakların gölgesine, ejderin sinesine izlerini bıraktı… Ortaçağın nice yanan ateşinden, yanarak sağ çıktı nice Hazaryalı.. onu sapkın diye yakan ateş ; onun rengini aldı.. gayrı cehennem ondan korkmalıydı.. Roza o mağdur ellerin şimdi, seninde sabıkalı… rahme düşer gibi bir hızla anımsa ; İtil`de, Semender`de, Sarkel`de otururdun.. Hazar bağlarında kızıl şaraplar sürahilere, kızıl saçlarından süzülürdü.. altın kızıldı.. ünvanlar kızıldı börkler kızıldı yer gök kızıla bürünürdü.. ; bir vakitler ki.. Kağan, Tanrı`nın gölgesi görünürdü… ah Roza yağmalanmış yasaklı bir tarihin mağdur ve mağrur kızı.. engizisyon ateşlerinde yakılan bedenin, kimliğin.. bir gecede değiştirilen isimlerin.. ateşi hiç sönmedi Ortaçağın kurulan çarmıhlar hiç inmedi Roza Rothenburg evlerinin çatıları niye kızıl? sokakları niye yetim? mavi gözlerin hüzün doldu sen ağlarsan gözyaşların İtil`den akar sen ağlarsan tüm Kırım ağlar… Hazar yurduna çökmüştü üç başlı şahmeran feryadlar yükseliyordu Kırım bacalarından.. Volga kan akıyordu… Kağan Yusuf dönmüş müydü Toledo`dan? ya o çiğ ellerine yüklenen koca Hazarya`nın akibeti? bir nefes umut arıyordu ejderin pençesinde çırpınan güvercin gibi… gayri başlamıştı büyük Hazar göçü.. bir gecede sökülmüştü çadırlar doğu`ya batı`ya özellikle batı`ya idi göç sus Roza sus ; yerin, Erlik`in kulağı vardır ; tüm dünya büyük Kırım göçünü Mısır göçü diye biliyor.. öyle de bilmesi gerekiyor.. unutma sakın..; senin için arzı mevud Kırım`dır..Kiyev`dir.. sana biçilen tarih kınına sığmıyor., ve üzerinde ilahi bir gölge gibi dolaşan Kağan Bulan..; senin dönüşünü bekliyor…

Tan Can

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest