HASAN SABRİ AYVAZOV GÖLGESİ RUS AJANLARIDI

Altmış yıllık ömrünün her köşesini hüzün ve Vatan Kırım için geçirmeye çalıştı. Gözleri bundan başka bir şey görmedi.
Mücadele, mücadele ve yine mücadelelerini ciğerinin her köşesinde hissetti. Her uyandığında, düşlerinde Kırım’ın bağımsızlığını görüyordu. Kırım’ın istiklali için sanki dünyaya gözlerini açmıştı. Her dakika Rus ajanları gölgesiydi. Rusların acımazlığı içersinde devamlı nefes almak zorunda bırakıldı. 
H.Sabri Ayvazov’un Ölüm, gözünün akından her zaman çok yakındı. Bu muhteşem insan için, madem kabir ve ölüm vardı. Bu kabir’e milleti ve vatanı Kırım için şehit olarak gitmek düşüncesinden başka ne olabilirdi. 
Hayatın ağır yüklerini devamlı yazarak, hafifletmeye çalıştı.
İsmail Gaspıralı; Kırım Tatar Türkleri klasik edebiyatı içersinde A.S. Ayvazov’ un üstün bilgisini ve yeteneğini devamlı takip ediyor ve gözlüyordu…Gaspıralı ömrünün çeşitli dilimlerinde , H.Sabri Ayvazov için methiyeler düzüyordu. Son günlerinde Tercüman’ın idaresini benden sonra bırakacağım kişi, diyerek çocuklarına vasiyet etti. Dediği gibi bıraktı da….!
1878- 1938 Aluşka’da doğdu. İlk tahsilini yerli mektep ve medresede yaptı. Sonra Aluşka ve çevredeki mekteplerde öğretmenlik görevine başladı. 
H .Sabri Ayvazov’un öğretmenlik ve muharrirlik istidatı bu senelerde meydana çıktı. Onun 1890 yılında yazdığı ilk makaleleri, Muvazene ve Türk isimli gazetelerde neşredildi. 1902-1903 yıllarında İstanbul’da Necatizade Abdülkerim bey gibi tanınmış edip ve tarihçilerden dersler aldı. 1905-1906 yıllarında Bakü’de çıkan Hayat Gazetesinde muharrir olarak çalıştı. 1906-1908 yıllarında Reşid Mediyev ile birlikte Vatan hadimi gazetesini kapatılasıya kadar, ölümü göze alarak çıkarmaya çalıştı. 
H.Sabri Ayvazov, Çöllerde yolunu kaybetmiş, suya hasret bir bedevi gibi , bağımsızlığı hasretti. Çıkarmış olduğu gazeteler ve yazdığı vatan ve Kırım için makaleleri, onun için bir ağaç altında yalnız gölgelikti. Yakut gözlü vatanı Kırım’ın gözyaşlarının hüznünü bağrında hissediyordu. 

hasan sabri ayvazov
hasan sabri ayvazov


A.S.Ayvazov,’un gençlere vatan aşkını volkanlar gibi ateşlemek için, fikirlerini, manalar dolu bakışları ile büyüleyici sözleri ile, onları bağımsızlığa bir meşalesi olarak hazırlamak için başını eğmez iradesi ile çalışıyordu. Çarlık hükümetine karşı gençliği hazırlıyordu. 
Aralarında Sorbonne Üniversitesinde okuyan, Cafer Seydamet / Ahmet Özenbaşlı / Yakup kemal / Halil Çaprakçı / Budapeşte Üniversitesinden, Bekir Çobanzade / St. Petersburg Devlet Üniversitesinden Numan Çelebi Cihan ve Moskova üniversitesi mezunları ve öğrencileri vardı. Bu değerli gençler A.Sabri .Ayvazov’un etrafında toplanıyorlardı… Kırım gençliğin ateşli ve sert ilkeli yayını ile ilk gazetesiydi. ( Tercüman bu gençler tarafından ılımlı sayılıyordu ) Vatan Hadim gazetesi bu gençlerin sesi ve nefesiydi. Bazı aralıklarla da olsa, gazete iki buçuk yıl devam etti. 1908 senesinin güzünde Çar tarafından kapattırıldı. 
H. Sabri Ayvazov, yeni kağıt temin amacı ile niyetini belirten yayın kurulu adına yazdığı makalesinde; 
“Kara bulut kutsal vatana indiğin beri, biz dümende ve ölümcül dalgaların sürekli gemiyi yutma tehdidini, kaptan olmadan kalan o yolcuların hayatının hepsinin gözlerinde umut vardı. Her rulo kağıdının kaybı, gemi kayalara paramparça veya suyun derinliklerine batarak unutulmak ile eşit olacaktır ki. Bir tehlike olduğunda salıncak olacak makalemde kulaklara duyurmaktır , amacımızdır.. Bir ulusun bağımsızlığı hakkında konuşmak maksadıyla denizlere yelken açıyoruz.. Amacımız düşmanlarımızın korkunun ne deme olduğunu anlamalarıdır.” 
Devrim ve iç savaşta “Millet” gazetesi dönemi Kırım Tatar dilinde en önemli yayınlarından biriydi. Çünkü geçmişi Vatan hadim’ e aitti. Kısa yayın hayatında biriken bir çok acil sorunları güncelliyordu. 
Kırım Müslüman Yürütme Komitesinin ilk organı oldu. ilk sayısı 27 Haziran 1917 yayınlandı. Temmuz 1919 tarihine kadar yayınlandı.. Millet gazetesi ortalama olarak 400′ den fazla sorunları değindi ve yayınladı. 
Süleyman Sülkeviç, dönemimde İstanbul’a siyasi vekil olarak gönderildi. Kurultay döneminde Kırım Tatar Türkleri parlementosunun reisi olarak görev aldı. 1920 yıllarının sonunda Hasan Sabri Ayvazov’un baş muharrirliği altında Köz Aydın, isimle dergisi neşredildi… 
Yaşamı boyunca birçok başarıya imza attı.Böyle bir vatan Kırım aşık ile yanan H.Sabri Ayvazov, benim görüş ve bilgilerime göre Noman Çelebi Cihan, İsmail Gaspıralı’dan sonra gelen en önemli üçüncü kişisidir. Avuçlarında içersinde her zaman Kırım için yaşamıştır. Her zorluktan daha güçlü olarak çıkmıştır. 
Kırım’ın bağımsızlığın mücadelesin Rus çirkefinin çamurunda, Kırım Türklerinin mücevheridir. 
Fakat Stalin döneminde diğer aydınların başına gelen onunda başına geldi. İlk önce işsiz bırakılarak cezalandırıldı. Daha sonra 1930 yılında 60 yaşında iken kurşuna dizilerek şehit edildiğinde, son olarak düşünce aleminde;
“Ümitsizlikten sonra nice ümitler, karanlıkların sonunda nice bağımsızlık güneşi var olduğu kesindir. ” 
Bolşevik idam mangaların çıkan her mermi, bedeninde Kırım aşkının hizmet madalyalarıydı. Ruhun teslim ettiğinde yüzünde 60 senelik vatanına ve Türklüğe hizmet tebessümleri bulunuyordu.
Kırım Tatar Türkleri çok kıymetli mücevherini kaybetmişti….!
Türkiye ve Vatan Kırım’da başta H.Sabri Ayvazov olmak üzere tüm şehitlerimizden bizleri yoktan var eden Rabbımız rahmetlerini üzerlerinden eksik etmesin. Mekanları cennet bahçeleri olsun. Nurlar içersinde yatsınlar.

Münir Balıca
Münir Balıca

Münir BALICA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest