Çon-Taş Katliamı

Sovyetler Birliği‟nde yaşayan Türk topluluklarında bir milyondan fazla şair, yazar, gazeteci, aydın, din adamı, emniyet müdürleri, bir çok politikacı, kısaca kırgızistanın önde gelen değerleri “halk düşmanı” ilan edilerek öldürülmüştür. Öldürülenlerin eserlerini okumak ve bulundurmak şiddetle yasak edilmiş, buna uymayanlar aynı şekilde cezalandırılmıştır.

Sovyet donanmasının deniz altı projelerini, ve A10 – P38- P51 avcı savaş uçakları projelerinin gelişmesinde önemli görev üstlenen kırgız bilimcilerde bu cezalara maruz kalmıştır.

1938 yılında Kırgızistan Sovyetler Birliği‟nin bir parçasıydı. Stalin döneminin siyasi baskısı Kırgız ve Kazak halkı için çok ağır bir darbe olmuştur. Rus tarih kaynaklarında «37 yılı» bir zaman dilimini ifade etmekten ziyade insanın ruhunu karartan korkunç bir felaket anlamına gelmektedir.

Kırgızistan‟da toplu insan cesetlerinin bulunmasından önce öldürülenlerin nerede gömüldüğüyle ilgili sadece tahminler yapılabiliyordu. 1991 yılının yazında Kırgızistan‟ın başkenti Bişkek‟in banliyösünde toplu bir mezar bulundu. Kırgızistan’ın her yerinden politikacılar, öğretmenler, bilim adamları ve diğer uzman ve aydın insanlar – gizlice, Bişkek cezaevinden alınmış, kurşuna dizilmiş ve bedenleri köy yakınlarında NKVD ya ait bir dağ yerinde tuğla fırınında yakılmıştı.

Çon-Taş Katliamına tanıklık eden SSCB subayı olayı kendi ağzından söyle anlatıyordu.

”SSCB de genç bir subaydım. Sosyal Turan Partisi 4-5 yıl önce kapatılmasına rağmen NKVD bunun peşini bırakmıyordu. gece cezaevlerinden topladığımız insanları kamyonlara bindirilip Bişkek ‘Çuy’ bölgesine getirdik. ve hepsini burada kurşuna dizdiler. daha sonra tuğla yapımında kullanılan fırınlarda gözlerimizin önünde yaktılar. bazıları ateşin içinde kollarını kıpırdatıyordu. bu hayatımda gördüğüm en dehşet görüntülerdi”.

Joseph Stalin’in Orta Asya’daki milliyetçi hareketleri çökertme düzeninin bir parçasıydı. Katliama uğrayan insanların çocukları, babaları ölmelerine rağmen devlet tarafından tehlikeli insan ya da vatan haininin yakını muamelesi görmüşler ve acı çekmeye devam etmişlerdi.

1991 yılında Stalin baskı dönemi kurbanlarına ait bir toplu mezarın kazımı yapılmış. Kazıda, 40 cm toprağın altında, 4 × 4 × 4 ebadında bir oda bulunmuş, burada 138 kişiye ait iskeletler ortaya çıkmıştı. bunların bazıları tam kişisel eşyaları ve kağıtları ile birlikte bulunmuştu. Cesetler 100 m. ilerideki “Ata Beyit” Mezarlığına (Babalar mezarlığı) taşınmıştır.

Ülkede ne kadar aydın varsa toplatılmış ve sovyetlerce acımasızca öldürülmüştür. bu öldürülenler arasına kırgız alfabesini hazırlayan aydınlardan tutun da cengiz aytmatovun babası törekul aytmatov bile vardır. meşhur talas savaşının yapıldığı topraklarda doğan cengiz aytmatov da vasiyeti üzerine kırgız aydınlarının kuyulardan çıkarılıp hakettikleri gibi anıt mezarlarının yapıldığı ata beyite defnedilmiştir.

Bu Makale, Tavrida National V.I. Vernadsky Universitesine Rusca olarak Tercüme Edilmiştir .

zarema memetova
zarema memetova

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest